dila

Sadece çağının çocuklarına değil, kimseye benzemiyor. Nedeni bir tane. Her şeyin, içinde her gün büyüyen sonsuzluğun nedeni bir tane. O da yaşadığı hayata uzaktan bakabilme yeteneği. Kişinin öncelikle kendine uzaktan bakmasıyla başlayan daha sonra bütün hayatına, dostlarına yayarak keskinleştirdiği uzaktan seyredebilme yeteneği. Zaman içinde normal bir insanın yapması gerekenlere, bunları yaparken itaat etmesi gereken toplumsal, ahlaki ve yasal kurallara uzaktan bakabilme yeteneği. Ve Kayra içinde keşfettiği bu yetenekle kendini, sihirbazın numaralarının gerçek yüzlerini bilen ve eğlenemeyen bir çocuk gibi hissediyor. Onu güldürmeye çalışan palyaçonun makyajının altındaki acıları fark edebildiğinden gülemeyen bir çocuğa benziyor...Hayatın kulislerinde gezdiği için sahneden nefret eden biri gibi. Uzaktan bakabilmek olup bitenlere onu yaşayan değil, var olan değil, gören ve iğrenen haline getiriyor. Belli bir süre sonra iğrenmenin yerini duygusuzluk be kayıtsızlık alıyor. Dünya üzerinde oynanan gündelik hayat oyununun kurallarını, onlara uymayacak kadar iyi tanıyor.
Sayfa 319·Kitabı okudu
Reklam
Gözlüğümü taktım. Havanın kararmasına yarım saatten az kaldığını biliyordum. Ama dünya, üzerine benzin dökülmüş ve gümüş bir Zippo'yla yakılmış kadar gözümü alıyordu...
Sayfa 324·Kitabı okudu
Dünyayla mesafeli bir dostluk kurmak zorunda kaldım. Çünkü kuşkulandım bana verdiği hediyelerden. Her şeyden! Kendimi kaybettim. Buldum. Umut adındaki bir teknede bir hafta kaldım. Ne dövmelerim silindi, ne de zihnim ölmekten vazgeçti...
Palmiye tarlalarının arasında ilerlerken, güneş yükselmeye başlamış ve ensemizi kendisine mesken tutmuştu. Ve üç silahlı köylü çocuğu ile ben, Orta Afrika'nın en büyük gangsterlerinden birini soymaya değil de, pikniğe gidiyormuşuz gibi şarkılar söylüyorduk. İnsanın en zor, en acılı anında bile gülebilmesinin, birkaç kelime de olsa şarkı mırıldanmasının mümkün olması o kadar garip ki...
Sayfa 289·Kitabı okudu
Her şeyin durduğu an. O kadar duracaktı ki dünya, varlığını fark edemeyecektim. Denizin kumuna karışıp hareketsiz kalan balıklar gibi. Kendimi durduracaktım. İnsanların, hiç yaşamamış olduğumu fark etmeleri için. O kadar duracaktım ki, ölecektim...
Sayfa 276·Kitabı okudu