İslam devlet ve hükümet biçimi, halen var olan yönetim biçimlerinden hiçbirine girmez. Mesela devlet başkanının müstebid ve kendi başına buyruk olacağı bir istibdad türü değildir ki devlet başkanı halkın canını ve malını oyuncak edinebilsin, bunları istediği gibi tasarruf edebilsin, dilediğini öldürsün, dilediğine ihsanda bulunsun, dilediğine arpalık versin, milletin mal ve mülkünü şuna-buna bağışlasın.
Şu halde Şeriat ve akıl şu gerçeği kabul etmemizi zorunlu kılmaktadır: Resul-i Ekrem'in (s.a) ve Emir-ül-mü'minin Ebu Talib oğlu Ali'nin (a.s) çağında gerekli olan hükümet ile yürütme ve yönetim örgütü, bizim çağımızda da gereklidir.
Şeriat ve akıl, hükumet biçimlerinin bu gibi İslama aykırı veya İslam-dışı görünümlerle sürdürülmesine imkan vermememizi emreder. Bu hususun delilleri açıktır. İslam-dışı bir siyasi nizamın yürürlükte olması, İslam siyasi nizamının icra edilmeksizin bırakılması anlamına gelir.
insan doğası gereği bizler işler gerçekten kötü bir hâl alana ve artık eskisi gibi devam edemeyeceğimizi fark ettiğimiz noktaya gelene dek değişime direniriz.
Elbette uygun bir diyet, egzersiz ve belirli beyin besinleri gibi beyin için sağlıklı olacak alışkanlıklar kazanmak, beynin doğru çalışması için önemlidir. Ama buna ek olarak, anlık düşünceleriniz beyin üzerinde çok güçlü bir iyileştirici etki bırakır... ya da size zarar verebilirler. Aynı şey, beyinde yer eden geçmiş tecrübeler için de geçerlidir.