Zaman koşuyor—ben mi gidiyorum,
yoksa zamanı ben mi koşturuyorum?
Bedenim hızlıca gidiyor,
ruhumun arkada kaldığını fark etmiyor.
Bir karınca görüyorum, sakince yürürken.
Bir kuş duyuyorum, melodiyle öterken.
Hızlıca değil, sakince görüyorum.
İzliyorum.
Hissediyorum.
“Sende sakinleş,” diyor.
Kalbim yavaşlıyor, bedenim sakinleşiyor.
Ve ben
şimdi yaşıyorum.
Sakince.
Sanatı anlamak,
edebiyatı yaşamak, hayatı yorumlamak demekse, yapmamız gereken şey bellidir: Okumanın içinden asla çıkmamak.
Çünkü edebiyat, bizi biz yapan her şeyin sesidir