Bilindiği gibi sistem karşıtı hareketler, eşitlikçi hedeflerde ne ölçüde odaklaşmış olursa olsun, her zaman başlangıçta ya da eninde sonunda var olan hiyerarşi içinde "yukarı doğru hareketlilik"ten başka amacı bulunmayan öğeler içermiştir.
Fiilen, üretken emek (başta ücret olmak üzere) para getiren emek olarak, üretken olmayan emek ise, çok gerekli olmakla birlikte yalnızca "geçim" etkinliği olduğu ve bu nedenle başkaları tarafından el konabilecek bir "artık" üretmediği söylenen emek olarak tanımlanır olmuştur. Üretken olmayan emek, ya düpedüz metalaştırılmamış, ya da küçük (ama bu durumlarda ger çekten küçük) meta üretimi içeren emektir. Emek türleri arasındaki farklılaştırma, bu türlere bağlanmış belirli roller yaratılması yoluyla güvence altına alınmıştır. Üretken (ücretli) emek öncelikle erişkin erkeğin/babanın, ikincil bir düzeyde de hanedeki diğer (daha genç) erişkin erkeklerin işi olmuştur. Üretken olmayan (ge çime yönelik) emek ise öncelikle erişkin dişinin/ annenin ve ikincil düzeyde diğer dişilerin, artı çocukların ve yaşlıların işidir.
Bindiler de çektiler gittiler, o iyi insanlar, o dünya güzeli atlara... O yiğitler, o her birisi kaplan örneği şahinler, o ceren gibi atlara bindiler de başlarını aldılar gittiler. Bir daha, bir daha hiç gelmeyecekler. Hiç, hiç, hiç! Demirin tuncuna, insanın piçine
kaldık. Şu dünyanın yaşaması müşkül hal ilen. Bin iyiyi bir kötüye kul eden...