"İstiyorum ki halk, kendi çektiklerinin ayrımına varsın. Bir kez halk yoksulluğunun ayrımına varırsa... Daha doğrusu halk, halk olarak kendi gücünün farkına varırsa... Kaderine öylesine razı olmuş görünüyor ki."
Ne zaman eşya taşıyan arabalar görse, burnuna tam tarif edemediği nahoş, ekşi bir koku gelirdi. Bu koku, korkunun kokusuydu. Bildik hayatlardan, alışılmış mekânlardan ayrılıp bilinmeze yolculukların, insanın içini sinsice kemiren korkunun kokusu!