10/10
·72 syf.··
Beğendi
·
2026 34. kitabı
Yine küçük yetişkin kitabı ve tek kelime ile milli duyguları besleyen ve evlatlarımızın bu duyguları anlamasını sade bir dille tanımlayan bir kitap. Tek kelime ile harika bence yetişkin lerde okumalı. Bayrak sevgisi vatan sevgisi bu kadar güzel sade ve akıcı anlatılamazdı. Okurken duygulanmamak mümkün değil. Vatanım ve bayrağım olduğu için Rabbim e binlerce şükürler olsun. Ne mutlu Türk'üm diyene...
Bayrak Kimde Kaldı?Betül Güler Daştan · Aile Çocuk Yayınları · 20251 okunma
10/10
·724 syf.··
2026 44. kitabı
·
156 günde okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2026 15:32
Tutunamayanlar’ı ikinci kez bitirdim. İlk okuyuşumun üzerinden yıllar geçti. O zamanlar yirmili yaşlarımın başındaydım. Şimdi ise otuz yaşıma yaklaşırken tekrar okudum. Ve dürüst olmak gerekirse aynı kitabı okumadım. Çünkü kitabın kendisi aynı kalsa da onu okuyan kişi aynı değildi. İlk okuduğumda zorlanmıştım. Karmaşık gelmişti. Uzun cümleler, bitmek bilmeyen düşünceler, kimin konuştuğu belli olmayan bölümler… Daha çok kitabın yapısıyla uğraşmıştım. Bu kez yapıya değil insanlara takıldım. Daha doğrusu Selim’e. Selim Işık hakkında ne hissettiğimi hâlâ tam olarak açıklayamıyorum. Çünkü bir noktada onu anladım, bir noktada ona kızdım. Bazen ona sarılmak istedim, bazen de omuzlarından tutup sarsmak. Ağzının üstüne bir tane çarpıp ne yapıyorsun sen diye bağırmak. Bazı bölümlerde onun acısını hissettim, bazı bölümlerde kendine ve çevresindekilere yaptığı haksızlıklara öfkelendim. Kabul ediyorum birazcık toksik bir karakter selim. Ama onu bu kadar gerçek yapan şey de bu bence. Çünkü Selim sadece anlaşılmamış bir insan değil. Aynı zamanda anlaşılmayı zorlaştıran biri. Sadece toplumun dışına itilmiş biri değil; bazen kendi kendini de dışarıda bırakan biri. İnsanları eleştiriyor ama kendisine de hiç merhamet göstermiyor. Kendine karşı öylesine acımasız ki bir süre sonra insan onun bu haline üzülmekle kızmak arasında gidip geliyor. Üzülsem mi kızsam mı şaşırdım. Kitap boyunca birçok kez Haklısın Selim dedim.Bir o kadar da Ama bunu kendine sen yapıyorsun. Hakediyorsun dedim. Belki de bu yüzden sadece Selim’i sevdim demek doğru olmaz. Onu sevmek bir yana daha çok hissettim. Sanki gerçek hayatımda var olan bir tanıdığım bir arkadaşım gibiydi. O yüzden Selim’i kaybetmenin hüznü bu kadar ağır çöktü üstüme.. Romanın merkezinde Selim var gibi görünse de aslında benim için kitabın asıl
TutunamayanlarOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202474,9bin okunma
Reklam
Dizisinin adı the name of the rose(2019 yapımı olan)
Puan vermedi·736 syf.··
2026 7. kitabı
Orta Çağ’da bir manastırda geçen gizemli cinayetleri anlatıldığı bir roman. Baş karakterler William Baskerville ve öğrencisi Adso , manastırda yaşanan ölümleri araştırırken aynı zamanda büyük bir kütüphanede saklanan yasak bilgilerin peşine düşer. Kitap sadece bir polisiye değil aynı zamanda bilgi, din, güç ve sansür gibi konuları da işler. Özellikle “bilginin kimde olması gerektiği” ve “gerçeğe ulaşmanın zorluğu” üzerinde durur. Genel olarak kitap, hem gizemli bir hikâye anlatıyor hem de okura düşünsel olarak derin mesajlar veriyor.Ancak dili zaman zaman ağır ve detaylı olduğu için okurken zaman zaman akıştan kopabilir sıkılabilirsiniz ben bunu önlemek için dizisini de konuyu okudukça bölüm bölüm izleyerek ilerledim ancak öyle bitirdim siz de bırakmayı düşündüğünüzde aynısını yapabilirsiniz.;)
Gülün AdıUmberto Eco · Can Yayınları · 202015,9bin okunma
Puan vermedi·424 syf.··
2026 78. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 31 Mayıs 2026 00:00
Kimse masum değil, kimse sadece kurban da değil! •Hamdi Koç, Zarar Vereceksin ile okuru konfor alanından çıkarıyor. Bu roman ne sadece bir intikam hikâyesi ne de klasik bir suç anlatısı… Asıl mesele, gücün kimde olduğu, kimin kimi yönettiği ve en önemlisi insanın kendi içindeki karanlıkla nasıl baş ettiği. •Hikâyenin merkezinde Mesut Akarsu var. Onu takip ederken aslında bireysel bir yolculuğu değil, çok daha büyük bir yapıyı izliyorsun. Karadeniz’den başlayıp Ankara ve İstanbul’a uzanan bu hat, sadece mekânsal bir hareket değil; kirli ilişkilerin, çıkar ağlarının ve görünmeyen güç dengelerinin katman katman açılması gibi ilerliyor. Mesut’un yaşadığı kırılmalar, onu bir “kahraman”a değil, giderek daha belirsiz bir noktaya sürüklüyor. •Romanın en güçlü tarafı iyi ve kötü ayrımını bilinçli şekilde bulanık bırakması. Hiçbir karakteri net bir yere koyamıyorsun. Herkesin kendince bir haklılığı var ama aynı zamanda karanlık bir tarafı da. Bu gri alan, hikâyeyi sadece olay örgüsü olmaktan çıkarıp sürekli sorgulatan bir yapıya dönüştürüyor: Zarar veren kim, zarar gören kim? •Hamdi Koç’un dili burada da oldukça keskin ve yer yer alaycı bir tona sahip. Diyaloglar doğal ama sert, atmosfer ise giderek ağırlaşan bir baskı hissi yaratıyor. Roman ilerledikçe olaylardan çok, o atmosferin yarattığı huzursuzluk kalıyor akılda. •Bu yüzden Zarar Vereceksin, kolay akan bir hikâye değil. Daha çok içine girdikçe seni de kendi sorgusuna çeken, kapattıktan sonra bile zihninde kalmaya devam eden bir roman. Kime öneririm? •Karanlık atmosferli, suç ve güç ilişkilerini sevenlere. •Polisiye gibi görünse de aslında sistemin ve insanın iç yüzüne odaklanan, karakterlerin gri bölgede kaldığı hikâyeleri okumayı sevenlere kesinlikle tavsiyemdir.
1000Kitap
Zarar VereceksinHamdi Koç · Doğan Kitap · 202630 okunma
Puan vermedi·440 syf.··
2026 7. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2026 23:42
Kitap bazen çok iyi aksiyon alıyor bazen duraksıyor, sıkıyor, tekrarlıyor. Bir sürükleyici bir durağan. Gel git şeklinde okudum. Yaklaşma kaçınma hakindeSürekli annenin, anneannenin, E’nin , Şehnaz’ın geçmişine bir dönüş var. Tekrar tekrar. Her karakteri ayrı ayrı tanıyıp ya da ara ara tanıyıp olayda kaybolmak isterdim. Biraz ilerliyoruz haydi bir daha bir geçmişe gidiyoruz. Konu olarak da bu geçmiş travmaları senaristlere, yazarlara iyi malzeme çıkarttı. Artı aile dizimi. Herkeste bir travma. sanırsın travması olmayan harika bir hayattan geliyor. Kimde yok ki? Aileden olmasa toplumdan travmatize olur birey şu dönemde. Gidin tedavinizi olun kardeşim. Her yaptığınız eylemin ardında atalarınızdan gelen karmalar yok biraz da iğneyi kendinize batırın. Annem böylemiş, anneannem şöyleymiş, demek ki ben de bu yüzden şöyle davranıyorum ,”Gitgide anneme benziyorum afitap” halleri … Bazı yorumlarda bilinç akışı kullanıldığı yazıyor. Monolog düşünmek bilinç akışı olmuyor o nereden çıktı onu da anlamadım. Ha bir de : Fiilimsilerle ne kadar uzun cümle kurulur, sorusuna bolca örnek var Kitap okunur, benim konu itibariyle bir bıkkınlığım var sadece. Keyifli okumalar
Annemin Uyurgezer GeceleriAyfer Tunç · Can Yayınları · 20267bin okunma
1/10
·272 syf.··
2026 17. kitabı
·
33 saatte okudu
·
Okunma: 25 Mayıs 2026 21:52
Zaman ve para kaybı.Ne korku hikayesi var içinde ne başka bir şey! Kesinlikle arka kapak yazısına inanmayın.Okudum okudum bekliyorum hiç bir ilerleme yok zaten farklı hikayeler var yani ne alaka korkuyla bu kitap?Keşke buradan bakıp alsaydım boşa gitmiş zaman ve para …
Sıra KimdeGeorge Woods · Kalipso Yayınları · 2012229 okunma
Reklam
Reklam