Kerem Tempest

Kerem Tempest
@keremtempest
bılım tarıh felsefe seviyorum
Yok
Lise
Çanakale
İstanbul
1 okur puanı
Mayıs 2023 tarihinde katıldı
Günümüzde daha çok karşılaştığımız insanlar :D
Bu sefer, Sokrates'in doğru bulduğum bir düşüncesinden bahsedeceğim. Sokrates, şu tarz insanları eleştirmiştir: Argümanlarla kendi fikrini kabul ettirmek uğruna sadece tartışan insanlar. Sokrates diyor ki: "Benim amacım, size argümanlar sunarak bunları kabul ettirmek değil, kendimin kabul etmesidir." Sokrates, o tarz insanları şu şekilde tanımlar: İnsanlar bütünüyle eğitimsiz olup didişmekten başka bir şey bilmezler. Bir konuyu tartışmaya başladıklarında neyi tartıştıklarını önemsemezler. Tek amaçları, savundukları düşünceyi diğerlerine kabul ettirmektir.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Sokrates ve Ölüm.
Öncelikle bugün Sokrates’in “ölüm” hakkındaki görüşleriyle ilgili bir yazı yazmak istiyorum. Phaidon okuyorum, bu yüzden bazı anlamadığım veya yanlış gelen noktalardan bahsetmek istiyorum. Sokrates, bedeni ve ruhu iki ayrı kategoriye ayırmıştır. Ruh, tanrısal seviyede olmakla beraber değişmez bir şeydir. Beden ise her türlü kötülüğe uyum sağlayan (örneğin: cinsel zevk, para) değişken bir yapıdan ibarettir. Ruhtan bahsederken Sokrates’in bilgi anlayışına da değinmek istiyorum. Sokrates der ki: Biz sadece bildiklerimizi hatırlarız. Bununla ilgili sunduğu argüman ise şudur: Nasıl duyu organlarımızı kullanmayı doğduğumuz andan itibaren biliyorsak, ruh da daha önce var olmuş ve bilgilerle donatılmış olmalıdır. Bana kalırsa pek mantıklı bir görüş değil, çünkü argümanlarını sunduğu Kebes dahi bu fikre mesafeli yaklaşmıştır. Bir diğer konu ise ölüm, yaşam ve sonrasıdır. Sokrates, doğada bir ikilem olduğunu söyler. Her şey tersinden ortaya çıkar, der. (Örneğin: Çok güçlü birinin daha önce güçsüz olması gerekir. Uyanmak için uyumak gerekir, uyumak için uyanmak gerekir.) Sokrates bu düşünceyi ölüm-yaşam döngüsüne uyarlamıştır. Şöyle bir bağlantı kurar: Ölmek için doğmak gerekir, doğmak için de ölmek gerekir. Yani yaşayanların hepsi ölülerden doğmuştur. Ruh hakkında ise şunu söyler: Eğer bir ruh, cinsel zevk ve erdemsizlik gibi şeylerle vakit geçirmişse, öldükten sonra Hades’in yanına gitmeyecektir. Bunun yerine mezarlıkta bekleyerek, hayatı kötü olacak bir insanı bulduğunda onun bedenine girer.
Ölüm
Spinoza'nın yüzyılları etkileyen düşünceleri, ölüm hakkında bildiklerimize ve düşüncelerimize çok zarar verdiğini düşünüyorum. Spinoza, insan aklının düşünmek konusunda sınırlandırılmamasından dolayı, ölümü düşünmenin saçma olduğunu söylüyor. Zira kendi felsefesinde ve eserlerinde bunu kararlılıkla devam ettirmiştir; birkaç yer dışında cidden ölüm hakkında bahsetmiyor. Spinoza diyor ki: "İnsan aklı düşünme açısından sınırlandırılmamıştır; bu nedenle, ölüm gibi sınırı olup anında biten bir şeyi düşünmek yerine, insanın ucu bucağı olmayan şeyleri düşünmesi gerekir." Fakat Heidegger ve Jaspers, tam tersi düşünerek şu tarzda bir perspektif sunuyor bizlere: Her ikisi de, ölümün —kişinin kendi ölümünün— doğru anlaşılması ve ona karşı takınılmasının sadece halis ve hakiki bir tecrübe değil, fakat aynı zamanda dünyanın tabiatı ve mahiyeti hakkında aydınlığa erişmenin de olmazsa olmaz şartı olduğunu ileri sürdüler. Ölümün Anlamı