Ervâ

Ervâ

, bir kitap okudu
Puan vermedi·112 syf.·
16 günde okudu
·
2026 9. kitabı
Turgut Uyar
7.2/10 · 38,9bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Dünyanın dışına atılmış bir adımdın sen Ömrümüzse karşılıksız sorulardı hepsi bu Şu samanyolu hani avuçlarından dökülen Kum taneleri var ya onlardan birindeyim Yeni bir yolculuğa çıkıyorum kar yağıyor Bir aşk tipiye tutuluyor daha ilk dönemeçte Çocuksun sen sesindeki tipiye tutulduğum Dönüşen ve suya dönüşen sorular soruyorsun Sesin bir çağlayan olup dolduruyor uçurumlarımı Kötü bir anlatıcıyım oysa ben ve ne zaman Birisi adres sorsa önce silaha davranıyorum Kekemeyim en az kasabalı aşklar kadar mahçup Ve üzgün kentler arıyorum ayrılıklar için Bir yanlışlığım bu dünyada en az senin kadar Ve sen kendi küllerini savuruyorsun dağa taşa Bir daha doğmamak için doğmak diyorsun Ölümlülerin işi bir de mutlu olanların Onların hep bir öyküsü olur ve yaşarlar Bırakıp gidemezler alıştıkları ne varsa Çocuksun sen her ayrılıkta imlası bozulan Susan bir çocuktan daha büyük bir tehdit Ne olabilir, sorumun karşılığını bilmiyor kimse Kötü bir anlatıcıyım oysa ben ve ne zaman Bir kaza olsa adı aşk oluyor artık Aşksa dünyanın çoktan unuttuğu bir tansık Seni bekliyorum orda, o kirlenen ütopyada Kirpiklerime düşüyorsun bir çiy damlası olarak Yumuyorum gözlerimi gözkapaklarımın içindesin Sonsuz bir uykuya dalıyorum sonra ve sen Hiç büyümüyorsun artık iyi ki büyümüyorsun
Yorgunum. Bu hayat yoruyor beni. Ve buraya bir umut kırıntısı bırakmak istiyorum. Zamanın tüm yorgunluklarına tüm acımasızlığına inat bir umut kırıntısı bırakmak istiyorum. Herkesin birbirini kandırdığı, aldattığı, çıkarı için birbirini yediği bu dünyada seni bulmak istiyorum. Bu dünyanın tüm meşguliyetlerinden kaçarak sadece gözlerinin içine bakıp bu dünyanın bize ait olmadığını haykırmak istiyorum. Şu an nerdesin, ne yapıyorsun bilmiyorum. Ama eminim sen de kaçmak istiyorsun bu yozlaşmış dünyadan, sen de bırakıp gitmek istiyorsun her şeyi. Kalabalıklardan uzaklaşmak, sadece bir gönle gönlünü yaslayıp huzur bulmak istiyorsun biliyorum. Artık sıkılıyorum ben her cümle de geçen aşk kelimesinden. Sıkılıyorum anlamı bilmeyen insanların kapıldığı her duyguya aşk demesinden. Aşk kelimesinin kirletilmesinden ağızda çiğnenmesinden sıkılıyorum. Bir insan aşıkken neden başka şeyler düşünür hiç anlam veremiyorum oysa ben. Bir insan aşıkken neden gelecek kaygısı taşır neden vazgeçemez bu dünyanın meşguliyetlerinden. Biliyorum, aşk bu değil sen de biliyorsun aşk bu değil. Bu dünya aşkı kirletti. Bu dünyanın insanları bu dünyanın meşguliyetlerine kapılıp sevmeyi unuttu, aşkı unuttu. Şu an nerdesin ne yapıyorsun bilmiyorum ama tüm bunlara rağmen bir gün karşılaşırsak seninle, bir gün gönül gönüle verirsek, gözlerin içine bakıp tek bir şey söylemek istiyorum. ‘’Çocuksun Sen ve bu dünya bize göre değil.’’ Ahmet Culum 🕯
Öyle hüzünlü yüzler, öyle yalnız kalpler, öyle ıssız ruhlar yaratmışsın ve onları öyle güzel, öyle eşsiz hikayelerle, öyle büyük şiirlerle donatmışsın ki Allah'ım onlardan birine rastlayınca insan sokakta, Senin de onunla, o an ve oralarda, işte o kadar yakın, ama sınırsız, sûretsiz, süresiz ve yersiz yurtsuz olduğunu hemen hissediveriyor yürek... Cahit Koytak 🌹
Şükürler olsun, şükürler ve kitaplar dolusu övgüler Sana! Son yıllarda şairlerle, delilerle ve âşıklarla doldurdun çünkü içimi, Hem öyle üç beş değil, kırk şair kırk deli ve kırk âşık… ve ben böyle yetmişine merdiven dayamışken üstelik, Yani kuğularımı, hüthütlerimi çıkaramadan daha Şiirin ve hikmetin dağlarında, Simurgu aramaya. Cahit Koytak 🌙🕊