KGBAS
Omuzlarımı yaktın. Susuyorsam dağlanan dilimden. Peygamberi mağaraya saklayan örümceğin Bir damla canıyla tek başına ördüğü koskoca ağın, Bir damla canımla seni sevişimden ne farkı var? Yansın ezbere bildiğim ellerin. Yetimin başını okşayan peygamberin Avucundan inen nur gibi, Başımı okşamayan ellerinin karanlığıdır saçlarımdaki; Yansın ezbere bildiğim ellerin, Sen cennetten inen bir nuru karanlığında öldürdün. Ben sana bir nurla da gelsem, Cennet derem kurudu artık; Yansın ezbere bildiğim ellerin. Tanırdım ya kırk yabancının içinde ellerinden seni, tanımaktan korkumdandır, O yüzden, Yansın ezbere bildiğim ellerin.
Sayfa 171 - Dokuz yayınları
Edebiyat
KGBAS
"Yanan bir ormandan sağ çıkarsın da yaktığın bir kadının teninde bulunur küllerin." Derdi bana. Ve eklerdi: Bir sadakat saplandı seninle göğsüme.
Sayfa 141
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
KGBAS
Şimdi git. Annene sarıl. Yok mu? Özür dilerim. Silaha sarıl. Pardon, fotograflarına demek istemiştim. Artık ikimizde öğrendik bence, Fotoğraflar en büyük silahtır bizim içimizde.
Sayfa 105 - Dokuz yayınları
KGBAS
Dolaplarda naftalin, mutfakta kekik kokusu, arabaların egzozundan gelen o yanık kesiği koku bileklerimde intihar klişeleri...
Sayfa 166 - Dokuz yayınları
İlişkiler