Benim için para aracılığıyla olan şey -karşılığını ödeyebileceğim şey (yani paranın satın alabileceği şey)- benim kendimdir, paranın sahibidir. Para gücünün büyüklüğü, benim gücümün büyüklüğüdür. Paranın özellikleri benim -para sahibi olarak benim- özelliklerim ve özsel güçlerimdir. Nitekim, benim ne olduğumu ve neye yetenekli olduğumu benim bireyselliğim belirler. Çirkinim, ama kadınların en güzelini kendim için satın alabilirim. Bundan ötürü çirkin değilim; çünkü çirkinliğin etkisi -itici, uzaklaştırıcı gücü- parayla ortadan kaldırılır. Ben, bireysel karakteristiklerime göre, topalım, ama para beni yirmi dört ayakla donatır. Topal değilimdir. Kötü, onursuz, vicdansız, aptalım; ama para ve dolayısıyla sahibi onurlandırılır. Para en yüce iyidir, dolayısıyla sahibi iyidir. Üstelik, para beni onursuz olmanın sıkıntısıdan kurtarır. Bundan ötürü onurluyumdur. Beyinsizim, ama para her şeyin gerçek beynidir. Öyleyse, sahibi nasıl beyinsiz olabilir? Ayrıca, para sahibi kendisi için zeki insanlar satın alabilir ve zeki kişi üzerinde gücü olan kişi, zekiden daha zeki değil midir? Para sayesinde insanların yapmaya can attıkları her şeyi, yapabilen ben, bütün insani yeteneklere sahip değil miyim? Bundan ötürü, param, bütün yeteneksizliklerimi kendi karşıtlarına dönüştürmez mi?