Gökçen serisine daha dün veda ettim ve sizlerle seri hakkında tüm yorumlarımı paylaşmaya geldim. Arkadaşlar bu seri o kadar bambaşka ki bir sayfada gülmekten yerlere yatarken diğer sayfada kendinizi ağlamaktan helak olmuş bir vaziyette bulabiliyorsunuz. Şuan sınav senemdeyim ve bilenler bilir hayat bu dönemde her an güllük gülistanlık olmayabiliyor. Bu seri beni moralimin bozuk olduğu anlarda düştüğüm bataklıktan çekip çıkardı adeta. Kesinlikle ama kesinlikle favori kitaplarımın arasına girdi. Henüz 4. Kitaba gelmeyen ancak seriye bağlanan ve mutsuz son olmasını asla istemeyen gökçenseverlere bir müjdem olacak. Serinin sonu sizi kesinlikle tatmin edecek Gökçen'i okuyacak olan herkese keyifli okumalar diliyor ve okumayı düşünenlere de bir an önce başlamalarını öneriyorum. Gökçen'in üstüne hemen bir başka kitaba başlayabileceğimi sanmıyorum çünkü genelde uzun soluklu ve sevdiğim seriler bittiğinde yaklaşık bir hafta kadar kafamda o seri ve o karakterler dönüyor. Bir sonraki kitap incelememde görüşürüzzz
Pamuk ve Kepçük ile kalın:)))
Gerçekten çocukluk aşkı diyince benim için akan sular duruyor... Pamuk ile Kepçük o kadar tatlılar ki kitabı okurken her sahnelerinde istemsiz bir şekilde ağzınız kulaklarınıza varıyor.
Bacağımda bir noktaya takıldı parmakları. "Buraya ne oldu?" dedi.
Morarmıştı büyük ihtimalle. Murathan morluğun üzerine hafif bir öpücük bıraktıktan sonra pijama altını üzerime geçirmişti. Evliliğin cicim aylarında olmamızdan değildi inşallah bu halleri. Zira bir gün bana böyle davranmayı ihmal ederse kahrımdan ölebilirdim. Kolumdan tutup, bedenimi tekrar yukarı kaldırırken, "Kepçük," dedim.
"Pamuk," dedi hemen.
"Beni hep böyle sevecek misin?"
"Nasıl?"
"Böyle işte. Şu anki gibi."
Yine güldü. Aşk dolu bakışları artık daha derindi.
"Ne zaman böyle sevmedim ki ben seni, Gökçen? Var mı aklında öyle bir zaman."