kevs

kevs
@kevsokur
Bloğumu takip etmek isterseniz instagram.com/kevsokur?utm_me...
9/10
·272 syf.··
2022 23. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 21 Mayıs 2022 18:21
Oscar Wilde bir mektubunda romanın karakterlerini şöyle tanımlıyor: "Basil Hallword, ben olduğumu sandığım kişidir; Lord Henry, dünyanın ben sandığı kişidir; Dorian Gray ise ben olmak istediğim kişidir, belki başka çağda..." Oscar Wilde ile tanışma kitabım bu kitap. Dilinin açık ve sade olması okumayı hem kolaylaştırıyor hem de hikayeye daha çok bağlıyor. Güzelliğin ve gençliğin büyüsüne kapılıp ruhundan vazgeçen bir karakteri okuyoruz. Dorian, çok güzel, saf ve masum biridir kitabın başında. Portresinin güzelliğine gençliğine bakıp "o hep genç ve güzel kalacak, ben ise yaşlanacağım. keşke tam tersi olsa der ve ipler kopar. ruhunun kötülüğü, çirkinliği, yaşlılığı portrede yer bulur. Eşref saatine denk gelen bir duanın/dileğin kabul oluşu ve bir insanın hayatının nasıl değiştiğini çok iyi anladım okurken. Koşullar değişince insan nasıl da değişiyor, farklı birine, farklı bir karaktere dönüşüyor. Şaştım kaldım açıkçası okurken. Okurken Lord Henry adlı karakterin bazı sözleri mantıklı gelse de bazı sözleri irrite etti ve okurken boş yapma diyesimi getirtti. Gıcık herif. Zaten onun yüzünden Dorian bu hale geldi ya...
Edebiyat
Dorian Gray'in PortresiOscar Wilde · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202399,1bin okunma
Reklam

kevs

, bir kitap okudu
9/10
·272 syf.··
4 günde okudu
·
Okunma: 21 Mayıs 2022 18:21
·
2022 23. kitabı
Oscar Wilde
8.2/10 · 99,1bin okunma
Her mükemmel varlığın ardında da mutlaka bir trajedi vardı. Sanki en sıradan çiçeğin açması için bile dünyanın şiddetli doğum sancıları çekmesi gerekiyordu…
Sayfa 42·Kitabı okudu
Edebiyat
En basit şey bile gizlendiğinde güzelleşir. Şu an şehir dışına çıkacak olsam, evdekilere nereye gideceğimi söylemem. Söylersem zevki kaçar.
Sayfa 6·Kitabı okudu
Edebiyat
6/10
·280 syf.··
2022 22. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 17 Mayıs 2022 23:07
Bir kitap nasıl olur da hem durağan hem de akıcı olur? Okurken reading slumpa girdiğim kitabı, başladıktan 14 gün sonra bitirebildim nihayet. Bitmeyecek, yarım kalacak diye korktuğum bir kitap oldu kendisi. Dönem ve konu olarak ilgimi çeken bir kitaptı. Dönemi Kral Arthur'un ölümünden sonraki zamanlar. Saksonlar ve Britonlar arasındaki barış sağlanmış, huzur içinde yaşanan bir dönem. Başkarakterlerimiz Axl ve Beatrice, yaşlı bir çifttir. Bir gün oğullarını bulmak için evlerinden ayrılırlar. Ama şöyle bir durum var. Gerçekten oğulları var mıydı, neredeydi, oraya nasıl gidilirdi, bilmiyorlar. Evet bilmiyorlar. Bunun nedeni ise sis. Sis neredeyse her şeyi unutturuyor. Çoook geçmişte yaşanmış gibi düşündürüyor. Bu sebeple kimsenin aklı net değil. Ânı ve belki birkaç gün önceyi hatırlayabiliyorlar. Oğullarını bulma sevdasıyla yollarda heba olan yaşlı çiftimizin başına tabii ki gelmeyen iş kalmıyor. Maceradan maceraya gidiyorlar. İleriki sayfalarda sisin neden böyle bir şey yaptığını ve sisin nereden geldiğini de öğreniyoruz. Bu kısımlar heyecanlıydı. Yazardan okuduğum ilk kitaptı. Başlangıç kitabı olur mu bilemem. Birkaç kitabının öve öve bitirilemediği yorumlar okumuştum. Onlardan başlamak daha iyi olabilir (Beni Asla Bırakma, Günden Kalanlar) Ben bu eserini çok fazla övemeyeceğim açıkçası. Merlin'i, dizisini, Kral Arthur efsanesini sevdiğim için okumak istemiştim. Kitapta da o dönemde olmak ve dönemden tanıdık bir iki isim görmek beni mutlu etti. Beğendim ama dediğim gibi hem çok durağan hem de "bazı" olaylarda çok akıcı bir kitaptı.
Edebiyat
Gömülü DevKazuo Ishiguro · Yapı Kredi Yayınları · 20182,046 okunma