Kerem Tamkoç

Kerem Tamkoç
@kerem_t
27 okur puanı
Mart 2020 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
İmparatorluğun Gölgesinde Ahlaki Çöküş ve Yalnızlık
Puan vermedi·317 syf.··
2026 6. kitabı
·
42 günde okudu
·
Okunma: 04 Haziran 2026 00:00
Yazarın kendi sömürge polisliği deneyimlerinden yola çıkarak kaleme aldığı ilk romanı Burma Günleri (Burmese Days), Britanya İmparatorluğu'nun sömürgeci yapısının hem sömürülenler hem de sömürenler üzerindeki yozlaştırıcı etkisini gözler önüne seriyor. Hikaye, 1920'lerin Burma'sında (bugünkü Myanmar), yerel halktan tamamen kopuk, kendi kibirli ve ırkçı fanuslarında yaşayan bir grup İngiliz taşra memurunun etrafında şekilleniyor. Başkahraman John Flory, bu yapay topluluğun ikiyüzlülüğünü ve yerel halka uygulanan adaletsizliği içten içe fark eden, ancak sistemin dışına çıkacak cesareti bulamayan trajik bir figür olarak tasvir ediliyor. Yazar, sadece siyasi bir eleştiri yapmakla kalmıyor; boğucu sıcaklık, alkolizm, yalnızlık ve kültürel yabancılaşma ile kuşatılmış hayatlar üzerinden sömürgeciliğin insani değerleri nasıl çürüttüğünü incelikle işliyor. Eserin asıl başarısı, sömürgecilik mekanizmasını sadece ekonomik veya askeri bir baskı aracı olarak değil, psikolojik bir hapishane olarak tasvir etmesinde. Yazarın sonraki eserleri Hayvan Çiftliği ve 1984'te zirveye ulaşacak olan "bireyin baskıcı sistemler karşısındaki çaresizliği" teması, ilk kez bu romanda kendini gösteriyor. Son tahlilde Burma Günleri, emperyalist ideallerin arkasına gizlenmiş ahlaki çöküşü, samimiyetsiz aşk ilişkilerini ve insanın kendi vicdanıyla verdiği savaşı mağlubiyetle belgeleyen, zamansız bir sistem eleştirisidir.
Burmese DaysGeorge Orwell · Karbon Kitaplar · 20214,076 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Sembolizmle Anlatılan İnsan Doğası
8/10
·202 syf.··
2026 1. kitabı
·
40 günde okudu
·
Okunma: 26 Ocak 2026 13:12
Lord of the Flies (Sineklerin Tanrısı), insanın karanlık doğasını ele alan; macera romanı gibi başlayıp derin sosyolojik ve psikolojik katmanlara açılan bir eser. William Golding, muhtemelen II. Dünya Savaşı’nda sahada gözlemlediği insanın karanlık içgüdülerini; vahşet–medeniyet, hukuk–güç ve bilim–akıl çatışmaları üzerinden güçlü bir sembolizmle anlatıyor. Neredeyse her karakter bir kavramı temsil ediyor ve bu yönüyle roman, hem okuma sürecinde hem de bittikten sonra okuyucuyu kendi iç dünyasını sorgulamaya itiyor. Tavsiye edilir.
Lord of the FliesWilliam Golding · Perigee · 200397,3bin okunma
Evrim ve Yaratılış Arasında: Kör Saatçi'ye Bakış
Puan vermedi·376 syf.··
2025 15. kitabı
·
43 günde okudu
·
Okunma: 23 Ekim 2025 00:00
Yazar, eserinde evrim kavramını “insan maymundan geliyor” klişesinin ötesinde, canlıların tasavvuru dahi zor olan çok uzun bir zaman diliminde, birikimli doğal seçilim yoluyla genetik olarak değişimi üzerinden anlatıyor. Böylece evrimi, son derece karmaşık ama kendi içinde tutarlı bir süreç olarak ele alıyor. Darwinci evrimi merak edenler için kitap, tatmin edici bilgiler sunması ve farklı görüşleri ele alması bakımından oldukça faydalı. Ancak Dawkins, evrim teorisi üzerinden yaratılış görüşünü ve mükemmel tasarımcı fikrini doğrudan reddediyor; bu yönüyle eser, kısmen ateizm propagandası niteliği taşıyor. Yazar, tüm canlıların ortak bir tek hücreli canlıdan evrildiğini ileri sürerken, o ilk tek hücrelinin nasıl ortaya çıktığına dair bir açıklama getirmiyor. Üstelik kitabın 6. bölümünde mikroorganizmaların kökenini kil mineralleri üzerinden açıklarken, Hicr Suresi’nin 26. ayetinde geçen “Biz insanı şekillenebilir özlü balçıktan yarattık” ifadesiyle dikkat çekici bir paralellik ortaya çıkıyor. Bu da, kitabın asıl niyetinin aksine, yaratılış görüşünü dolaylı biçimde desteklediği şeklinde yorumlanabilir. Sonuç olarak, Kör Saatçi, ufuk açıcı bir eser olmasına rağmen, okunurluk ve dil kullanımı açısından zaman zaman zorlayıcı bir kitap. Yine de evrim ve yaratılış tartışmalarına ilgi duyan herkesin kütüphanesinde yer almayı hak ediyor.
Kör SaatçiRichard Dawkins · Kuzey Yayınları · 20211,446 okunma
Düşündürücü ve Tartışmaya Açık
6/10
·116 syf.··
2025 13. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 05 Eylül 2025 00:00
Bu kitabı Kur'an-ı Kerim'in Nahl Suresinin her ümmete bir peygamber gönderildiğini bildiren 36.ayetini göz önünde bulundurarak okumaya karar verdim. Eserde Sumer tabletleri ile Kur'an, İncil ve Tevrat arasındaki bağlantılı konulara yer verilmeye çalışılmış. Benzerliklerin bir kısmı gerçekten ilgi çekici ve Nahl 36'nın teyit edildiğini düşündürüyor. Ancak eserde bazı benzetimlerin de zorlama olduğu kanısına vardım. Yazarın Sumer tabletleri ile Tevrat ve İncil'de olup Kur'an'da bulunmadığını belirttiği hususlar, tabletlerde yer alan metinlerin bir kısmının dini, bir kısmının ise edebi metinler olduğu, yazı imkanlarının kısıtlı olduğu veya hiç olmadığı dönemlerde dini metinler ile edebi metinlerin karışımının Tevrat ve İncil'e yansıdığı izlenimini uyandırıyor. Eser, konuyla ilgili farkındalık oluşturmakla birlikte kitabın adının "Kur'an, İncil ve Tevrat'ın Sumer'deki Kökeni" olmasına karşın yazarın muhtelif konularda ayetler yerine kültürel inanışları karşılaştırma kriteri olarak kullanmasını, eserin adıyla çelişmesi nedeniyle yanlış bulduğumu belirtmek istiyorum. Öte yandan yazarın, bazı ayetler ile ilgili tercüme sorunları nedeniyle bazı konularda hatalı bilgiler verdiğini değerlendiriyorum. Örneğin yazar Araf 80-81'de (Lut kavmi dönemindeki eşcinsellik üzerine) daha önce hiçbir yerde eşcinsellik olmadığının belirtildiğini ancak Sumer döneminde eşcinselliğin var olduğunu beyan ederek sözde bir çelişki ima ediyor. Oysa Araf 80-81'de eşcinselliğin daha önce hiç görülmediği değil, o ölçüde görülmediği belirtiliyor. Bu bakımdan okuyucuların, eserde yer alan konuları farklı kaynaklar ile karşılaştırma yaparak okuması gerektiği kanaatindeyim.
Din
Kur'an, İncil ve Tevrat'ın Sumer'deki KökeniMuazzez İlmiye Çığ · Kaynak Yayınları · 20065,3bin okunma
Yatırımcıların İrrasyonel Davranışlarına Bir Bakış
6/10
·167 syf.··
2025 10. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 14 Temmuz 2025 00:00
Çalışmada klasik iktisat teorisinin yatırımcıların rasyonel davranacağı varsayımına karşılık rasyonel olmayan yatırımcı davranışları ele alınıyor. Yazar, çalışmasında davranışsal ekonominin temel kavramlarının yanı sıra yatırımcıların irrasyonel davranışlarına yönelik deneysel örneklere de yer veriyor. Son dönemde birçok akademisyenin kitabında rastladığım üzere bu yayında da düşük veya içeriği nedeniyle değil ama yapısı nedeniyle anlaşılmayan cümleler, çeviri ve düzenleme hataları var. Bu çerçeveden bakıldığında editörlüğün ne kadar önemli bir meslek olduğu bir kez daha ortaya çıkıyor.
Finans
Davranışsal EkonomiUtku Altınöz · Seçkin Yayıncılık · 201725 okunma