Tarih İçinde Bilim - James Trefil
Puan vermedi·240 syf.··
2026 44. kitabı
Amerika fizikçi James Trefil, bu eserinde insanlığın doğayı anlama çabasını basit ve keyifli bir şekilde kronolojik olarak sunuyor. Popüler bilim okuyucuları için güzel bir başlangıç kitabı. Modern bilimin seyrini karmaşık buluyorsanız, Trefil, Einstein'ı veya DNA çalışmalarını scientist olmayanlar için anlaşılabilir bir dil ve seviyede sunuyor. En önemli yanı ise bilimin öyküsünü güncel perspektif ile sunuyor olması. "Bilgi ve bilimsel yöntem; ortaya çıktığı dönemin dininden, kültüründen, siyasetinden ve geleneklerinden ayrı düşünülemez. Yazar, bilim insanlarının da birer toplum üyesi olduğunu hatırlatarak, bazı dönemlerde belirli fikirlerin "yasak" oldukları için değil, o dönemin düşünce kalıplarına uymadığı için üretilemediğini çarpıcı bir şekilde ortaya koyar."
Alıntı
Tarih İçinde BilimJames Trefil · Ketebe Kitapevi · 202113 okunma
HARRY POTTER EVRENİNE YOLCULUK
10/10
·272 syf.··
2026 20. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2026 11:29
Kitap hepimizin bildiği gibi filmlere uyarlanmış dünyaca ünlü Harry Potter evreninin ilk kitabı. Zamanında bazı maddi imkansızlıklar sebebiyle hep içimde ukde kalan bu seriyi sonunda toplu bir şekilde alıp kitaplığıma kazandırmanın mutluluğu üstümde var. İlk kitabımız Felsefe Taşı ile serimize başlamış bulunduk. Harry Potter'ın aslında kim olduğunu öğrenmesi ve büyücülük okulu olan Hogwarts'a başlamasını konu alıyor. Gayet eğlenceli ve keyifli bir dili olan kitabımız bana güzel bir etkinlik oldu. Herkese öneriyorum.
Harry Potter ve Felsefe TaşıJ. K. Rowling · Yapı Kredi Yayınları · 202065bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Ben ne okudum ya?
4/10
·344 syf.··
2026 99. kitabı
·
11 saatte okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2026 09:46
Selamlar. Freida McFadden beni ilk defa hayal kırıklığına uğrattı. Neredeyse çevrilmiş bütün kitaplarını okudum ama... ilk defedır 7 puandan aşağı bir puan veriyorum. Çünkü bu kitabı okurken çok kez ne okuduğumu sorguladım. Hafif SPOİLER var! -------------------- Öncelikle olaylara -etik olmayan olaylara- gelmeden önce söyleyeyim ki olaylardan asılı olmayarak ben bu kitabı sevemedim. Çünkü kitap hiç Freida'nın önceki kitapları gibi heyecanla ilerlemiyordu. Kitabı hep bomboş ifade ile okudum ki, bu Freida'nın kitabından beklenilicek bir şey değildi benim için. Evet ters köşeler vardı ama beni nedense o kadarda şaşırtmadı. Olayları anlatım dili falan zaten kötüydü üstüne birde öğretmen öğrenci olayı girince ben kitapdan tamamen soğudum. Tek temennim Freida'nın diğer kitaplarında böyle bir şey olmaması. Umarım ki olmaz çünki diğer kitaplarını da merak ediyorum ve okumak istiyorum. Ama en kötüsü de kitapta 1 tane öğretmen - öğrenci ilişkisi olduğunu sanırken sonda aslında 2 tane olduğunu öğrenmek. Her halde kitap da yediğim en büyük ters köşe bu oldu ya. Kitabı bitirdikden sonra bir süre de duvarı izledim. Ama sevdiğim için değil 300 sayfa ne okuduğumu sorguladığım için... Okumak isteyenlere keyifli okumalar dilerim (ne kadar keyifli olduğu tartışılır ama...)
1000Kitap
ÖğretmenFreida McFadden · Olimpos Yayınları · 20251,963 okunma
8/10
·207 syf.··
Beğendi
·
2026 48. kitabı
Kadın hikâyeleri okumayı çok seviyorum. Çünkü bir kadının hayatını okurken yalnızca bir karakteri değil; umutlarını, kırgınlıklarını, vazgeçişlerini, yeniden ayağa kalkışını ve bazen de koca bir dönemin izlerini okuyorsunuz. Bu romanda Eylem, Lale, Su ve Nazlı'nın birbirinden farklı ama bir o kadar da tanıdık hayatlarına konuk oluyoruz. Her birinin kalbinde sakladığı acılar, kayıplar, hayal kırıklıkları ve yeniden yeşeren umutlar var. Sayfalar ilerledikçe onların hikâyesini okumuyor, adeta onlarla birlikte yaşıyorsunuz. Kitabın en sevdiğim yönlerinden biri de sadece bireysel hayatlara odaklanmamasıydı. Darbe yıllarından pandemi dönemine kadar uzanan toplumsal olaylar, karakterlerin yaşamına öyle doğal bir şekilde işlenmiş ki, kendinizi bir ailenin ve bir ülkenin değişimine tanıklık ederken buluyorsunuz. Müge Acar kalemi ise oldukça zarif. Sade ama duygu yüklü anlatımı sayesinde hiçbir cümle yorucu gelmiyor. Bazı satırlarda durup düşünmek, bazı satırlarda ise boğazınızın düğümlendiğini hissetmek mümkün. Dantel, bana bir kez daha şunu hatırlattı: En güçlü insanlar, en çok yara almış ama buna rağmen sevgiden ve umuttan vazgeçmemiş olanlardır. Tıpkı bir dantel gibi... En güzel desenler, sabırla ve emekle ilmek ilmek işlenir. Kadınların iç dünyasını, aile bağlarını, dostluğu, mücadeleyi ve hayatın tüm kırılganlığına rağmen yeniden filizlenen umudu anlatan romanları seviyorsanız bu kitaba mutlaka bir şans verin. Ben severek okudum. Keyifli okumalar...
DantelMüge Acar · Eva Yayınevi · 20265 okunma
10/10
·280 syf.··
Beğendi
·
2026 47. kitabı
Bazı kitaplar vardır; bittiğinde kapağını kapatırsınız ama anlattıkları uzun süre sizinle kalır. Anlaşılmak Şifadır benim için tam da böyle bir kitaptı. Gülseren Budayıcıoğlu'nun danışan hikâyelerini anlattığı kitaplarını yıllardır severek okuyorum. O hikâyelerde insan ruhunun ne kadar derin, karmaşık ve bir o kadar da kırılgan olduğunu her defasında yeniden görmüştüm. Bu kez ise danışanlarının değil, Gülseren Hanım'ın dünyasına misafir oldum. Mert İnan'ın gerçekleştirdiği bu söyleşide; çocukluğundan gençlik yıllarına, meslek hayatından özel yaşamına kadar uzanan yaşam yolculuğunu okurken samimi bir sohbeti dinliyormuş gibi hissettim. Sayfalar ilerledikçe yalnızca onun hayatına değil, insan ruhunun en görünmez köşelerine de bir yolculuk yaptım. Çocukluğun bıraktığı izlerden ilişkilerde taşıdığımız yaralara, aşkın karmaşık dünyasından değersizlik duygusuna, depresyondan mutluluğun peşindeki arayışımıza, kadına şiddetten dijital çağın yalnızlıklarına kadar hayatın içinden pek çok konuya değiniliyor. Üstelik bunu akademik bir dille değil; sanki karşılıklı kahve içiyormuşsunuz da size içtenlikle hayatı anlatıyormuş gibi bir sıcaklıkla yapıyor. En sevdiğim yanı ise okura bir şeyler öğretmeye çalışmamasıydı. Hayatı anlatıyor, insanı anlatıyor ve gerisini sizin kalbinize bırakıyor. Belki de bu yüzden okurken sık sık satırların altını çizdim. Çünkü bazı cümleler yalnızca okunmuyor; insanın içine yerleşiyor, düşüncelerine karışıyor ve uzun süre orada kalıyor. Bazen kendime döndüm, bazen geçmişime. Bazen de çevremdeki insanları, onların kırgınlıklarını ve sessizliklerini daha iyi anlamaya çalıştım. Kitabı bitirdiğimde elimde yalnızca psikolojiye dair bilgiler değil, kendime dair küçük farkındalıklar da vardı. Ve bir kez daha anladım ki insanın en büyük ihtiyacı kusursuz olmak
Anlaşılmak ŞifadırGülseren Budayıcıoğlu · Doğan Kitap · 202638 okunma
8/10
·200 syf.··
Beğendi
·
2026 46. kitabı
Her kadının bir gün mutlaka okuması gerektiğini düşündüğüm kitaplardan biri Bu kitap sadece okunup geçilecek bir kişisel gelişim kitabı değil; içinde yer alan uygulamalar, 21 günlük çalışmalar ve farkındalık egzersizleriyle insanı kendine doğru bir yolculuğa çıkarıyor. Bana göre kitabın en güzel yanı, hayatın koşuşturması içinde unuttuğumuz kadın yanımızı, kendimize değer vermeyi ve özümüzü yeniden hatırlatmasıydı. Bir kadının hayatını dengeye alabilmesine, kendini yeniden keşfedebilmesine ve içindeki gücü fark edebilmesine katkı sağlamayı amaçlayan bir kitap. Ben bu tarz kitapları bir kere okuyup rafa kaldırmayı sevmiyorum. Zaman zaman açıp bazı bölümlerini tekrar tekrar okumak, üzerine düşünmek ve uygulamalarını hayatıma dahil etmek bana daha faydalı geliyor. Her sayfasına katılmak zorunda değilsiniz ama kendinizden mutlaka bir parça bulacağınıza inanıyorum. Kendine dönmek ve kendisi için bir adım atmak isteyen tüm kadınlara gönülden tavsiye ederim. Keyifli okumalar...
'Kadın' Olmayı HatırlamakBülent Gardiyanoğlu · Destek Yayınları · 2014923 okunma