8/10
·48 syf.··
Beğendi
·
2026 78. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 16 Nisan 2026 00:00
Herkese Merhaba Bugün sizlere Aysun Koç kaleminden Tevekkül Doğum Masalı kitabının yorumu ile geldim Nisan ayının sıradaki kitabı 2025 yılı basımlı 46 sayfalık bir kitap Çok naif, kalbe şifa niyetine okunacak bir kitap. •Hikayemiz Ahsen ve Addas’ın daha bebekleri dünyaya gelmeden niyetlerini tazelemeleri, helal lokma peşine düşmeleri ve hayırlı bir nesil için dua etmeleri başlıyor. •Ahsen’in rüyasında gördüğü o siyah kutu ve içindeki Kevser yazılı kolye.. İsimlerin birer tesadüf değil, emanet olduğunu o kadar naif anlatmış ki yazar, çok etkileyiciydi. •Doğum sancılarını korkutucu bir acı olarak değil de bebeğe kavuşturan şifalı dalgalar olarak tanımlaması bakış açımızı nasıl da kökten değiştiriyor. Ahsen’in sancılar geldiğinde bedenini serbest bırakıp fıtratındaki o güce güvenmesi tam bir uyanış anı. •"Doğumda kendimi korkulara değil, sana teslim etmemi nasip et." Bu sadece doğum için değil, hayatın tüm fırtınaları için okunacak bir teslimiyet nişanı değil mi? •Aysun hocamızın dili çok duru, bir terapi seansındaymışsınız gibi güven veriyor. Zaten kitap doktor, ebe ve psikolog onaylı; yani altı çok dolu bir manevi rehberlik sunuyor. Resimler ise o kadar sıcak ki, sayfaları çevirirken Ahsen’in evindeki o huzuru, komşusu Perihan teyzenin getirdiği poğaçanın kokusunu bile hissedebiliyorsunuz •Eğer zihninizde doğumla, gelecekle ya da hayatın getirdiği belirsizliklerle ilgili korkular varsa, bu yetişkin masalı size çok iyi gelecek. Yazarımızın kalemine sağlık Kitap ile ilgili düşüncelerinizi yorum bırakabilirsiniz Okumayı ihmal etmeyin im t u b i s ʚĭɞ
Tevekkül Doğum MasalıAysun Koç · Az Kitap · 20268 okunma
Her Güne Bir Hadis Sığdır
9/10
·384 syf.··
2026 3. kitabı
Hikayelerle 365 Gün Hadis, aslında 365 Gün serisinin bir kitabı ama hadis şekli. Hikayelerle 365 Gün Siyer Saati kitabını çok severek okudum ve iki kez bitirdim. Bu kitap ise Siyer Saati gibi sarmasa da fikir gayet güzel işlenmiş. Her güne bir hadis okumak güzel bence. Açıkçası böyle kitaplar çocuğa dini anlatma konusunda başucu kitabı olmalı çünkü böyle kitaplarla dini anlatmak bence iyi bir fikir. Eğer her güne bir hadisle başlamak istiyorsanız Hikayelerle 365 Gün Hadis bu isteğinizi hayli hayli karşılayacaktır. (Not: Hikayelerle 365 Gün Siyer Saati de çok sevdiğim kitaplardan biri. Onu da okumanızı tavsiye ederim.)
Hikayelerle 365 Gün HadisAli Karaçam · Nesil Çocuk Yayınları · 201816 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Fazla Uzaklaşmış Olamaz
Puan vermedi
Yaralar tazeyken acılar daha büyük sanırız. Ama Kevser Hattatoğlu bize Kesik, Kabuk ve Dikiş İzi başlıklarıyla üç bölümde insana ait yaraları anlattığı öykülerinde yaranın bazen kabukken bazen de yara izinin kesikten daha fazla can yaktığını anlatıyor. Alışkanlığa dönüşen yalnızlık, ayrılık ve terk ediliş fanusta yaşamaya itiyor bazen. İnsan acıya değil onun kendisini dönüştürdüğü yeni hale alışabilir en fazla. Veya kanıksar durumunu. Öykülerde bunun işlendiğini görüyoruz. Hattatoğlu'nun karakterlerini geçmişin izinde buluyoruz çoğu zaman. Kimi zaman herşeyi unutan bir babanın en küçük çocuğu oluyoruz. Torunlarını seven bu ihtiyarın elleri birden bizim de başımızı okşuyor. Domates konserveleri anıları canlandırıyor. Bir ses bize de pişmiş aşa su katılmaz diye sesleniyor konserve açarken. Salıncakta sallanıyor küçük bir kız. Hayattan kaçmak için saklanılacak en iyi yer çocukluktur çünkü. Başka bir kız babasının ceketinin askıda oluşuna güveniyor. Fazla uzaklaşmadığına emin babasının. Bu aralarında bir işaret. Handelibe bu anıların canlandığı bir şehir oluyor bazen. Kitapta dikkat çeken başka bir tema insanlık yaraları. Yazarın Gazze'yi anlattığı Captcha, sorgulatıyor tekrar insanlığımızı. Limon ağacında bir çocuğun büyümesine tanık olıyoruz çünkü daha doğmadan katlediliyor bebekler. Camdaki leke öyküsüyle bizi kalbimizden vuruyor yazar. Bizim leke olarak gördüğümüz şeyin bir mülteci teknesi olduğunu söylüyor. İronik bir dille yapıyor bunu. Oysa ne kadar da emindik başta camdaki o lekenin bir su ya da en fazla bir sinek ölüsü olduğuna. Daha ne olabilirdi ki! Yazarın aynı zamanda bir seslendirme sanatçısı olması her hikayeyi kendi sesiyle duymamızı sağlıyor. Öykülerde fonetiğin ön planda olduğunu görüyoruz. Dilin ustalıkla, betimlemelerin yerli yerince kullanıldığına
Edebiyat
Fazla Uzaklaşmış OlamazKevser Hattatoğlu · Şule Yayınları · 202518 okunma
Batılı Kavramların Gölgesinde İrade Terbiyesi
Puan vermedi·384 syf.··
2026 3. kitabı
·
64 günde okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2026 20:03
Kitapta modern hayatın getirdiği tembellik, odaklanma sorunları ve sosyal medyanın duygusal savrulmalarına karşı alınabilecek faydalı pratik bilgiler, uygulanabilir metodik tavsiyeler mevcut. Ancak kitabın asıl trajedisi, satır aralarına gizlenmiş (ve bazen açıkça itiraf edilmiş) o sığ batı hayranlığıdır. Yazara göre sanki insan iradesinin şifresini sadece Batı dünyası çözebilmiştir. Bu kitabın en büyük vizyonsuzluğu; Batı'yı yüceltirken, insan ruhunun röntgenini asırlar önce çekmiş olan kendi medeniyet havzamıza karşı adeta büyük bir cehalet ve habersizlik içinde davranmasıdır. Montaigne'den, Payot'dan çok daha önce İmam Gazâlî’nin Mîzânü'l-Amel ve İhyâ eserlerinde kaleme aldığı "Kalbin Tasfiyesi ve İrade" felsefesinden, Kınalızâde Ali Efendi’nin Ahlâk-ı Alâî' sindeki o muazzam şahsiyet terbiyesinden, İbn Hazm’ın ruhsal tahlillerinden bu kitapta tek bir nefes bile yoktur. Bizim medeniyetimiz iradeyi "nefsi kurban ederek hakiki hürriyete, Kevser nehrine ulaşmak" gibi ulvi bir menzile bağlarken; yazarın bunu tamamen seküler, kapitalist dünyanın "başarı ve verimlilik" çarklarına hizmet eden sığ bir mekanizmaya indirgemesi tam bir entelektüel fiyaskodur. Ethem Bakar’ın bu eseri, maalesef kendi kütüphanesinin anahtarını başkalarına kaptırmış bir aklın ürünüdür. İçerisindeki pratik faydaları ayıklayıp almak mümkündür fakat kitabın bütününe sinen o 'bizde yok, onlarda var' kompleksi, bu toprakların gençliğine şahsiyet değil, ancak zihinsel bir esaret aşılar. Kendi evindeki berrak pınarları görmezden gelip Batı’nın sığ nehirlerinden su dilenmek, bu medeniyetin evlatlarına yakışmaz. İradeyi terbiye etmek isteyen gençlik; yönünü Paris’in veya modern kişisel gelişim çılgınlığının sahte parıltılarına değil, kendi ruh köklerine, o seccadenin vakârına ve doğunun o sarsılmaz
İrade TerbiyesiEthem Bakar · Ketebe Yayınevi · 20231,243 okunma
Etkileyici bir anlatım
10/10
·120 syf.··
2026 1. kitabı
Kimi zaman yaraları neşterleyen, etkili anlatımı olan. Kimi zaman da içe kapanık insanın hassas dünyasına açılan, çarpıcı hikayeler sunan, okuyucuyu şaşırtıcı sonlarla karşılayan bir kitap. İçtenlikle tavsiye ederim.
Fazla Uzaklaşmış OlamazKevser Hattatoğlu · Şule Yayınları · 202518 okunma
10/10
·176 syf.··
2026 7. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 07 Haziran 2026 00:18
Muhammed Emin Yıldırım hoca bizler için bulunmaz bir nimet. Siyer konusundaki uçsuz bucaksız bilgisiyle her kitabında, her sohbetinde bizlere bir çok şey öğretiyor. Allah ondan razı olsun. Bu kitabında da Efendimiz’i (sav) neden, nasıl sevmeliyiz? O ashabını nasıl sevmiş ve ümmetini nasıl sevmiş? Bizler için nasıl dualar etmiş, nasıl yakarmış? bunlar anlatılıyor. “Seven sevdiğiyle beraberdir.” buyurmuş Peygamberimiz. O (sav) bizi görmeden sevmiş, bizi kevser havuzunun başında bekleyeceğini söylemiş. Nasıl sevmeyelim? Nasıl her şeyin önünde tutmayalım? O kadar güzel bir okuma oldu ki benim için anlatmaya değer kelimeler bulamıyorum. Okunması gereken bir kitap kesinlikle. Sevmeyi , bizleri çok seven Efendimiz’den öğrenmemiz gerek. Enes b. Malik’inde dediği gibi ‘amellerimiz onların ki gibi olmasa bile bu sevgimizin hatırına ahirette onlarla birlikte olmayı ümit ediyoruz.’ Yâ Rabbi! Bizleri sev, bizleri sevenlerden eyle, bizleri sevdir, bizleri sevindir. Yâ Rabbi! Umduklarımıza nail et, korktuklarımızdan emin kıl. Yâ Erhamerrâhimîn.
Din
Efendimiz'i Sahâbe Gibi SevmekMuhammed Emin Yıldırım · Siyer Yayınları · 20164,258 okunma