Adnan Binyazar, eleştirel yöntemle kitap okumayanı şöyle tanımlar: “O, başkasının düşüncelerini, kendi varlığı gibi satmaya çalışır. Onun için iyi ya da kötü sonuca bilinçle varma söz konusu değildir. ‘Tabu’laştırdığı kişilerin iyi ya da kötü dedikleri önemlidir. Böyle kişilerin ‘orijinal’ bir çocuk oyuncağı gibi kurulmuşları azınlıkta değildir. Bir ‘hacıyatmaz’a taş çıkartanları da az değildir.”
Oyuncakçı dükkânının raflarında bir oyuncak beğenmekten hiçbir farkı yoktur, sahilde çakıl taşı aramanın. Her ikisinde de düşler denizinin kıyısında gezinir insanın bakışları.