Tanrım, sabretmek yarattıklarına nasıl da zor geliyor, çünkü sen canlı bedenlerimizin içine sıcacık bir kalp koydun, çok derinlerimize fani ömrün kısalığının bilincinde olan bir korku ektin. Biz biliyoruz Tanrım, sonbaharın baharımıza ne kadar yakın olduğunu, ömrümüzün yazı uzun sürmüyor; bu yüzden bir sabırsızlık çalkalanır fani kanımızda, sevdiğini tutmak için bu yüzden açgözlülükle uzanır ellerimiz, geçici olana bile tez elden sevinmek ister. Zamanla yaşlanırken beklemeyi nasıl öğrenelim biz, bir gecede sönüp giderken nasıl sabredelim, nasıl yanmayalım zaman saldırgan aleviyle bizi eritirken, nasıl acele etmeyelim ölümün adımları peşimizdeyken!