Kerem Tempest

Kerem Tempest
@keremtempest
bılım tarıh felsefe seviyorum
Yok
Lise
Çanakale
İstanbul
1 okur puanı
Mayıs 2023 tarihinde katıldı

Kerem Tempest

, 2025 okuma hedefini ekledi.
2025 OKUMA HEDEFİ
1/10 kitap - %10 tamamlandı
1 kitap okudu
10 kitap
136 sayfa
0 inceleme
2 alıntı
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.

Kerem Tempest

, bir kitap okudu
Puan vermedi·136 syf.·
2025 1. kitabı
Platon (Eflatun)
8.9/10 · 1.014 okunma
Almancada "unheimlich zu Mute" hissettiğinizde tanımlanamayan bir korkunun kıskacınızdasınız demektir. Kendinizi yabancı hissediyorsunuz, dahası içten içe her zamanki ruh haline yabancı büyük bir boşluk veya derin bir uçurum sezinliyorsunuz. Bunlar varoluşçulara göre tekinsiz tecrübelerdir ve gerçekliğin en iç özünü ifşa ederler.
Sayfa 15·Kitabı okuyor
Günümüzde daha çok karşılaştığımız insanlar :D
Bu sefer, Sokrates'in doğru bulduğum bir düşüncesinden bahsedeceğim. Sokrates, şu tarz insanları eleştirmiştir: Argümanlarla kendi fikrini kabul ettirmek uğruna sadece tartışan insanlar. Sokrates diyor ki: "Benim amacım, size argümanlar sunarak bunları kabul ettirmek değil, kendimin kabul etmesidir." Sokrates, o tarz insanları şu şekilde tanımlar: İnsanlar bütünüyle eğitimsiz olup didişmekten başka bir şey bilmezler. Bir konuyu tartışmaya başladıklarında neyi tartıştıklarını önemsemezler. Tek amaçları, savundukları düşünceyi diğerlerine kabul ettirmektir.
Sokrates ve Ölüm.
Öncelikle bugün Sokrates’in “ölüm” hakkındaki görüşleriyle ilgili bir yazı yazmak istiyorum. Phaidon okuyorum, bu yüzden bazı anlamadığım veya yanlış gelen noktalardan bahsetmek istiyorum. Sokrates, bedeni ve ruhu iki ayrı kategoriye ayırmıştır. Ruh, tanrısal seviyede olmakla beraber değişmez bir şeydir. Beden ise her türlü kötülüğe uyum sağlayan (örneğin: cinsel zevk, para) değişken bir yapıdan ibarettir. Ruhtan bahsederken Sokrates’in bilgi anlayışına da değinmek istiyorum. Sokrates der ki: Biz sadece bildiklerimizi hatırlarız. Bununla ilgili sunduğu argüman ise şudur: Nasıl duyu organlarımızı kullanmayı doğduğumuz andan itibaren biliyorsak, ruh da daha önce var olmuş ve bilgilerle donatılmış olmalıdır. Bana kalırsa pek mantıklı bir görüş değil, çünkü argümanlarını sunduğu Kebes dahi bu fikre mesafeli yaklaşmıştır. Bir diğer konu ise ölüm, yaşam ve sonrasıdır. Sokrates, doğada bir ikilem olduğunu söyler. Her şey tersinden ortaya çıkar, der. (Örneğin: Çok güçlü birinin daha önce güçsüz olması gerekir. Uyanmak için uyumak gerekir, uyumak için uyanmak gerekir.) Sokrates bu düşünceyi ölüm-yaşam döngüsüne uyarlamıştır. Şöyle bir bağlantı kurar: Ölmek için doğmak gerekir, doğmak için de ölmek gerekir. Yani yaşayanların hepsi ölülerden doğmuştur. Ruh hakkında ise şunu söyler: Eğer bir ruh, cinsel zevk ve erdemsizlik gibi şeylerle vakit geçirmişse, öldükten sonra Hades’in yanına gitmeyecektir. Bunun yerine mezarlıkta bekleyerek, hayatı kötü olacak bir insanı bulduğunda onun bedenine girer.