Kemal Vefa

10/10
·304 syf.··
2025 20. kitabı
Kemal Tahir’in Kurt Kanunu’nu yeniden okudum. Bu kez daha yavaş, satır aralarını daha dikkatle tarayarak. Kitap, 1926’da İzmir’de hazırlanan suikast teşebbüsünü anlatıyor gibi görünse de aslında başka bir şey anlatıyor: Bir devrimin kendi içindeki kırılma anını. Devrim, henüz çocuk sayılacak yaşta iken, kendi kadrolarından bir kısmını “tehlike unsuru olarak görüp ortadan kaldırıyor. Bu, tarihimizde nadir rastlanan bir çıplaklıkta sergilenmiş. Romanın gücü, kimseyi kahraman ya da şeytan ilan etmemesinden geliyor. Suikastı planlayanlar da, kararı verenler de, mahkemede yargılayanlar da aynı geçmişin içinden geliyor. Aynı şarkıları söylemiş, aynı siperlerde yatmış, aynı rüyayı görmüş insanlar. Birkaç yıl içinde birbirlerine düşman kesiliyorlar. Bu düşmanlığın gerekçeleri var; ama gerekçeler ne kadar sağlam olursa olsun, sonuçta bir aile içi kavga gibi kalıyor. En çarpıcı bölümler, Ziverbey Köşkü’ndeki sorgular ve Ankara-İzmir arasında gidip gelen telgraflar. İnsan, o telgrafların soğuk dilini okurken, kararların ne kadar hızlı, ne kadar kesin alındığını bir kez daha görüyor. Geri dönüş yok. Bir kez “tehlike” damgası vuruldu mu, artık ne eski dostluk kalıyor ne ortak geçmiş. Kemal Tahir, tarihe roman tekniğiyle bakıyor ama tarihçiden daha keskin bir gözle bakıyor. Çünkü tarihçi genellikle “sonuçları” anlatır; romancı ise o sonuçların nasıl bir ruh hali içinde doğduğunu hissettirir. Kurt Kanunu’nda o ruh halini bütün ağırlığıyla hissediyorsunuz: acelecilik, güvensizlik, yalnızlık ve en çok da yalnızlık. Kitap bittiğinde tek bir cümle kalıyor geriye: Devlet kurmak zordur; ama devleti korumak için devrimin ruhunu kaybetmek daha büyük bir tehlikedir. Bu cümle, 1926’da olduğu kadar bugün de geçerli. Belki her zaman geçerli olacak. Kemal Tahir’e, bu soğukkanlı cesareti için
Kurt KanunuKemal Tahir · Ketebe Yayınları · 20266,5bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖

Kemal Vefa

, bir kitap okudu
8/10
·248 syf.·
15 günde okudu
·
2025 49. kitabı
Erdal Öz
8.7/10 · 2.468 okunma
"Sizler okuduğunuz için suç işlersiniz, bizler okumadığımız için. Sizin bilginiz bizde, bizim görgümüz sizde olsaydı, gör bak neler olurdu o zaman. Ne siz böyle içeri düşerdiniz, ne biz. Bir araya gelemedik. Bizi kolay kolay bir araya getirmezler. Eh işte, ancak böyle mahpusane köşelerinde buluşabiliyoruz. Ne yapalım, bu da bir başlangıç."
Sayfa 146·Kitabı okudu
Bir mayıs esintisi, yaprak kımıldamıyor ağaçta. Gece kararsız, zamanı güne devretmeye. Üç çocuk yeni dalmış uykuya. Gece soğuk. Ve bir mayıs esintisi. Kalabalıklar yavan. Üç çocuk uykuda; belki biri, Çeltik tarlasında sıtmadan ölmüş, kimseye söylemez; annesi üzülürmüş. Belki biri, hergele meydanında hergelelik etmekte, kalbindeki yarayı çaktırmamak için kendine. Belki biri, parasız yatılı okulda coğrafya dersindedir, kızılırmak nereye dökülür öğrenmek için. Üç çocuk uykuda, yaprak kımıldamıyor. Üç çocuk bir ağaçta. …Geride bir mayıs esintisi.
Bilin ki, koca Tanri vermeyince kul baylanmaz. Bir yiğidin kara dağ boyu mali olsa, kismetinden atiğini yiyebilemez. Kasilan kisi adam olmaz. Yürümeyince yol alinmaz ya, doğu yolu tutmalı…istemeyince ele geçmez ya, helaldan istemeli, haramdan değil… İğreti ata binmekten binmemek yeğ... Namert ipiyle derine inmemek yeğ... Kötü yoldaştan tek gitmeli, kötü avrattan tek yatmalı…