killswitchy

killswitchy
@killswitchy
6 okur puanı
Eylül 2023 tarihinde katıldı
Üçüncü olarak Engels’in, Komün üzerine o… “arı demokrasi” açısından verdiği şu aşağıdaki yargıyı, Marx ve Engels’i ezbere bilen Bay Kautsky’ye büyük bir saygı ile anımsatmakta kendimi özgür göreceğim. “Bu baylar” (karşı-otoriteciler) “bir devrim görmüş müdürler yaşamlarında? Bir devrim, kuşkusuz olabilecek en otoriter şeydir. Nüfusun bir bölümünün tüfek, süngü ve top gibi, söz uygun düşerse otoriter araçları bolca kullanarak, kendi istencini nüfusun öteki bölümüne zorla dayattığı bir eylemdir bu. Yenen parti egemenliğini, silahlarının gericilerde uyandırdığı korkuya dayanarak sürdürmek zorundadır. Paris Komünü, eğer burjuvaziye karşı silahlanmış bir halkın otoritesini kullanmasaydı, bir günden çok tutunabilir miydi? Tersine, onu bu otoriteyi çok az kullanmış olmakla kınayamaz mıyız?”
Sayfa 149 - Sol Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam
ANARŞİSTLER İLE POLEMİK
Bu polemik 1873’e değin çıkar. Marx ve Engels, sosyalist bir italyan derlemesinde, “özerkçi” ve “karşıotoriteci” prudonculara karşı makaleler yayınlamışlardı ve bu makalelerin Almanca çevirileri Neue Zeit’ta ancak 1913’te yayınlandı. “… Eğer işçi sınıfının siyasal savaşımı, diye yazıyordu anarşistler ile ve onların siyaseti yadsımaları ile alay eden Marx, devrimci biçimlere bürünürse; eğer burjuvazi diktatörlüğü yerine işçiler kendi devrimci diktatörlüklerini kurarlarsa, ilkelere karşı korkunç bir suç işlemiş olurlar; çünkü günlük sefil ve kaba gereksinimlerini karşılamak için, burjuvazinin direncini kırmak için silahları bırakacak ve devleti ortadan kaldıracak yerde devlete devrimci ve geçici bir biçim vermiş olurlar…”
Sayfa 99 - Sol Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
Sherlock Holmes’un Dış Görünüşü
Haftalar geçtikçe ona olan ilgim ve hayatındaki amaçlara karşı merakım derinleşerek arttı. Kişiliği ve görünümü sıradan bir gözlemcinin dikkatini etkileyecek kadardı. Boyu 1 metre 80 santimetreden fazlaydı ve o kadar inceydi ki olduğundan daha uzun gözüküyordu. Keskin bakışlı gözleri, uyuşuk zaman aralıklarında gördüğüm kadarıyla ince, şahin görünümlü burnu yüzüne bir ihtiyat ve kararlılık ifadesi veriyordu. Çenesi de iri bir yapıya sahipti. Kararlı bir adamı damgalayacak şekilde göze batıyordu. Elleri sürekli mürekkeple boyalı ve kimyasal maddeler yüzünden lekeliydi ama yine de olağanüstü sayılabilecek, narin bir dokunuşu vardı. Onu çoğunlukla kırılabilir aletlerini değiştirirken gözlemleme fırsatı buluyordum.
Sayfa 20 - REN·Kitabı yarım bıraktı
Alıntı
Para ve Dünya Kültürü Paranın Çarpıtıcı Gücü
Benim için para aracılığıyla olan şey -karşılığını ödeyebileceğim şey (yani paranın satın alabileceği şey)- benim kendimdir, paranın sahibidir. Para gücünün büyüklüğü, benim gücümün büyüklüğüdür. Paranın özellikleri benim -para sahibi olarak benim- özelliklerim ve özsel güçlerimdir. Nitekim, benim ne olduğumu ve neye yetenekli olduğumu benim bireyselliğim belirler. Çirkinim, ama kadınların en güzelini kendim için satın alabilirim. Bundan ötürü çirkin değilim; çünkü çirkinliğin etkisi -itici, uzaklaştırıcı gücü- parayla ortadan kaldırılır. Ben, bireysel karakteristiklerime göre, topalım, ama para beni yirmi dört ayakla donatır. Topal değilimdir. Kötü, onursuz, vicdansız, aptalım; ama para ve dolayısıyla sahibi onurlandırılır. Para en yüce iyidir, dolayısıyla sahibi iyidir. Üstelik, para beni onursuz olmanın sıkıntısıdan kurtarır. Bundan ötürü onurluyumdur. Beyinsizim, ama para her şeyin gerçek beynidir. Öyleyse, sahibi nasıl beyinsiz olabilir? Ayrıca, para sahibi kendisi için zeki insanlar satın alabilir ve zeki kişi üzerinde gücü olan kişi, zekiden daha zeki değil midir? Para sayesinde insanların yapmaya can attıkları her şeyi, yapabilen ben, bütün insani yeteneklere sahip değil miyim? Bundan ötürü, param, bütün yeteneksizliklerimi kendi karşıtlarına dönüştürmez mi?
Sayfa 116 - FOL·Kitabı okudu
Alıntı
Böyle bir kitabı [Kapital] çevirmek için yazınsal Almancayı iyi bilmek yetmez. Marx günlük yaşamdaki sözleri ve eyalet diyalektlerindeki deyimleri özgürce kullanır; yeni sözcükler türetir, örneklerini her bilim dalından, imlemelerini (imalarını) bir düzine dilin edebiyatından alır, onu anlamak için, konuşulan ve de yazılan Almancanın gerçekten ustası olmak, Alman yaşamını da biraz bilmek gerekir.
Sayfa 99 - FOL·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam