"Ama öznel nedenler duruyor. Hem de önemi hiç azımsanmayacak öznel nedenler... Bunlar insanı öyle bir derinden yaralar ki, sonu gelmez bunalımlarda bulursunuz kendinizi. Biz sorumluyuz ondan, sorumlu olduğumuzu ne diye anmak, islemiyorsunuz? İşte beni deli eden de bu ya! Rahat köşemize çekilmişiz; «İçki içiyor, kendisi suçlu,» deyip çıkıyoruz işin içinden. Oysa adamın cevheri bitmiş, bütün gücünü tüketmiş. Onu bu haie getiren biziz. Öyleyse küçümsemeye hakkımız var mı?
İSABEK: Sen ya büyük bir aktör ya da gerçekten mutsuz bir adamsın, Mehmet. (Susma) Karamsarlıktan kurtulmaya çalış. Bir yandan kendi halinde bir öğretmen olmakla övünürsün, bir yandan da başkalarına duyduğun kinden, hınçtan ötürü çatacak yer ararsın. Hastasın sen. İyileşmen gerekir..."