“Bazen karar alma işi ertelenir, mesela gayriihtiyari yapılacak eylemin sonucuna bırakılır, bu yolla alınmamış da sürüklenilmiş bir kararın varlığı insanı çatışmadan ve çelişkiden korur, bu yolla kararın muhatabı muhakemeden ve rahatsızlıktan kurtulmuş olurdu.”
“Mesele sevdiğimiz kitapları hayatınızın kırılma anlarında yeniden okumaktır. Kitapların canlı olduklarını, nefes aldıklarını, tıpkı insanlar gibi yaşlanıp huy değiştirdiklerini o zaman anlarsınız.”
John Berger, Görünüre Dair Küçük Bir Teoriye Doğru Adımlar kitabı da der ki; “Matissa bir zamanlar bir santimetre kare ile aynı mavinin bir metrekaresinin aynı şey olmadığını söylemişti. Alanın yaygınlığı tonu değiştirir. Aynı şekilde mavi bir daire aynı maviden bir kareyle aynı renk değildir. Sınırların şekli de tonu değiştirir.” İşte aynı tarz ve ağırlıktaki musibetler de kendisine ulaşan insanların fıtratlarındaki farklılıklara ve konuya yaklaşımlarındaki çeşitliliklere göre mahiyet değişikliğine uğrayacak ve farklı tonlarca erişecektir.
“Ey hiçbir dua diğer duaya engel olmadan ve hiçbirini diğerine karıştırmadan bürün dualara birden cevap veren
Ey ısrarla isteyenlerin ısrarları kendisini asla usandırmayan…”