Ama yalnız bir yaşamda, bir başka ruhun sizinkinin yanına damladığı ender anlar vardır, yıldızların senede bir defa yeryüzüne sürünüp geçmesi gibi. Daidalos da benim için öyle bir takımyıldızdı.
Senelerim böyle geçti işte. Bütün o süre boyunca kabuğumu kırmayı beklediğimi söylemek isterdim ama korkarım zamanın sonuna dek bütün o kör acılardan başka bir şey olmayacağına inanarak akıntıyla sürüklenip durdum.
Yaşamda hiçbir şey var olduğu halinde kalmaz. Tohumlar filizlenir. Çocuklar büyür. Alevler söner. Yalanlar eskir. Etrafına dolanan kollar kesilir atılır. O büyüyen fidan ağaç olur, gölgesinde dinlenilir. Odun olur ateşinde ısınılır. Kül olur, unutulur. Hiçbir his sonsuza kadar onu hissettiğin ilk andaki gibi kalmaz. Kalbimizi kırıp döken o duygular da en başında kalbimizi attıranlar değil miydi?