Kır atlı baskın :~)
Yaşasın millet !Yaşasın ordu !Yaşasın asker!...Enver 'in kır atı Bab-ı Ali 'nin bahçesine girmişti bile . .
Sayfa 377 - YKY·Kitabı okudu
Çin kaynaklarında adı Ye-hey Die-ır olarak geçen Müslüman mimar ve yardımcıları 1267 yılında Kubilay'ın yeni başkentini yapmaya baş­ladılar. Kent dikdörtgen biçimde olacaktı, çevresinde 28.600 metrelik dolgu topraktan sur bulunacaktı.90 Bu dış surun içinde iki iç sur bu­lunacaktı ve bunlar da İmparatorluk Kenti'yle Kubilay'ın yaşadığı yeri ve sarayları çevirecekti. Tamamlandığı zaman İmparatorluk Kenti'nin surları Kubilay'ı ve maiyetini iç surların içinde yaşayan devlet adam­larından da, dış surlarla çevrili olan Çinlilerden ve Orta Asyalılardan da ayıracaktı. Gav-lianğ, Cin-şuği ve Tonğ-hui ırmakları kentin içinden kıvrılıyordu ve "daha önceki başkentlerin hepsinden daha çok" suyu İmparatorluk Kenti'ne taşıyorlardı.91 Kent, kuzey-güney ve doğu-batı eksenlerinde simetrikti. On bir kapıdan giren yolları iç kente uzanıyor­du.92 Caddeler o kadar genişti ki, "dokuz atlı yan yana dörtnala gidebi­liyordu."93 Güneydeki, batıdaki ve doğudaki üç ve kuzeydeki iki kapı­da, tehlikeli bir durumda önceden uyarıda bulunabilecek üç katlı kuleler vardı. Doğu surlarının yakınında Kubilay'ın İranlı yıldızbilimcileri için yapılmış gözlemevi bulunuyordu.94 İmparatorluk Kenti içindeki yaban­cı elçileri ağırlama salonu, kağanın ikametgahı, eşleriyle cariyelerinin yaşadığı bölümler, ambarlar, genç veliahtların eğitildiği Bilginler Evi (Çince Şüe-şi Yüan) ile diğer kamu binaları, Tanğ Hanedanı ve önceki dönemlerle belirgin benzerlik gösteriyordu. Geleneksel Çin başkentleri­nin bir başka ortak özelliğine uygun olarak, en önemlisi Bey-hay Parkı olmak üzere, İmparatorluk Kenti'ni çaprazlama kesen göller, bahçeler ve köprüler vardı. Yine de bazı binalarda Moğol etkisi görülüyordu. Örneğin Kubilay'ın odasındaki kakım kürklerden perde ve paravanlar, Moğolların avcılı­ğını ve kır yaşamını
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Kubilay, ülkeyi yönetmek için Konfüçyüsçü Çinlileri kazanması ge­rektiğinin farkındaydı. Bu desteği elde etmek için attığı adımlardan biri, başkentini Kuzey Çin'e kaydırmak oldu. Çin kaynakları bu yeni baş­kentin yapılmasını danışmanı Liu Binğ-conğ'a bağlarlar. Bu kaynak­lara göre, kentin yerleşim planı, Cov-li adıyla bilinen eski bir metinde tanımlanan ideal başkente bağlı olarak yapılmıştı. Liu'yu bu planın ar­kasındaki yaratıcı güç olarak, Kubilay'ı da basitçe bu plana icazet veren hükümdar olarak betimlerler. Ancak, Kubilay'ın başkentini toprakların­daki en kalabalık ve tartışmasız en hızlı gelişen bölgeye yapmasının öne­mini kendi kendine fark edemeyeceğini düşünmek pek de akla yatkın değildir. Elbette bunun altında yatan simgesel anlamın farkındaydı ve bunun için Çinli danışmanına pek ihtiyacı varmış gibi de görünmüyor. Kubilay, 1266 yılında bugünkü Pekin yakınlarında bir başkent yapıl­masını buyurdu. Çinliler kente ilk olarak, Cin Hanedanı döneminde Conğ-du (merkez başkent) adını vermişlerdi, 1272 yılından sonra Çinli­ler tarafından Ta-tu (büyük başkent), Türkler tarafından Hanbalık, Mo­ğollar tarafından da Daydu adıyla anıldı. Yeni kurulacak Çin kentle­rinin yeri aslında toprak falı (Fıng-şui) yöntemiyle belirlenirdi. Ancak Conğ-du kenti zaten kurulmuş durumdaydı ve yeni kent, Cin Hanedanı başkentinin hemen kuzeydoğusunda olacaktı. Ayrıca, çoğu Çin kentinin kuruluşundan farklı olarak, bu yeni kenti kurmak için yabancı ustalar tutuldu. 85 Hatta projenin başında bile bir Müslüman vardı. 86 Yine de kentin genel duygusu Çinliydi ve planlayanlar binaların çoğu için Çin mimari tarzını seçtiler. Kubilay, gelenekçi Çinli bilginlerin ve Konfüç­yüsçülerin, Ta-tu'yu, onun çabalarının bir simgesi olarak görmelerini istiyordu. Başkenti için yerli Çinli hanedanların