9/10
·151 syf.··
2026 5. kitabı
·
248 günde okudu
·
Okunma: 27 Mayıs 2026 11:20
Ercan Kesal Hekimlik Sanatları kitabında kendi yaşam öyküsünün hekimlik ile ilgili kısımlarını okurla paylaşmış. Tabii polymat kişiliği gereği hocaları ve örnek aldığı hekimler kadar Tarkovski, Kieslowski, Levi Strauss dan da hekimliğe hayata ve hastaya hastalığa dair anekdotlar ile kendi mesleğinin depntolojisini ve felsefesini kendi bakış açısından yansıtıyor. Her hekim okumalı, sağlığa ve sanata ilgi duyan insanlar okumalı, belki de herkes okumalı.
Hekimlik SanatlarıErcan Kesal · İletişim Yayınları · 2023117 okunma
“+ Yani ölüm ne demek? - Kalbin kan pompalaması durur, beyne kan gitmez, hareket durur, her şey durur. Her şey biter. + Geriye ne kalır? - Bir insan ne yaşamışsa, bu onun anıları ve bıraktıklarıdır. Anılar önemlidir.” 🎞Dekalog 1 / Krzysztof Kieslowski
Reklam
Görüntü, tesadüf değildir . Anlam, tekrarın içinde belirir. Ve insan, kendi hayatının izleyicisidir. Krzysztof Kiešlowski
Özgür olmadığımızı düşünüyorum.Hep bir çeşit özgürlük için mücadele ediyoruz fakat en çok da dışsal özgürlüğün peşindeyiz; tutkularımızın ve fizyolojimizin esiriyiz. Tıpkı bin yıl önce olduğu gibi. Dünya kadar eski bir deyişe göre, özgürlük insanın içindedir. Çok doğru.
Felsefe
Amaç içimizde yatanı yakalamak, ama bunun filmini çekmenin imkanı yok. Buna sadece yaklaşabiliriz. Edebiyat için bu çok uygun bir konu. Belki de, dünyadaki tek konu. Büyük edebiyat eserleri ona yaklaşmakla kalmayıp onu tanımlamaya da çalışıyor. İçimizdekini tanımlamayı başarmış birkaç yüz kitap vardır. Camus böyle kitaplar yazmıştı. Dostoyevski de. Shakespeare bu konuda oyunlar yazmıştı. Yunanlı tiyatro yazarları, Faulkner, Kafka… Edebiyat bunu başarabiliyor ama sinema başaramıyor. Başaramıyor çünkü gerekli araçlara sahip değil. Yeterince zeki değil. Bununla birlikte yeterince muğlak da değil. Öte taraftan çok açık olduğunda bile, çok belirsiz. Örneğin, bir süt şişesini bir sahnede kullandığımda, biri çıkıp benim hiç aklımdan geçmemiş sonuçlara varıyor. Benim gözümde bir şişe süt, sadece bir şişe süttür; süt döküldüğündeyse bu süt döküldü anlamına gelir. Başka da anlamı yoktur. Bu dünyanın parçalandığı ya da sütün, annesi vakitsiz öldüğü için çocuğun içemeyeceği anne sütünü simgelediği anlamına gelmez. Benim için böyle bir anlam taşımaz. Bir şişe dökülmüş süt, bir şişe dökülmüş süttür. Ve sinema da budur.
Reklam
Reklam