judit marai

judit marai
@kedabakis
“im quite illiterate, but i read a lot.” ༘⋆˚ ༘ ೀ⋆。˚ letterboxd.com/consolations ༘⋆˚ ༘ ೀ⋆。˚
Puan vermedi·96 syf.··
2025 20. kitabı
Bir kadının ağzından anlatılan bu hikâye, post-travmatik yazınsal hafızanın bir tezahürü; anlatıcı, yirmi yıl önce uğradığı ihanetin olaylarını yeniden kurarken, yalnızca geçmişe değil, geçmişin yeniden üretim gücüne de bakıyor. 1939'da yayımlanan Eszter’in Mirası, Macar yazar Sandor Marai'nin sanatını özetleyen kısa bir öykü. Bu öyküde, harabeye dönmekte olan bir evde yalnız bir kadın olan Eszter, yıllar önce her şeyini elinden alan ve ortadan kaybolan sevdiği adam Lajos’un aniden geri dönmesiyle karşılaşır. Geçmişin boğucu havasında yaşayan bir kadının, kısa süreli duygusal sığınma mekanlarıyla ve fırsatlarıyla kendini kandırmaya çalışırken gerçeklikle yüzleştiği bir iç hesaplaşma olan anlatı, kadınsı kırılganlığın, geçmişe saplanmışlığın ve kendini avutma çabalarının adeta bir kristali. ''Küstah ve tepeden bakan saygısızlığı'' içinde Eszter'in düzenini bozmak için çıkıp gelen Lajos 'her şeyi yoluna koyma isteğinden' bahseder ancak Eszter onun 'hukukçulara özgü duyarsızlığına' hazırlıklıdır, yalnızlığıyla uyumlu olan her kadın gibi yaşamın değişmez yasalarını çoktan kabul etmiştir. Ancak Lajos hemen kovulmaz çünkü geçmişin küllerinden doğmaya hazır göründüğü bu yüzleşme, dramın son perdesinin oynanmasına yetecek kadar uzun sürer: ''Bu dünyanın yasası, başlamış olanın bitirilmesi gerektiğidir". Keşişçe bir uysallık...Bu uysallık içinde, anlatıcı sesin dinginliği zamana direnç değil, zamanla uzlaşmadır. Zaman burada karakterlerin iradesinden bağımsız bir güç değil, onların tutkularıyla yoğrulmuş bir zemindir. Romanın zamansal yapısı, Marcel Proust’un Kayıp Zamanın İzinde’sinde olduğu gibi, hafızanın dairesel, lineer olmayan doğasını izler. Ezster’in hafızasında Lajos’un ihaneti kadar, onunla yaşadığı umut dolu anlar da biriktirildiğinden öykü yüzleşmeden ziyade bir
Eszter'in MirasıSándor Márai · Yapı Kredi Yayınları · 2023647 okunma
Reklam
6/10
·256 syf.··
2025 19. kitabı
Varoluşun tarihsellikten ayrılamayacağını acımasızca yüzümüze çarpan, “yanlış yaşamın doğru yaşanamayacağı” gerçeğine dayanan uzunca ve sade bir sayıklama. Modern zamanlarda bireysel ilerleme anlatısının kırılganlığını ve aldatıcılığını bu denli sarsıcı bir açıklıkla ortaya koyan başka bir kitap okumadım. Richard Yates'in 'Özel Bir Yazgı' romanı İkinci Dünya Savaşı sırasında geçiyor. Yetersizlik sorunu olan genç bir asker olan Bobby Prentice’in hayal kırıklıklarından ibaret büyüme sürecini ve annesi Alice’in bitmek bilmez başarı özlemini anlatan bu roman, Amerikan rüyasının sıradan insan üzerindeki yıkıcı etkisini ve anne-oğul ilişkisindeki karşılıklı bağımlılığın yarattığı trajik sonuçları işlerken kişisel ve toplumsal başarısızlığı, çok kuru ve rahatsız edici bir gerçekçilikle okura serimliyor. Romanın anlatımı bazen o kadar rahatsız edici oluyor ki akla Freud’un “kültürel hoşnutsuzluk” teşhisini getiriyor. Yaygın huzursuzluk romandaki her sayfaya sinmiştir ve adeta bir sis gibi yayılıp çökmeye devam eder. Yates’in dili de, ölçülü, abartısız ve neredeyse klinik bir soğukkanlılıktan ibaret olan bu dil, bu yabancılaşmayı pekiştirir. Bobby Prentice’in "hiçbir niteliği olmayan" bir erkek olarak sayfaların sahnesine çıkışı, Batı bireycilik anlatısının kahraman merkezli ilerleme mitine radikal bir tersyüz edimidir. Aristoteles’in erdemli yurttaşına değil, Hannah Arendt’in “çalışan hayvanına” (animal laborans) indirgenen 'Robert', savaşta bile nasıl davranacağını bilemez, hatta doğru düzgün asker yürüyüşü yapamaz bile. Bobby'nin çocukluktan erken yetişkinliğine kadar tanığı olduğumuz hayatında, modern öznenin “eyleme yetkinlik” mitiyle alay edercesine işlevsizlikler yüzeye çıkar. Bobby’nin bu işlevsizliği, aslında Amerikan rüyasının merkezine yerleşmiş olan performans
Amerikan Edebiyatı
Özel Bir YazgıRichard Yates · Yapı Kredi Yayınları · 202328 okunma
Puan vermedi·312 syf.··
2025 14. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 02 Nisan 2025 00:17
çok garip bir çalışma, ikili bi biyografiden öte... corbett, estetik ve sanat tarihinin temellerini terminolojiye boğulmadan açıklayabiliyor; dönemin entelektüel atmosferine dair örgüsü, estetik ve modern empati kavramının gelişimi hakkında bulabileceğiniz en açık ve özlü ders olabilir. kitabı okurken adeta bir stress hissettim... dikey bir gerilim: nerede (nasıl) olduğum ile nasıl (nerede) olabileceğim arasındaki dramatik fark. kitabı bıraksanız bile rilke ve rodin'in karakterleri ve yaşantıları sizle beraber devam ediyor. "gül ey saf çelişki / bütün göz kapaklarının altında / hiç kimsenin uykusu olamamanın sevinci."
Hayatını DeğiştirmelisinRachel Corbett · Yapı Kredi Yayınları · 2020351 okunma
Puan vermedi·230 syf.··
2025 13. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 25 Mart 2025 05:00
Jean Genet, 1910'da doğan Fransız bir yazar fakat hem suçlu hem sanatçı kimliğiyle bizler onu tanıdık. Küçüklüğünde hırsızlık yapıp ıslah evine düşmüş, gençliğinde Avrupa'yı dolaşırken sahtekârlık ve kaçakçılıkla geçimini 'kazanmış'. Fransız filozof J.P. Sartre ile olan ilişkisi ise tam anlamıyla edebi bir "bromance" hikâyesi. Sartre, Genet’ye 700 sayfalık "Aktör ve Şehit" adlı bir biyografi yazmış ve Genet sıkılgan kişiliği ile bu kitaba şöyle yanıt vermiş: "Bu adam benim hakkımda benden fazla şey biliyor!" Sartre'ın Genet'yi kendi felsefesi için nesneleştirdiğini düşünüyorum aslında, onu bir konu gibi işlemiş. Böyle bir karşılaşmanın etkisi büyük olur, Genet belki de düşmanlığı bu yüzden dostluktan samimi görüyor. Açık Düşman kitabında da ihanet, sadakat, ve ötekilik kavramlarını birbirine dolandırıyor Genet, radikal bir ötekiliğin içinde yaşayan karakterleri kendilerini toplumsal normların karşısında konumlandırırken, Levinasçı anlamda Öteki’yi hem reddediyor hem de onaylıyorlar. Hatta Genet’nin anti-kahramanları, Levinas’ın "ben-merkezci etik" eleştirisini doğrularcasına, kendilerini Öteki’nin yüzüyle karşılaşmayı reddeden varlıklar olarak konumlandırıyor ancak bu reddedişleri paradoksal bir biçimde onların Öteki’yle olan varoluşsal bağlarını güçlendiriyor..Kendi ahlaki evrenlerini kuran bu karakterlerin Genet'nin özünden beslendikleri şüphesiz..Amerika/İsrail eliyle yersizyurtsuzlaştırılan Filistinlilerle dayanışan, onların sesini duymak için Ürdün'de Beyrut'ta yaşayan Genet, bir gün bir vatanları olduğunda, devletleştiklerinde artık onlarla olmayacağını dile getirir. Genet'nin, Heidegger’in tanımladığı "herkes" (das Man) dünyasına karşı isyan eden çığlığını söyleşilerinde ve makalelerinde sürekli duyarız. Sanki Sartre’ın Varlık ve Hiçlik’te tarif ettiği “kötü
Direniş Ekseni
Açık DüşmanJean Genet · Metis Yayınları · 200056 okunma
Puan vermedi·381 syf.··
2025 11. kitabı
·
52 günde okudu
·
Okunma: 20 Mart 2025 04:18
Cemal Bali Akal, iktidarın yalnızca merkezi ve baskıcı yönlerini değil, aynı zamanda onun söylemsel ve ideolojik süreçler içindeki işleyişini de ele alarak çok boyutlu bir analiz sunuyor. Siyaset felsefesi, hukuk teorisi ve toplumsal iktidar mekanizmaları açısından kapsamlı bir çalışma, okuması ve fikirlere erişebilirliği açısından zorlayıcı. Akal, iktidarın toplumsal yapı içindeki varlığını yalnızca zor ve tahakküm kavramlarıyla açıklamak yerine, onun bireylerin ve toplulukların rızası ile nasıl meşrulaştırıldığını ve bilgi üretimi aracılığıyla nasıl kalıcı hale getirildiğini detaylı bir biçimde irdelerken Antonio Gramsci'nin hegemonya kavramı ile Michel Foucault’nun bilgi-iktidar ilişkisine değiniyor. Kitap bu yönüyle klasik ve modern siyaset felsefesinin önemli isimlerinden esinlenerek inşa edilmiş geniş bir teorik çerçeveye sahip; Max Weber’in otorite tipolojisi ve Hannah Arendt’in güç ve otorite ayrımı üzerine geliştirdiği kavramsal yapı, eserin teorik omurgasını oluşturuyor. Gerçekten ilginç ama aynı zamanda epey yoğun bir eser. Kitabı okurken teorik yoğunluk ve akademik dil bazen insanı zorlayabiliyor. Eğer Foucault, Gramsci veya Weber hakkında pek bilginiz yoksa, önce bu düşünürlerin temel fikirlerini öğrenmek faydalı olabilir. Kısacası, kitap ilk başta “Bu ne ya?!” dedirtebilir ama sabırlı olursanız, siyaset ve iktidar üzerine bakış açınızı genişletecek güçlü bir kaynak olduğunu göreceksiniz..
İktidarın Üç YüzüCemal Bâli Akal · Dost Kitabevi · 201636 okunma
Reklam