Dünyaya kapanan her uzvum kalbimi ötelere açıyordu. Bunlar dünyaya kapandıkça Manevi uzuvlar Allah'a açılıyordu. Bunların herbirini cennetin kapısına koşturmak gerekiyordu.Anladim yedi uzvum askerdi kalp onların komutanı
Cennet yedi kapılıydi. Insan sekiz uzvunu hayırda kullandığı zaman buraya girmeye uygun hale gelirdi.Secdede birleşiyordu bu yedi uzuv ve sekizinci uzuv bu anda yeriyle buluşup yedinin sekizinci sultanı oluyordu.Bunlar iki el, iki ayak,iki diz ve alındı.Bu yedinin secde ile huzura varmasinda kalp denilen sekizinci uzuv huşu ile uyanıp Zati tecelliyi mashar oluyordu.
Gece zikrini hitama erdiren beyt-ül makdis gündüz zikri için gündüz eteklerinden tutmuştu.Kapılarım zekeriyya peygamberimin bismillah zikri ile açılıyordu.Her gün acılan bu kapılar her devasinda bana farklı açıları hatırlatıyordu. Bugün gönül evimin anahtarlarını düşürdü içime.Bugun açması gereken ilk gönül kapısı tevhitti.Şirkin her türlüsünden kendini irak etmekti.Bu kapıda sebepler bilinince tevhitten teslime geçilirdi.Ikinci kapımın açılımı tevekkülle ulaşmak ile olurdu.üçüncü kapımın anahtarı tefyizdi.Cuzzi iradenide ona verme tedbirini terk eyleyip takdiri hudadan bilmekti.Dördüncü kapımın anahtarı sabretmekti.Sabretmeyede sabretmekti.Besinci kapının anahtarı rıza idi.Altinci kapının anahtarı mağfiret kapısıydı.Allahi isim ve sıfatları ile tanıyarak yakine ulaşmaktı.Yedinci kapı açılınca Allah kalplerimizde kendi muhabbetini yaratıyordu.O zaman insanın gece ile gündüzü Rabbe yakında bir oluyordu.Gündüz kalbimde gafletin sıkleti, gece gözlerinde uykunun esareti olmuyordu.