Ne gariptir ki insan; Tanrı'ya çığlık atarken, Şeytan'ın ona fısıldadığını bilmiyordu.
1000Kitap
İlk önce heveslerini kırıyorlar,sonra hayallerini kırıyorlar. Geri dönüp ben ne yaptım ki diye konuşuyorlar.Giden sadece hevesler değil yanlış insana verdiğin zaman ve değerdir...
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
16.06.24
Sessizce ağlıyorum, Kimsenin beni bulamıyacağı bir yerde Yalnızım, o kadar yalnızım ki Hiç tanımadığın insanların hasretini çekmekteyim Bakıyorum karşımda deniz var Dinliyorum ancak ses seda yok Üşüyorum çok durgunum Belki dolasa kollarını boynuma geçicek ama kimsecikler yok...yalnızım.. Fark edemiyorum benliğimin gittiğini ve kaybolduğunu Şöyle diyorlar; Bir insan evlerin çatısına baktığında kaybolurmuş Kaybolurmuş gökteki hislerle dost olduğunda Bütün korkularını özleyip onlarla olmak istediğinde, kaybolurmuş insan... Büyüdüğünde ise benliği gidermiş, terk edermiş onu, içindeki çocuk susarmış Neden sustuğunu sormak yasakmış Konuşmasına izin vermek ise Katiyen mümkün değil...
Duygu ve Düşünce
en millennial özelliğim techno dinlemem kesin ravelere de giderdim ben elektronik müziğin öyle alt türleri var ki mimar kemaleddin'in oğlu bile elektronik müzik üzerine master yapmış
Müzik
Bilmem kaçıncı sonbaharım bu, Bilsem ki bahar yakındır. Bilmem ki ne olacak halim, Bilsem ki aydınlık yakındır...
Şiir
SELİM GÜRBÜZER KİTAPLARI-KDY
GÜNEŞ DOĞUDAN DOĞAR Orta Asya’dan Nizam-ı Âlem’e SELİM GÜRBÜZER Uzun yıllar uğraşı sonucu oluşan Güneş Doğudan Doğar adlı eserim 2022 yılının son aylarında Kitap Yurdu Doğrudan Yayıncılıktan (KDY) okuyucuyla buluşup, yayımlanan eserim 9 ayrı bölümden oluşmakta. Ve bu eser 454 sayfa hacimlidir. Kitabın önsözünde şu ifadelere yer verdim: “Allah-ü Teâlâ ve Tekaddes Hazretlerine sonsuz hamdu senalar, Resul-i Ekrem Efendimiz (s.a.v)’e salat ve selam olsun. Eser incelendiğinde Orta Asya’dan başlayan bu kutlu yolun Balkanlar’a uzandığını, oradan da Viyana kapılarına kadar uzandığını görürüz. Orta Asya’dan başlayan bu koşunun hem maddi hem de manevi cephesini okuyucuya ilginç geleceğini umduğum bir üslup çerçevesinde dikkatinize sunmaya çalıştığım görülecektir. Tabii ki, bu uzun soluklu koşuyu bir solukta anlatmanın mümkün olmadığının idrakiyle ortaya karınca kararınca ne koyabilirsek buna da şükretmemiz gerekecektir. Hem nasıl şükretmeyelim ki, hele bilhassa tarihi süreç içerisinde Başbuğu Hakanlara ışık saçan Gönül Sultanlarının manevi tasarruf ve sohbet iklimi altında bu eseri kaleme almanın hazzını almak bile başlı başına bizim için büyük bir nimet olsa gerektir.. Bu nedenledir ki eserin hazırlanmasında yaklaşık 10 yıllık bir süre içerisinde büyük bir titizlikle defalarca gözden geçirip olgunlaştığına kanaat getirdiğim noktada 2022 yılın son ayı itibariyle vira bismillah deyip siz değerli okuyucularımın beğenisine sunmuş durumdayım. Oldu ya, şayet anlatılması gereken gözden kaçan hususlara değinmeyip ya da anlatımlarımızda sürçülisan babından hatalarımız olduysa da şimdiden okuyuculardan bizleri mazur görmelerini dilerim. Her ne kadar Orta Asya’dan Nizam-ı âleme giden yolun tarihi akış çerçevesini tam