Yorgunum. Bu hayat yoruyor beni.
Ve buraya bir umut kırıntısı bırakmak istiyorum. Zamanın tüm yorgunluklarına tüm acımasızlığına inat bir umut kırıntısı bırakmak istiyorum. Herkesin birbirini kandırdığı, aldattığı, çıkarı için birbirini yediği bu dünyada seni bulmak istiyorum. Bu dünyanın tüm meşguliyetlerinden kaçarak sadece gözlerinin içine bakıp bu dünyanın bize ait olmadığını haykırmak istiyorum. Şu an nerdesin, ne yapıyorsun bilmiyorum. Ama eminim sen de kaçmak istiyorsun bu yozlaşmış dünyadan, sen de bırakıp gitmek istiyorsun her şeyi. Kalabalıklardan uzaklaşmak, sadece bir gönle gönlünü yaslayıp huzur bulmak istiyorsun biliyorum.
Artık sıkılıyorum ben her cümle de geçen aşk kelimesinden. Sıkılıyorum anlamı bilmeyen insanların kapıldığı her duyguya aşk demesinden. Aşk kelimesinin kirletilmesinden ağızda çiğnenmesinden sıkılıyorum. Bir insan aşıkken neden başka şeyler düşünür hiç anlam veremiyorum oysa ben. Bir insan aşıkken neden gelecek kaygısı taşır neden vazgeçemez bu dünyanın meşguliyetlerinden. Biliyorum, aşk bu değil sen de biliyorsun aşk bu değil. Bu dünya aşkı kirletti. Bu dünyanın insanları bu dünyanın meşguliyetlerine kapılıp sevmeyi unuttu, aşkı unuttu. Şu an nerdesin ne yapıyorsun bilmiyorum ama tüm bunlara rağmen bir gün karşılaşırsak seninle, bir gün gönül gönüle verirsek, gözlerin içine bakıp tek bir şey söylemek istiyorum.
‘’Çocuksun Sen ve bu dünya bize göre değil.’’
Ahmet Culum 🕯