tezer özlü☆

tezer özlü☆
pin.it/2UdEL0hFL ༘˚⋆𐙚。⋆𖦹.✧˚ kin’in yas’ından eser kalmaz bu gidişle.
Yalnızları düşünürken,gidenleri,gelenleri, bölünenleri,ölenleri,doğanları,büyüyenleri, yaşamak isteyenleri,yaşamak istemeyenleri özlerken,severken,sevilirken,sevişirken,hep yalnız değil miyiz.
Reklam
Yaşamın daha doğrusu yaşamın ortasında, tüm özlemlerimin doyumsuz kaldığını nasıl da algılıyorum. Ama artık yorulmaksızın aramak yok. Aranan yaşantılar arandı. Yaşandı. Bir kısmı gömüldü. Yeniden toprak oldu. Canlılıklarını duyduğum birlikte bölüştüğüm birtakım insanlar gitti. Onlar adına, onları da özlemek, onlar için için özlemek, onlar için de sevmek. İnsan yaşamının mutlak en önemli olgusu sevilen bir insanı özlemek, istemek. Onun yanındayken de özlemek, istemek. Oysa yaşam genellikle insanın bir başına kalması.
Ama sen. Senin için her beraberlik ayrılış, her ayrılış beraberlik, sevgi sevgisizlik, duyum duyumsuzluğun başladığı an. Birisinin teniyle yanyana olmak, kendi varoluşumu unutmak mı. Ya da daha derin algılamak mı. Kendi var oluşum. Her var oluş kendisiyle birlikte ölümü getirmiyor mu.
Belki kendilerine yaşamı kanıtlamaya gerek duymayan insanlar, sevgileri de derinliğine duymadan, acıya dönüştürmeden yaşayıp gidiyorlar.Ya da sevgiyi sevgi, beraberliği beraberlik, ayrılığı ayrılık, yaşamı yaşam, ölümü ölüm olarak yaşıyorlar.Oysa yaşam ölümle, ölüm yaşamla tanımlı.
Her sevginin başlangıcı ve süreci, o sevginin bitişinin getireceği boşluk ve yalnızlık ile dolu. Belirsizlikler arasında belirlemeye çalıştığımız yaşam gibi.Sevgi isteği, kendi kendine yaşamı kanıtlama dileği kadar büyük.
Reklam