Bahâristân

Bahâristân
@kelamzade
Yaşamak ki sanatkârlık ister, hüner ister..
Evli ♡
Müteallim
564 okur puanı
Eylül 2022 tarihinde katıldı
10/10
·144 syf.·
2025 51. kitabı
Esselâmu aleyküm ve rahmetullah, "Hayat teselli bulmaktır." Kitabın içinde geçen bu cümle, insanın bir an durup geriye bakmasına, yaşadığı her şeyle yeniden yüzleşmesine sebep oluyor. Hayat; her şeye rağmen yaşama gayretinde olmak, umutsuzlara nefes vermek, herkesin birbirinden uzaklaştığı bir çağda bir tebessümle bile gönüllere dokunabilmektir. Belki de teselli dediğimiz şey, insanın yeniden ayağa kalkmasına vesile olan o küçük umut kırıntılarıdır. •Mehmet Dinç bir yerde şöyle diyor: "Büyüklerimizin sözleri, kitapları bize güç verebilir." •Kemal Sayar ise bu sözü tamamlarcasına: “Bize büyüklerin sözlerini aktaran büyüklerimiz olduğu için çok şanslıyız.” Aslında "Belki Derdimize Çare Bir Çiçek" kitabını anlatmaya bu iki cümle bile yeter. Çünkü eser; Sadettin Ökten, Kemal Sayar ve Mehmet Dinç hocalarımızın sohbetinden oluşuyor. Modern hayatın insanı yoran taraflarını hem kalbi hem aklı merkeze alarak değerlendiriyor, çözüm yollarını engin tecrübeleri ile önümüze koyuyor. Okurken kendinizi derin bir muhabbet halkasının içinde buluyor, büyüklerin dizinin dibinde oturuyormuşçasına bir yakınlık hissediyorsunuz. •Sadettin Ökten’in çocukluk yıllarından getirdiği tecrübeler, Kemal Sayar’ın psikoloji ve merhamet üzerinden kurduğu zarif bağlar, Mehmet Dinç’in büyüklerine olan hürmetinden çok kelâm etmemesi.. Tüm bunlar sanki karşınızda canlı bir sohbeti dinliyormuşsunuz izlenimi veriyor. Bazen kitap bize sadece yazılanı değil, yazılmayanı da okuyabileceğimizi gösterir. Mehmet Dinç'in hürmetkâr duruşuyla büyüklerin yanında nasıl durmamız gerektiğini de öğrendim. Son olarak şunu söyleyebilirim: Bu kitap tıpkı adı gibi bir çiçek… Naif ve zarif cümlelerin taşıdığı bir hikmet bahçesi. Okuyanı farklılaştıran, ruhuna ferahlık veren ve en önemlisi hayata dair yön
1000Kitap
Belki Derdimize Çare Bir ÇiçekM. Kemal Sayar · TK Kitap · 2025955 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
9/10
·112 syf.·
2025 50. kitabı
Esselâmu aleyküm ve rahmetullah. Bu sefer sizlere çocuklara hitap eden çok güzel bir kitaptan bahsetmek istiyorum. Kitabımız, Filistin’i anlatan anlamlı bir hikâyeden oluşuyor. Aslında bir öğretmen olan yazarımız, çocukların diliyle Filistin davasını minik yüreklere işlemek istemiş; onlara bu davanın ehemmiyetinden bahsetmiştir. Kitabı okurken aklımda nice sözler belirdi. Bunlardan biri Yoldaki Mühendis kitabında geçen şu cümleydi: • "Eli kalem tutan bu davayı yazsın. Hitabeti güçlü olan bu davayı konuşsun. Herkes bir şey yapsın ama sakın sessiz kalmasın. Çünkü sessizlik öldürür." Yazarımızın çocukların gönüllerine bu dava şuurunu kazandırma çabası, işte tam da bu sözü hatırlatıyor. Bizler de bulunduğumuz konum ne olursa olsun, bu kısılmaya yüz tutmuş davanın çıkmayan sesi olmalıyız. Filistin’i nakış nakış çocuklarımızın kalbine işlemeliyiz. •Cahit Zarifoğlu, “Filistin bir sınav kâğıdıdır, her mü’min kulun önünde.” derken, aslında hepimize bir sorumluluğu hatırlatıyor. Çünkü Filistin meselesi yalnızca bir coğrafyanın değil, vicdanın sınavıdır. Niyetimiz, yaptıklarımız, yapacaklarımız ve yapmadıklarımız bu sınavın sorularıdır. Belki biz ateşe su taşıyan karınca misali yangını söndüremeyiz; ama tarafımızı belli ederiz. Ve bazen taraf olmak, sessiz kalmamaktan çok daha büyük bir duruştur. "Gökyüzü Postacısı" kitabı hem ismiyle, hem kapak tasarımıyla, hem de giriş-gelişme-sonuç yapısıyla özenle hazırlanmış bir eserdir. Bir çocuğun sıkılmadan, yer yer duygulanarak okuyabileceği bir hikâyedir.Çocuklarımız bu güzel kitabı okurken kendilerini kutlu bir davanın mücadelesi için çözüm ararken bulacaklar. Bazen çocuklarımıza ne okutalım diye düşünüyoruz, doğru kaynaklar bulmakta zorlanıyoruz. İşte bu tür üretimler, hem dil olarak sade hem de anlam olarak derin olduğu için,
1000Kitap
Gökyüzü PostacısıErhan Halhallı · Öğretmen Yazarlar Yayınevi · 20258 okunma
10/10
·208 syf.·
2025 45. kitabı
Esselâmu aleyküm ve rahmetullah Elimizdeki eser, Soner Duman hocamızın sosyal medyada paylaştığı yazılarından derlenmiş bir kitaptır.Bu yazıların her biri bizleri güzel ahlâka çağırıyor, hakiki manada Rabbimize layık bir mü’min olma yoluna davet ediyor. Kitap boyunca Peygamberimizin (ﷺ) kutlu hayatından kesitler ve Kur’ân-ı Kerîm’den ayetler bizlere ışık oluyor. Eserin takdiminde hocamız şöyle diyor: "Günümüzde insanlar mutluluğu çok farklı şeylerde arıyorlar. Kimileri mal ve servete, kimileri makam ve şöhret içinde olmayı mutluluk zannediyorlar. Oysa gerçek anlamda inanan bir kimse için en güzel örnek hiç kuşkusuz Allah Resulü'dür ﷺ. Hayatın her anını sorumluluk bilinci içinde yaşamak isteyen, hem dünya hem de âhiret saadetini elde etmek isteyenler için vazgeçilmez bir kaynaktır." Bu satırları okurken zihnimde siyerin sayfalarından şu sahne canlandı: Habeşistan’a hicret eden Müslümanlar, Mekke müşriklerinin baskıları sebebiyle Necaşî’nin huzuruna çıkmıştı. Onlar adına sözü alan Cafer b. Ebû Tâlib (radıyallahu anh) şöyle demişti: "Ey hükümdar! Biz cahiliyye halkı idik. Putlara tapar, ölü hayvan eti yer, kötülükler işlerdik. Akrabalık bağlarını koparır, komşuya kötü davranır, güçlü olan zayıfı ezerdi. Allah bize içimizden soyunu, doğruluğunu, emanetine sadakatini ve iffetini bildiğimiz bir peygamber gönderdi. O bize Allah’a kulluk etmeyi, putlara tapmamayı; doğru sözlü olmayı, emanete riayet etmeyi, akrabaya ve komşuya iyilik yapmayı, haramlardan ve kan dökmekten sakınmayı öğretti. Namazı, zekâtı, orucu emretti. Biz de onu tasdik ettik, ona iman ettik. Biz her şeyi Resûlullah’tan öğrendik." (Kaynak: İbn Hişâm, Sîre, I, 336 vd.) Bu sahne, Soner Duman hocamızın kitabında işaret ettiği hakikati gözler önüne seriyor: Gerçek mutluluk ve hakiki insanlık, Resûlullah’ın
1000Kitap
Hayat Onunla GüzelSoner Duman · BEKA YAYINLARI · 2018179 okunma
10/10
·480 syf.·
2025 40. kitabı
Esselamu aleyküm ve rahmetullah; Şâzelî Hazretleri, ömrü boyunca müridlerini irşad etmekle meşgul olmuş, herhangi bir eser kaleme almamıştır. Kendisine: “Niçin bir eser yazıp yadigâr bırakmıyorsunuz?” diye sorulduğunda şu hikmetli cevabı vermiştir: “Bizim kitaplarımız yolumuzdan giden müridlerimizdir. Bizim yazacağımız eserler dilsiz kitaplardır; müridlerimizden her biri ise konuşan bir kitaptır. O halde yazmaya hacet var mıdır?” Gerçekten de İbn Atâullah el-İskenderî gibi büyük zatlar yetişmiş ve Şâzelî Hazretleri’nin irşadının birer tezahürü olmuşlardır. İbn Atâullah Hazretleri’nin meşhur eserlerinden biri de Hikem-i Atâiyye’dir. Onu ilk kez Gelin Tacı eseriyle tanımış, nasihatlerine hayran kalmıştım. Bu eserinde de âdeta bir büyüğün dizininin dibinde oturmuş, nasihatlerini gönül kulağıyla dinliyormuş gibi hissedeceksiniz. Bu eserin kıymetini ifade için şöyle denilmiştir: “Namazda Kur’an’dan başka bir kitap okunması caiz olsaydı, o Hikem olurdu.” Eserin dili ağır, edebî ve derindir. Müellif Hazretleri’nin herkesin kolayca anlamasını istememesi, hikmetlerin kıymetinden ileri gelir. Çünkü ehil olmayanların eline geçtiğinde bu inciler ya zayi edilir ya da yanlış anlaşılır. Eser iki ciltten oluşur. Bu iki cildin ardından müellifin dostlarına yazdığı mektuplarda ki hikmetler ve münâcâtları yer alır. Hikem’in genel konusu; mürşidin müridlerine nefse dair uyarıları, dünya ve ahiret yolculuğunda yolcuya rehber olacak nasihatlerdir. Her bir söz, kalpten kalbe işleyen, karanlığa ışık tutan, gönülde tesirini gösteren bir inci mesabesindedir. Tasavvufla ilgilenen bu tür okumaları seven kardeşlerime tavsiye ederim.Mevlâ bizlere okuduklarımız ile amel etmeyi ve büyüklerin izinden gitmeyi nasip etsin. Amin..
1000Kitap
Hikem-i Ataiyye ŞerhiAtaullah İskenderi · Sufi Kitap Yayıncılık · 20221,523 okunma
10/10
·168 syf.·
2025 28. kitabı
Esselamu aleyküm ve rahmetullah; "Onun yazılarını artık biliyoruz" diyor bir kitabında İbrahim Tenekeci, Ahmet Murat hakkında. Bense henüz onun kalemiyle yeni tanışmaktayım. Demek ki nasibimizde şimdi tanımak varmış. Bu duruma kederlenmek yerine sevinmeyi seçiyorum. Çünkü daha önce Mevlâna İdris, Bülent Parlak, Akif Emre ve Asım Gültekin gibi kalemi ve yüreği güzel insanları ne yazık ki ancak vefatlarından sonra tanımak nasibim oldu. Bazen düşünüyorum da, aynı gökyüzü altında ne kadar güzel, naif insanlar ile birlikteymişiz ve birlikteyiz. Umarım sevdiklerimizin, kıymet verdiklerimizin değerini, onlar hayattayken bilenlerden oluruz. Yazarın kitaba ismini verdiği menkıbeyle devam etmek istiyorum. "Şuayb Ebu Medyen Hazretleri, inzivaya çekilir. Cuma namazı dışında günlerini evinde geçirir. Bu, bir sene kadar sürer. Fakat evinin etrafında, kapısının önünde, sokağının başında onu görmek ve sohbetine katılmak isteyen insanlar toplaşır. Günün birinde Şuayb Ebu Medyen kapıda belirir. Bu, büyük bir heyecan yaratır. Herkes, onun artık konuşacağını, kıymetli sözlerini paylaşacağını düşünür. Fakat o sırada bahçe duvarındaki bülbüllerin havalanarak kaçtığını görür. Bunun üzerine şöyle der: • “Şayet konuşmaya salahiyetli olsaydım, kuşlar benden kaçmazdı.” Ve yeniden inzivaya çekilir. Bir yıl sonra, aynı kalabalık, aynı istek, aynı heyecan... Bu kez kapıya çıktığında kuşlar kaçmaz; aksine konuşma sürdükçe başka kuşlar da çevresine toplanır. Hatta bazıları, manevi havanın ağırlığından ayaklarının dibine düşerek can verir." Bu menkıbe üzerine tefekkür ettiğimde, bir velînin nefsini aşmış olmasına rağmen, kendisinden kaçan kuşları görünce konuşmaya layık olmadığını düşünmesi beni derinden etkiledi. Düşünüyorum da, bizler bugün “bilmiyorum” demeyi bile nefsimize öğretememişken,
Edebiyat
Kuşlarla Sohbetin ŞartlarıAhmet Murat · Ketebe Yayınları · 20191,805 okunma