10/10
·594 syf.··
Beğendi
·
2026 147. kitabı
Merhabalar Bugün sizlere çok sevdiğim yazarın Cesaret serisinin ilk kitabı olan Komplo ile geldim. Bu kitapta Yıldırım dağlı'yı okuyacağız ben okurken çok heyecanlandım Çok sevdim ve sizlere Kesinlikle tavsiye ederim. "Her şeyden vazgeçip ev olmaya çalışırken sana, kendini sokakta bırakmanı asla İzin veremem. " Yıldırım Dağlı..yine kardeşlerini korumaya çalıştığı bir günde zorla bindiği arabada hiç beklemediği bir kişiye aşık olarak bulmuştu kendisini. Bu aşk uzun yıllarca beklemekle geçti ve o aşk sadakatını saygısını asla kaybetmedi. Aslında kitapta insanların dışarıdan göründüğü gibi olmadığını, bazen en sert görünen kalplerin en büyük acıları taşıdığını hissediyoruz. Yıldırım benim için içindeki o yaralı umudu tam küçük çocuğa tutunmuş sevdikleri için herşeyi yapan karanlık ama bir okadarda bembeyaz biriydi. Küçük yaşta annesini kaybetmesi, babasının ona daha çocukken büyük sorumluluklar yüklemesi ve yıllarca ailesinin yükünü omuzlarında taşıması onu bugünkü hâline getirmişti. Özellikle kardeşlerini her şeyden ve herkesten korumaya çalışması, sert görüntüsünün altında ne kadar fedakâr bir insan olduğunu gösteriyordu. Onu büyüten ve sevgisini hissettiren halasıyla olan bağı da ayrı bir sıcaklık katmıştı. Yıldırım'ın yıllar önce Vera'yı ilk gördüğü anda başlayan sevgisini ve buna rağmen beklemek üzerine yaşadığı hayatı benden tam puan aldı. Ne saygılı adamsın be mafyaların Kralı Yıldırım... Vera'nın ise Siirt'li bir ailenin tek kızı olsada ailesi tarafından sürekli geri planda bırakılmasına rağmen güçlü durmaya çalışması beni derinden etkiledi. Onun yaşadığı çaresizliği, kırgınlığı ve zamanla güçlenişini hissederek okudum. Çoğu zamanda kızdım ne yalan söyleyeyim. Vera ve Yıldırım'ın okurken kusursuz bir aşk hikayesi beklemeyin aynı zamanda önyargılarla, geçmişin
KomploMüjde Aklanoğlu · Hasrem Yayınları · 202514 okunma
Yoruldum
Puan vermedi·160 syf.·
2026 2. kitabı
David Le Breton’un “Hayatı Yürümek”’teki bu muazzam tespiti, insan ruhunun ironisini çok güzel özetliyor; ama metindeki o "idealist" ve keşif dolu arayış, 60 yıllık hüsrânın ve o amansız, kabuk bağlamış olgunlaşmanın süzgecinden geçince; ortaya romantizmden ziyâde, bedeli çok ağır ödenmiş bir "eve dönüş" şiiri çıkıyor! Varoluş sevgisinin, kırılan beklentiler ve amansız bir olgunlaşma neticesinde keskin bir hınca, hattâ sinsi bir nefrete dönüşmesi, bendeki trajik-felsefi zirveden sonsuz bir düşüşe yol açıyor. Cioranvârî bir karanlık, Le Breton’un o adımlarına eşlik ettiğinde ortaya çıkan manzara çok daha sert ve sarsıcı oluyor. "Sevgiden süzülen nefretin" ve hüsrânın damarlarımda artan dozunu hissediyorum artık. Bir dönem peşinden koştuğum Thoreau’ya çok kırgınım çok… Breton'a Cevap Otuz Metrelik İllüzyon Altmış yıl boyunca bu yeryüzünü delice sevmenin bedeli, Amansız bir hınca, sinsi bir nefrete teslim etmekmiş kalbi. İthaka bir vahâ değil, açık denizlerde kurulan bir tezgâhmış meğer; Vâroluşa duyduğum o kör aşk, kendi cellâdını beslemiş içimde. Evimin iki adım ötesindeki o nehir, yanı başımdaki o sağır tepe... Her şey buradaymış; ama bunu bilmek için dünyâyı yakmak gerekmiş. O "içsel manyetizma" dedikleri, bizi hayâta çağıran o şefkâtli arzu, Şimdi
Duygu ve Düşünce
Hayatı YürümekDavid Le Breton · Sel Yayıncılık · 202376 okunma
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
10/10
·328 syf.··
2026 54. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 06 Haziran 2026 03:10
Ağlamak istiyorum Mutlu sonlu bir kitabın sonunda nasıl bu kadar kalbim kırılabilir. Saklıca bana ilaç gibi geldi diyebilirim. Kitabın çoğu şeyi tahmin edilebilir olsa da beni o kadar hafifleten, içine çeken bir kurgu oldu ki bir günde bitirdim resmen. Okurken düşündüğüm şey hasret kalmışız böyle mahallelere, dostluklara, sevda ve bağlara oldu. Dönem hikayesi sever misiniz? Peki ya mahalle kurgusu? Benim çok severek okuduğum iki tür olur kendileri. Ve Saklıca bu iki türün harmanından oluşuyor. Şimdi gelelim konusuna; Sami Ata küçüklüğünden beri mahallerinin kızı Narin' e sevdalıdır. Her ne kadar dile getirilmemiş olsa da Narin de onu sevmektedir. Ama belli bir süre ayrılık yaşamak zorundalardır zira Narin üniversite için şehir dışına gitmek zorundadır. Kitabımız seksenli yıllarda geçtiği için telefonlarla ulaşım falan yok mektuplar aracılığı ile beş yıl boyunca birbirlerinden haber alırlar çiftimiz. Ama beş yılın sonunda öyle bir mektup gelir ki Sami Ata' nın dünyası başına yıkılır. Narin aşık olup evlendiğini söylemektedir. O günden sonra ne kimseyle olur, ne de Narin' i unutabilir... Ta ki yıllar geçer ve arkadaşlarının zoruyla biriyle nişanlanmaya karar verir. Ama kader bu ya Narin yıllar sonra yanında bir çocukla çıkagelir. İşte şimdi Sami Ata' yı bir seçim beklemektedir. Ya sevdasına kavuşacaktır ya da nişanlanıp o kızın yüzünü yere eğmeyecektir. Narin o evlendim dediği süreçte neler yaşamıştır? Sami Ata ile bir geleceği olabilecek midir? Bunların hepsi kitapta sizleri bekliyor. Kitaba dair sevdiğim detaylara gelecek olursam; alabildiğine Green Flag erkeklerden oluşuyor bayıldım.( Özellikle son dönemde kitaplarda böyle adamlara hasret kaldık kabul edelim) Arkadaş ortamları o kadar samimiydi ki sanki okurken oraya aitmişim gibi hissettim ben. Ama kitabın sonu
SaklıcaHavva Çetiner · Ulysses Yayınları · 202518 okunma
10/10
·400 syf.··
2026 46. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 15 Mayıs 2026 18:00
Selamlarrr Bugün sizlere çok övülen bir serinin ilk kitabıyla geldim. Uzun zamandır bu kadar ağır ve derin bir fantastik okumadığım için mi bana ağır geldi bilmiyorum. Ama özellikle kurgunun içine girdikten sonra sayfalar o kadar hayranlık uyandırdı ki ben de kitaba aşık oldum diyebilirim. Ama çok net bir şekilde diyorum kesinlikle kitabı okumak için boş bir vaktiniz olmalı. Öyle alelade okuyup geçebileceğim bir fantastik diye düşünmeyin kitabı. Özellikle kitabın ilk yarısını geçtikten sonra olaylar başladığında nereye düştüm ben, ne oluyor, sonumuz nasıl olacak diye düşünmeden duramıyorsunuz. Şimdi ufacık konusuna değinecek olursam birazcık karmaşık gelebilir anlatış şeklimden lütfen mazur görün. Kiii olabildiğince toparlamaya çalışacağım. İnsanların doğayı katletmesinin üzerine karşılığında doğanın ceza vermesiyle bütün bir dünya sular altında kalır. Ve birinci dünya devri burada sona ererken ikinci dünyanın insanları hala bu hezimeti yaşamak durumundadırlar. Hatta öyle bir kast sistemine ayrılırlar ki; Kayalılar, Gezginler ve Ark'lılar olarak üç zümre.. İçlerinde en kötü yaşantıya sahip olan kesinlikle Kayalılar. Yaşadıkları yerlerde ne bir yiyecek, ne insanlık, ne saygı hiçbir şey kalmamış umut denilen şey çürümüş ve onlardan kısaca bir bok çukurunun içinde yaşamaları beklenilmektedir. Hatta öyle ki içlerinde sağlıklı çocuklar doğuranlara fazladan yiyecekler verilip, çocuklarına el bile konulmaktadır. Kayalılardan çıkan bizim iki ana karakterlerimizden olan; Lunulata ve Arm' ı tanıyoruz ilk olarak. Arm çok yakışıklı bir erkek olmasına rağmen elinin eksik olarak doğması onu çürük olarak nitelendiriyor. Lunu ise ufak tefek güçsüz cılız olarak göründüğü için çürük olarak görünüyor. Ama özellikle Lunu da inanılmaz bir zeka, inanılmaz bir ışık mevcut. Asla elindekiyle
Hainin Mührü 1Övgü Deveci Safi · Dokuz Yayınları · 2025450 okunma
Puan vermedi·400 syf.··
2026 7. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 21 Nisan 2026 02:53
Nazan, en çok sana kırgınım, sana kızgınım. Sadece konuşmayı deneseydin...İnsanların ne kadar kötü olabileceğini bilseydin, belki kendi hikayeni başka türlü yazardın.
1000Kitap
El KızıOrhan Kemal · Everest Yayınları · 202615,4bin okunma
Uzun Olan Bu Hikaye de Değildi Osman
10/10
·129 syf.··
Beğendi
·
2026 11. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 12 Nisan 2026 10:48
Uzun olan anılardı, yaşanmışlıklardı. Belki beraber sevdiğimiz, içselleştirdiğimiz bir hayvandı belki neşeli bir günde şakalaşırken yerden bulduğumuz kelebekli yüzüktü (ömrümüz baştan belirlenmiş) belki de birbirimizi gerçekten paramparça edip kalbimizde artık 3 değil 4 tabaka yapana kadar zorlayıp yine bir şekil de hâlâ sevebiliyor oluşumuzdu Osman. Biz 3 tabakadan zor sıyrılmışken 4.sü birbirimize bıraktığımız son izdi herhalde, yeni gelenlere sabırlar diliyor biz bu yarıştan çekiliyoruz Osman. Sadece yarıştan değil birbirimizden de çekiliyoruz dinlerken ciddiyetini kavrayamadığımız ‘İki Yabancı’ yı yine her zamanki dik kafalılığımızla yaşayamadan anlayamayacakmışız. Kısacası hepimizin farklı bir Osman’ı var arkadaşlarımızın ısrarla uzak tutmak istediği, etraftaki bir Allah’ın kulunun bile olumlu konuşmadığı e sizinde zamanla anlatmayı bırakıp kabuğunuza çekilip Osman’ı içinizde yaşadığınızı biliyoruz. Bu kitapta Osman ile vedalaşabilirsiniz. Ya da belki de vedalaştığınızı zannedersiniz o kadar deneyimlemedik:) Aşk acınızı değil buyrun ayrılık acınızı yaşayın. Küllerinden doğmak falan hikaye kendimizi küllerimizle sevmeyi öğreneceğiz önce. Unutmadan Osman sana çok kırgınım hiç okuyamayacak olsanda yine söyleyeyim. Ben aslında sana değil kendime kırgınım. Bize kırgınım. Ben hâlâ isteyebiliyorken ve zorlayabiliyorken son umudummuşçasına sen nasıl kalbini susturup o lanet nöronlarını baskın tutabiliyorsun Osman? Bizde yok mu nöron? İşte bundan kırgınım ki kendime senin gibi susturamadığım için şu kalbi. Yine okuyacakmış ve anlayacakmışçasına zırvaladım bir şeyler affola Osman. Okuyacaklara kendi Osmanlarıyla mübadelesinde başarılar, sevgilerle :)
Duygu ve Düşünce
Bu Hikâye Senden Uzun OsmanAylin Balboa · İletişim Yayıncılık · 202213,8bin okunma