… Dini yoluyla dünyasal Krallık için kazanılırlar. İlk olarak, Kölelik Hıristiyanlıkta olanaksızdır, çünkü İnsan şimdi Insan olarak evrensel doğasına göre Tanrıda görülür; her bir birey Tanrının kayrasının ve tanrısal son Ereğin bir nesnesidir: Tanrı tüm insanların kutlu olmasını ister. Öyleyse tüm tikelliğin bütünüyle dışında ve kendinde ve kendi için alındığında, İnsan, hiç kuşkusuz İnsan olarak, sonsuz değer taşır, ve tam olarak bu sonsuz değer doğumun ve vatanın tüm tikelliklerini ortadan kaldırır. Öteki, ikinci ilke olumsal olan ile bağıntı içinde insanın İçselliğidir. İnsanlık bu kendinde ve kendi için özgür tinselliğin zeminini taşır, ve başka herşeyin ondan doğması gerekir. Tanrısal Tinin orada yaşaması ve bulunması gereken yer, bu zemin tinsel İçselliktir, ve tüm olumsallık için kararın yeri olur. Bundan şu çıkar ki, daha önce Yunanlılar durumunda Törellik biçimi olarak gördüğümüz şey bundan böyle Hıristiyan dünyada duruş noktasını aynı belirlenim içinde taşımaz; çünkü o Helenik Törellik düşünmeyen Alışkanlık iken, Hıristiyan ilke ise kendi için varolan İçselliktir, bir topraktır ki, Gerçek olan onda büyür. Düşünmeyen bir Törellik bundan böyle öznel Özgürlük ilkesinin karşısında yer alamaz. Yunan Özgürlüğü talihin ve cinin özgürlüğü idi; henüz Köleler ve Biliciler tarafından koşullandırılıyordu; ama şimdi Tanrıda saltık Özgürlüğün ilkesi ortaya çıkar. İnsan bundan böyle bağımlılık ilişkisi içinde değildir; tersine, tanrısal Varlığa ait olduğunun bilinci ile Sevgi ilişkisi içindedir. Tikel erekler açısından şimdi insan kendi kendisini belirler ve kendini sonlu herşeyin üzerindeki evrensel güç olarak bilir. Tikel herşey kendisini yalnızca tanrısal Tinin karşısında ortadan kaldıran İçselliğin tinsel zemini karşısında geri çekilir. Bu yolla bilicilerin tüm
Sayfa 118·Kitabı okudu
Alıntı
-hiç niye yaşadığımızı düşündün mü anne? diye sordu. -ah, hâlâ bunu mu düşünüyorsun? -evet, ama artık sorunun cevabını biliyorum. insanlar dolanıp dursunlar, bu gezegendeki şeylerin adlarını koysunlar diye varlar. -öyle mi? bunu hiç düşünmemiştim. -o zaman ciddi bir problemle karşı karşıyasın. çünkü insan düşünen bir varlıktır ve düşünmüyorsan insan değilsin demektir. -sofi! -ya dünyada sadece bitkilerle hayvanlar olsaydı! o zaman “kediler” ile “köpekler”i, “fulyalar”la “bektaşi üzümü”nü ayırabilecek kimse olmayacaktı. bitkilerle hayvanlar da canlıdır ama doğadaki şeyleri değişik gruplara ve sınıflara sadece biz ayırabiliriz. -sen benim en acayip kızımsın gerçekten!
Sayfa 137
Reklam
LİBİDO KAVRAMI VE KÖTÜNÜN MEDENİLEŞTİRİLMESİ
LİBİDO KAVRAMI VE KÖTÜNÜN MEDENİLEŞTİRİLMESİ (JONES, REIK, JUNG) Freud'un makalesi -açıkça belirtmiş olmasa da- Ernest Jones'un Der Alptraum in seiner Beziehung zu gewissen Formen des mittelalter­ lichen Aberglaubens [Ortaçağ Boşinancırun Belli Biçimleriyle İlişki­ si Bakımından Kabus Görme] (1912) adlı yazısıyla bağlantılıdır. Yayımlanmasından kısa süre sonra Almancaya da çevrilen bu küçük kitap, Freud'un Totem ve Tabu'su ile C. G. Jung'un Symbo­ le der Wandlung'unun [Dönüşümün Sembolleri] yanı sıra kültür tarihine yönelik ilk psikanalitik araştırmalardan biridir. Jones çalışmasında Freud'un yukarıda değinmiş olduğumuz, Şeytan'ı "bilinçdışındaki bastırılmış dürtüsel yaşamın kişileştirilmesin­ den ibaret" sayan Charakter und Analerotik (1908) başlıklı yazısın­ dan yola çıkmışbr.234 Dürtü ekonomisinin Şeytan mitolojisindeki somut bileşenlerini araştırarak Freud'un hipotezini derinleştir­ mek gerektiğini savunur. Giriş bölümünde Şeytan inancının tari­ hinin "kesintisiz kaygının tarihi" olduğunu söyler.235 Söz konusu kaygı "bastırılmış arzulara ilişkin iki kategorinin yansıtılması" olarak yorumlanır. Bunlar babayı taklit ehne ve babayla savaşma arzularıdır.236 Bu tür bir çift amaçlılık ise babanın hem arzu hem de nefret nesnesinin bedenleşmesi ya da oğlun hem arzu hem de 89 AYDINLANMA VE PSİKOLOJİ nefret öznesinin bedenleşmesi olduğu şeklinde ifade edilebilir. Böylece, Jones'a göre hepsi de aynı ödipal çabşma durumunu simgeleyen dört anlam varyasyonu elde edilmektedir (öncelikle bir baba-oğul ilişkisi söz konusudur ve buna "tekabül eden dişil ödipal durum" belli benzerlikler taşısa da, Jones tarafından pek neden gösterilmeden "daha önemsiz" sayılmaktadır).237 Şeytan hayranlık duyulan babanın bir projeksiyonu olabilir; bu rolü üstlendiğinde cinsel iktidar sahibi, güçlü
1000Kitap