10/10
·668 syf.··
2026 107. kitabı
Sissoylu Son İmparatorluk, uzun zamandır okuduğum en sürükleyici fantastik romanlardan biri oldu. İlk sayfalarda karanlık atmosferi, külle kaplı dünyası ve baskı altındaki halkıyla dikkatimi çekti ilerledikçe ise kendimi büyük bir planın, zekice kurulmuş bir isyanın ve unutulmaz karakterlerin içinde buldum. Özellikle Vin'in dönüşümünü okumak büyük keyifti. Kendine güvenmeyen, hayatta kalmaya çalışan bir kızdan güçlü bir karaktere evrilişini adım adım takip etmek romanın en sevdiğim yanlarından biri oldu. Kelsier ise karizması, umut aşılayan tavrı ve liderliğiyle hikayeye ayrı bir enerji katıyor. Sanderson'ın büyü sistemi olan Allomansi ise okuduğum en özgün sistemlerden biri. Metallerin farklı güçler sağlaması fikri ilk başta karmaşık görünse de kısa sürede hikayenin en heyecan verici parçalarından biri haline geliyor. Ama kitabı benim için özel yapan şey sadece büyü sistemi ya da aksiyon değildi. Umut, özgürlük ve değişim üzerine anlattıkları da en az bunlar kadar etkileyiciydi. Karanlığın içinde bile insanların bir kıvılcıma tutunabilmesini çok güzel işlemiş. Serinin ilk kitabı olmasına rağmen kendi içinde oldukça doyurucu bir hikaye sunuyor ve son sayfayı çevirdiğinizde devamını okumamak neredeyse imkansız.
Sissoylu - Son İmparatorlukBrandon Sanderson · Akılçelen Kitaplar · 20141,877 okunma
10/10
·668 syf.··
Beğendi
·
2026 7. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 24 Mayıs 2026 00:54
Son imparatorluk benim için aksiyon filmi izlemek gibiydi, çok eğlendim okurken. Gidip diğer iki kitabınıda alıp okuyacağım şimdiden heyecanlıyım. Sürekli düşmeyen ve yükselen bir tempoda ilerledi kitap. Okumadığım zamanlarda sürekli teoriler ürettim kafamda. Yazarın yarattığı Dünya kendine özgüydü; büyü sistemi, tuhaf yaratıklar, farklı kadim dinler ve beklenmedik ters köşeler. Karakter bakımından oldukça renkli de bir kitaptı. Ama benim favorim Kelsier oldu. Onu okurken sürekli bir merak içindeydim, acaba şimdi ne düşünüyor ve ortalığı karıştırmak için neler yapacak diyerek keyifle takip ettim. Kitabın bir kaç eksiği vardı bana göre. Mesela karakterlerin betimlemeleri biraz eksikti, kafamda canlandırmakta zorlandım. Bu yazacaklarım spoi olabilir. Hırsızlar çetesini tanıtırken keşke daha geniş kapsamlı tanıtsaydı yazar, fiziksel özelliklerine odaklanmak yerine giydikleri kıyafetlere daha fazla yoğunlaşmıştı mesela. Bir diğer eksikse Vin ve Elend arasındaki hızlı başlangıç oldu benim için. İki muhabbet ettiler diye Vin güven problemini rafa kaldırıp bir anda Elend için savunmaya geçti. Ergen bir kızın daha önce tatmadıği aşk duygusunu belki de yazar bile isteye bu şekil de yazdı bilmiyorum. Ama ben daha zorlayıcı ve birbirlerine güvenmeleri zaman alan bir versiyonunu okumak isterdim. 2. Kitapta bence bol bol bu ikiliyi okuyacağım.
1000Kitap
Sissoylu - Son İmparatorlukBrandon Sanderson · Akılçelen Kitaplar · 20141,877 okunma
Reklam
10/10
·668 syf.··
Beğendi
·
2026 104. kitabı
İlk aldığımda bir kenara atıp sıkıcı bulduğum ama tekrar şans verip ilk yirmi otuz sayfasını okuduktan sonra aşık olduğum, çok zekice yazıldığını düşündüğüm bir kurgu. En sevdiğim epik fantastik olmasını geçtim en sevdiğim kitap falan oldu resmen.Ayrıca yazarın dilini çok sevdim. Çok akıcı ve ilgi çekiciydi. Ve Vin ile Kelsier arasındaki ilişki yada her karakterin bir özelliği hikayede bir rolü olmasını çok sevdim. Kısaca kesinlikle fantastiği sevdirir okuyun okutturun
Sissoylu - Son İmparatorlukBrandon Sanderson · Akılçelen Kitaplar · 20201,877 okunma
Kuşatma
8/10
·648 syf.··
2026 19. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 29 Nisan 2026 22:03
bu kitabın her açıdan ilk kitabı daha ileriye taşıdığını düşünüyorum. zaten başlamadan önce bile gelişim açısından daha iç monolog ağırlıklı, ağdalı bir süreç olması beklediğim bir şeydi ama sonunun bu kadar iyi toparlanması benim için sürpriz oldu. cosmere hayranları haklıymış evet, daha yeni başlıyoruz:)) bu kitaptan akıcı bir ilerleyiş beklememelisiniz bence. çoğunlukla karakterlerin yaşadığı ahlaki ikilemlere, gerek fiziksel gerek duygusal olsun, içinde bulundukları tam "kuşatma" durumuna odaklanıyor. ilk kitabı bitirdikten sonra sonunun umutlu bittiğini düşünmüş ve "nerede devrim sonrası gerçeklik??" diye bazı çok bilmiş sorular sormuştum:)) yazar sanki sesimi duymuş gibi "al sana!" diyerek vaat ettiği bütün gerçekliği sundu. hem dış etkilerle hem de -benim en keyif aldığım- duygusal ve psikolojik etkilerle umut kişinin elinden nasıl alınır, nasıl çöküşe sürüklenir göstermiş oldu. kitabın özellikle yüzde 75'lik kısmı bu durumlara odaklanıyor. sıkıcı, evet ama sürece güvenmelisiniz:)) gerçekten değecek. yazarın -ilk kitabı bitirdikten sonraki çok bilmişliğime hitaben, hahah- "al sana!" diyerek sunduğu durumlardan bir diğeri de kesinlikle ihanet ve sondaki ters köşelerdi. ben kişisel olarak ters köşenin üzerimde büyük bir şok etkisi oluşturmasını sevmem. elbette vaadi gereği şaşırtıcı olur, ama ben ipuçlarının okura önceden verilmesi ve okur (yani ben) sonu okuduğunda elde ettiği ipuçları ile bağdaştırarak sonuçtan -şok olmasa bile- tatmin olmasını daha çok tercih ederim. yani.... çok karışık oldu afedersiniz djcbjfjf. demek istediğim şu ki bazen yazarlar okur şok olsun diye ipucu vermezler ve ters köşe yok devenin nalı gibi hissettirir. ben işte bundan memnun değilim, şaşırtıcı olmasa bile mantıklı olsun isterim ve konuyu daha fazla dallandırmadan bu kitap
Sissoylu - KuşatmaBrandon Sanderson · Akılçelen Kitaplar · 20151,157 okunma
Soluksuz okunan çok akıllıca yaratılmış bir evren
10/10
·668 syf.··
2026 8. kitabı
1000 yıldır hüküm süren Lord Hükümdar isimli tanrı olarak görülen zalim bir imparator tarafından yönetilen, asillerin bu imparatorun himayesi altında zenginlik ve güç içinde yaşadığı, sıradan halkın ise bu asiller tarafından köleleştirilerek eziyet edildiği ve öldürüldüğü bir dünya. Bu dünyada artık yeşil yok, çiçekler yok, dünya sislerle kaplanmış ve göklerden kül yağıyor. İçten metalleri yakmaya dayalı bir büyü sistemi ve bu büyüleri kullanabilen siskan ve sissoylular. Ve bu zalim yönetimin baskılarından bıkmış bir Sissoylunun ve onun hırsız çetesinin zulme karşı koyma mücadelesi. ÇOK ÇOK ÇOK iyiydi bütün kitap. Tek bir noktasında bile sıkılmadım. Başta göz korkutmasına rağmen anlaşılmaz bir dili yok. Kesinlikle bu kitapta en sevdiğim unsur yaratılan büyü sistemi. Fizik kurallarıyla birleştiren Allomansi denilen bu farklı büyü sistemi kitap boyunca bize o kadar detaylı, anlaşılır ve bir mantığa dayandırılarak anlatılıyor ki sanki gerçekten böyle bir evrenin ve bu güçlerin olduğuna inanıyorsunuz. Allomansi ve fetukemi bilimini kitapta yer yer fizik kurallarına, yer yer tarihe ve dinlere bağlayarak çok güzel işliyor. Ayrıca büyü sisteminin yanı sıra politik stratejiler ve güç dengeleri de kitabın çok önemli bir kısmını oluşturuyor ve bu kısımları okumak da en az aksiyonu ve fantastik kısımları okumak kadar zevkli. Diğer çok beğendiğim nokta ise yan karakter dahi olsa hiçbir karakterin yüzeysel geçilmemesi. Nerdeyse bütün önemli karakterlerin iç dünyasını, bakış açılarını ve geçmişlerini öğreniyoruz ve bağ kurabiliyoruz. En sevdiğim karakterler Kelsier ve Sazed oldu. Sazed'in geçmişini ve dinsel bilgi birikimini okumak çok keyifliydi. Evet kitap bazı yerlerde tempo olarak yavaşlıyor ama ben oraları da sevdim. Aslında karakterlerin özellikle hırsız çetesindeki
Sissoylu - Son İmparatorlukBrandon Sanderson · Akılçelen Kitaplar · 20141,877 okunma
9/10
·652 syf.·
2026 22. kitabı
Sissoylu: Son İmparatorluk ~ Brandon Sanderson Kitap benim için özellikle son 200 sayfasında doruk noktasına ulaştı. O kısma kadar daha çok karakterleri ve planı tanıma sürecindeyiz ama final bölümünde gerçekten diken üstünde okuduğum ve heyecanlandığım sahneler vardı. Yine de küçük bir ama geliyor. Açıkçası ben daha karanlık ve sistem yıkımı bekliyordum. Dünyanın kendisi aslında oldukça karanlık: kölelik düzeni, idamlar, sürekli süren baskı ve gökten yağan kül gibi detaylar bunu açıkça hissettiriyor. Ancak anlatım dili yer yer daha macera tonunda kaldığı için bu karanlık atmosfer benim için biraz geri planda kalmış gibi hissettirdi. Gelelim en zor kısma... Kelsier. Onun yaptığı şeyi bir yandan çok haklı buluyorum. Skaaların ayaklanabilmesi için bir kahramana ve sembole ihtiyaç vardı ve bunu yaratmayı başardı. Ama yine de üzülmeden edemiyorum. Onun finalde de hikâyenin içinde olmasını isterdim. Vin’in karakter gelişimini ise oldukça başarılı buldum. Yaşına rağmen güçlenmesini ve değişimini okumak güzeldi. Ancak güven problemi olan bir karakter için Elend'e bu kadar hızlı güvenmesi bana biraz ani geldi. Evet iyi bir insan gibi görünüyor ama Vin’in geçmişini düşününce daha temkinli olmasını beklerdim. Elend karakteri hakkında ise biraz kararsız kaldım. Bir asil olarak skaaların da insan olduğunu ve hakları olduğunu düşünen bir genç olması güzel bir fikir. Fakat kitap boyunca onu daha çok kitap okuyan bir idealist olarak görüyoruz. Devrim yapacak cesareti henüz yok; hatta babasına bile karşı gelebilecek güçte değil. Bu yüzden yaşına göre kral olarak başa geçmesi bana biraz erken geldi. Karakterin geçmişini ve bu düşünce yapısına nasıl ulaştığını daha detaylı okusaydık, yaptıkları bana daha güçlü gelebilirdi. Kitaptaki en iyi yazılmış kısımlardan biri ise kesinlikle
Sissoylu - Son İmparatorlukBrandon Sanderson · Akılçelen Kitaplar · 20141,877 okunma
Reklam
Reklam