Kemal Sayar ergenliğin eskiden üç beş yıl süren bir süreç iken artık on beş yılı bulduğunu ifade ediyor. Çünkü genç insanların meslek edinme, evlenme ve maddi bağımsızlıklarını kazanma yaşının daha ileriye gittiğini vurguluyor. Küresel sonuçların ve tüketim çağının etkisiyle “büyüklerin çocuklaştığını, çocukların da büyüyemediğini” ifade ediyor. Artık eski aile babalarının yerini “önce benim ihtiyaçlarım” diyen çocuksu babalar almış durumda. Çağımızın gençlerinin maksimum özgürlük minimum sorumluluk istediklerini ifade ederken aslında büyümek ve olgunlaşmak için bir tutam acının ve emeğin olmasının önemini vurguluyor. Çünkü var olmak sabır istiyor…..