"Ne azap, ne sitem bu yalnızlıktan Kime ne, aşılmaz duvar bendedir."
Alıntı
İstemeden büyümüş bir ağaçtan bahsediyorum. İstemeye istemeye büyüyen ağaçlardan.
Dostluğuyla yanımda olanı da, düşmanlığıyla arkamda kalanı da o belirliyor. Ben sadece seyrediyorum… Ben kimde ne kadarsam, onlar da bende işte o kadarlar diyorum. Eksilen eksiliyor, kalan kalıyor… Ve insan, en çok da zamanla öğreniyor kime ne kadar yer vereceğini. ~
Sar beni, üşüyorum... (Öykü)
Eskiden çok seviyordum o şiiri. Şimdi daha çok seviyorum. Vallahi üstümü başımı yırtacağım, avazım çıktığı kadar bağıracam. Bağırmak istiyorum çünkü. Öyle normal bağırmak değil. Mahalleye anons
Başkalarını suçlamak yerine, içimdeki uçuruma bakıyorum artık. Ne attım aşağıya, neyi feda ettim, ne kaybettim de kocaman bir boşluk yarattım yaşamımda diye bakıyorum. İnsan bütün sorularının cevabını içindeki kuyudan alabiliyor aslında. Kimseyle bir hesabım kalmadı artık. Canım yandıkça ya da hayal kırıklığına uğradığımda koşup geliyorum içimdeki kuyunun başına. "Kimin canını yaktım?" diye soruyorum ona. "Kime ne haksızlık ettim de benim canım yanıyor şimdi?"
Halil Cibran
Halil Cibran
1000Kitap
Kadardan kederen
Hayatın kıvrımsız dağlarında Umutsuzluğun acısında Yan bir kader dağında İstanbul'un mahşer adasında Hiç gitmedim, anlamadım etmedim Yalnızlık mertebesini bildim Ne kadar da saçma şeyler eyledim Ah uzun uzun yağmurun sesi Kulaklarının mevsimi Gelme artık neye yarar Gitme artık kime bakar Yine boş sözler, anlamsız kifayetler Aldırma bana gönlüm Aldırma saçmalalıklarıma Bu şiir olmayan şiire Saçmalıklar abidesine...
Şiir