Tahmini Okuma Süresi:
9 sa. 18 dk.
Sayfa Sayısı:
328
Basım Tarihi:
Kasım 2025
Yayınevi:
Ulysses Yayınları
ISBN:
9786259666788
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·328 syf.··
2025 135. kitabı
Havva Çetiner’in Saklıca kitabı, beni hem duygusal anlamda etkileyen hem de içimi ısıtan bir hikâyeydi . Küçük bir kasabada, yılların sessizliğiyle harmanlanmış bir aşk hikâyesi anlatılıyor. Terzi Sami’nin kalbine gömdüğü o çocukluk aşkı, Narin’in yıllar sonra kasabaya dönüşüyle yeniden canlanıyor. Ama artık hiçbir şey eskisi gibi değil. Geçmişin gölgesiyle bugünün gerçekleri arasında sıkışan iki insanın hikâyesi bu. “Aşk beklemeye değer mi?” sorusu, kitap boyunca zihnimin bir köşesinde yankılandı durdu. Açıkçası Havva Çetiner’in kaleminden okuduğum ilk kitap olması nedeniyle başta biraz temkinliydim. “Acaba klasik bir kasaba hikâyesi mi olacak?” diye düşündüm ama yanıldım. Yazar, Saklıca kasabasını o kadar canlı anlatmış ki, sanki ceviz ağaçlarının altında ben de oturuyordum . Betimlemeleri, karakterlerin iç dünyasıyla harmanlayışı çok başarılıydı. Kasabanın o nostaljik, huzurlu ama içinde sırlar barındıran havası insanı hemen sarıyor. Aşkın her türlüsünü severim ama çocukluk aşklarının yeri bende gerçekten başka . Çünkü içinde hem masumiyet hem de yılların yükü var. Sami ile Narin’in hikâyesi de tam böyleydi. Ne geçmişin duygularını inkâr edebiliyorlar ne de bugünün gerçeklerinden kaçabiliyorlar. Bu çatışma, kitabın duygusal derinliğini artırmış. Okurken birçok sahnede “Evet, tam da böyle hissederdim.” dedim. Bir diğer hoşuma giden şey de karakterlerin verdiği tepkilerin çok doğal olmasıydı. Hiçbir şey abartılı ya da zorlama gelmedi. Sanki karşımda gerçek insanlar varmış gibi hissettim. Sami’nin sabrı, Narin’in kararsızlığı, kasabalıların meraklı ama bir o kadar da sıcak halleri… Hepsi birbirini tamamlamış. Yazar, duygularla olayları öyle güzel dengelemiş ki, sayfalar akıp gitti. En başta kurguda sıkılır mıyım diye düşünmüştüm ama tam tersine, hikâye beni içine
SaklıcaHavva Çetiner · Ulysses Yayınları · 202517 okunma
10/10
·328 syf.··
2026 54. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 06 Haziran 2026 03:10
Ağlamak istiyorum Mutlu sonlu bir kitabın sonunda nasıl bu kadar kalbim kırılabilir. Saklıca bana ilaç gibi geldi diyebilirim. Kitabın çoğu şeyi tahmin edilebilir olsa da beni o kadar hafifleten, içine çeken bir kurgu oldu ki bir günde bitirdim resmen. Okurken düşündüğüm şey hasret kalmışız böyle mahallelere, dostluklara, sevda ve bağlara oldu. Dönem hikayesi sever misiniz? Peki ya mahalle kurgusu? Benim çok severek okuduğum iki tür olur kendileri. Ve Saklıca bu iki türün harmanından oluşuyor. Şimdi gelelim konusuna; Sami Ata küçüklüğünden beri mahallerinin kızı Narin' e sevdalıdır. Her ne kadar dile getirilmemiş olsa da Narin de onu sevmektedir. Ama belli bir süre ayrılık yaşamak zorundalardır zira Narin üniversite için şehir dışına gitmek zorundadır. Kitabımız seksenli yıllarda geçtiği için telefonlarla ulaşım falan yok mektuplar aracılığı ile beş yıl boyunca birbirlerinden haber alırlar çiftimiz. Ama beş yılın sonunda öyle bir mektup gelir ki Sami Ata' nın dünyası başına yıkılır. Narin aşık olup evlendiğini söylemektedir. O günden sonra ne kimseyle olur, ne de Narin' i unutabilir... Ta ki yıllar geçer ve arkadaşlarının zoruyla biriyle nişanlanmaya karar verir. Ama kader bu ya Narin yıllar sonra yanında bir çocukla çıkagelir. İşte şimdi Sami Ata' yı bir seçim beklemektedir. Ya sevdasına kavuşacaktır ya da nişanlanıp o kızın yüzünü yere eğmeyecektir. Narin o evlendim dediği süreçte neler yaşamıştır? Sami Ata ile bir geleceği olabilecek midir? Bunların hepsi kitapta sizleri bekliyor. Kitaba dair sevdiğim detaylara gelecek olursam; alabildiğine Green Flag erkeklerden oluşuyor bayıldım.( Özellikle son dönemde kitaplarda böyle adamlara hasret kaldık kabul edelim) Arkadaş ortamları o kadar samimiydi ki sanki okurken oraya aitmişim gibi hissettim ben. Ama kitabın sonu
SaklıcaHavva Çetiner · Ulysses Yayınları · 202517 okunma
Saklıca yorumum
Puan vermedi·328 syf.··
2025 43. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 16 Kasım 2025 16:27
Puanım: 10/10 ~> Öncelikle kitabı çook sevdim, rs kurtarıcısı bir kitaptı yazım dili vb. Çok iyiydi . Konusunu ilk başta sevemem diye düşünmüştüm çünkü bu türde kitapları normalde sevmem ama bunu çok sevdim , Yazar konuyu anlatırken sıkıcı bir şekilde anlamamıştı Çünküü Havva ablanın öncedende kitabını okumuştum ama saklıcayı ayrı bir sevdimm Tüm duyguları okurken hissettiriyor ve tek kitap Bence sonbaharda okumak için çok uygun bir kitaptı .
1000Kitap
SaklıcaHavva Çetiner · Ulysses Yayınları · 202517 okunma
Saklıca Ulysses yayınları
9/10
·328 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 03 Ocak 2026 11:55
Yeni yılın ilk kitabını da bitirmiş bulunuyorum. Aralarındaki o aşkı çok sevdim. Sami ve Narin hiç dile dökmese de birbirlerini yıllardır severken Narin doktor olmak için şehir dışına çıkar. Sami saklıca adındaki kasabasında terzilik yapmaya devam eder. Aradan geçen sürede mektuplaşırlar ama son beş yıldır hiç mektup gelmez ve son mektubunda Narin evlendiğini yazmıştır. Sami bu duruma yıkılır. Seneler sonra çevreyi dinleyip nişanlanacağı gün narin oğluyla birlikte saklıcaya geri döner. Sami bu duruma çok bocalar çünkü kalbinde kalmış saklı sevdası odur. Gerisini kitaptan okuyarak Narin neden gelmemiş arka planda neler olmuş bu aşkın masumluğu nereye gidecekmiş öğrenebilirsiniz arkadaşlar. Okurken sıcacık hissedip ara ara hüzne bulanıp sinir olduğunuz da oluyor ama dönem kurgusu seviyorsanız tam sizlik bir hikaye. Güzel yazarımız Havva'ya sevgilerle
Romantik
SaklıcaHavva Çetiner · Ulysses Yayınları · 202517 okunma
8/10
·328 syf.··
2026 78. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 03 Haziran 2026 00:00
Saklıca dizi 90'lı yılların küçük bir kasabasına götürürken aynı zamanda sizlere o küçükken izlediğimiz Yeşilçam filmleri ve eski Türk dizilerini hatırlatıyor. Yazarın kalemi ile tanışma kitabım olan Saklıca'ya çok severek okudum. Yazarımızın kalemi akıcı ve başarılıydı. Olayları sakız gibi uzatmayıp hemen açıklığa kavuşturmasını sevdim. Bunun yanında Narin ve Sami Ata arasındaki o saf aşkı çok severek okudum. Sadece kitabın son kısımlarındaki olaylar yoğun olsa da çok hızlı gelişti gibi hissettim. Yazar bu kısımları daha sindirerek yazabilirmiş bence.
SaklıcaHavva Çetiner · Ulysses Yayınları · 202517 okunma
Saklıca
Puan vermedi·328 syf.··
2026 44. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 31 Mayıs 2026 11:46
SaklıcaSaklıca Havva ÇetinerHavva Çetiner Selam kitap dostlarım Size nostaljik ,kasaba hikayesi ile geldim . Kitabı genel olarak sevdim. Karakterlerin yaşadığı aşk, fedakârlıklar ve çocukluk anılarına dair sahneler oldukça güzeldi. Özellikle dostluk bağlarının güçlü işlenmesini çok sevdim. Hikâye, Sami Ata'nın sevdiği kız Narin'in başka bir şehre okumaya gitmesiyle başlıyor. Sami Ata, küçük kasabanın terzisi; hayatın içine erken yaşta atılmış, çalışkan bir genç adam. Narin ise okul birincisi, doktor olmayı hayal eden başarılı bir genç kız. Sami Ata'nın Narin'e olan sevgisi öyle sıradan bir sevgi değil; yıllara meydan okuyan, sabırla bekleyen bir aşk... Narin'in hayatta yalnızca babaannesi vardır. Kasabadan ayrılırken hem babaannesini hem Sami Ata'yı hem de arkadaşlarını geride bırakmak onun için oldukça zordur. Yıllar boyunca babaannesine, arkadaşlarına ve özellikle Sami Ata'ya mektuplar göndermeye devam eder. Ancak gidişinden beş yıl sonra Sami Ata'ya gelen bir mektup, onun hayatını tamamen değiştirir. Bu mektubun ardından beş yıl daha geçer. Sami Ata, arkadaşlarının ısrarı ve annesinin vasiyeti üzerine evlenmeye karar verir. Fakat nişan günü, yıllardır unutamadığı kadın kasabaya geri döner. Üstelik yanında elinden tuttuğu küçük bir oğlan çocuğu vardır... Bundan sonra yaşanacaklar hiçbir karakter için kolay olmayacaktır. Kitap boyunca birçok sır ve gizem vardı. Ancak beni üzen bir noktadan da bahsetmeden geçemeyeceğim. Hikâyede çok fazla yan karakter bulunuyor ve hepsinin birbirleriyle çok güzel bağları var. Fakat bu karakterleri daha ayrıntılı okumayı isterdim. Sanırım yazar, yan karakterlerin baş karakterlerin önüne geçmesini istememiş. Yine de onlara ait birkaç özel sahne görmek hoş olurdu. Bu yüzden bazı yan karakterlerle istediğim kadar bağ kuramadım. Özellikle kitabın sonunda öyle
1000Kitap
SaklıcaHavva Çetiner · Ulysses Yayınları · 202517 okunma
9/10
·328 syf.··
Beğendi
·
2025 159. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 04 Kasım 2025 02:05
ᕼᗩᐯᐯᗩ Çᗴ丅Ꭵᑎᗴᖇ}☆{ᔕᗩᛕᒪıᑕᗩ Selamm..bugün kalemiyle yeni tanıştığım sevgili @yazarcaisler den #saklıca paylaşımı ile geldim. Kalemini çok sevdimm. Önce onu belirtmeliyim. Gerek anlatımıyla gerekse karakterleri ile beni kitaba hapsetti diyebilirim. Akışı tahmin edebilir miyim derken bir kaç noktada öyle şeyler oldu ki kitabın kapağını kapatana kadar yüreğim ağzıma geldi. Ama olayları yazamam okumalısınız!! Çok güzel bir kasaba hikayesi olarak 1985 yılına gidiyor,Saklıca Kasabasına konuk oluyoruz. Kitap sıcak komşşulukları ve arkadaşlıklarıyla önce sizi içine çekiyor. Sonra teker teker karakterleri tanımaya başlıyoruz.Narin ve Sami Ata dışında yan karakterlerin hepsi de ayrıca çok iyiydi. Tabi Sami Ata sevgimi asla inkar edemem, net bir adamdı. Özelikle Türkan konusundaki kararlı tutumu ve sorunu uzatmadan çözmesini taktir ediledisi buldum.Narin ise yıllar sonra gelmiş olsa da samimi ve açık tutumuyla karakterinin güzelliğini ispatladı. Spoiler da olmasın diye detayları vermiyorum ama bir Narin'in mektubu ve Erdem olayı, birde Şirin&Tugay beni dağıttı.. Haydi sizler için kısaca konusuna geçelim. Narin anne ve babasının küçük yaşta kaybettikten sonra babaannesinin yanına yaşamaya Saklıca'ya gelmişti. Sami Ata ile yan yana evlerde büyüdüler.Yıllar geçti, gün geldi ayrılık vakti çattı. Narin hayali olan tıp fakültesini kazanmıştı. Sami Ata ise kasabanın terzisiydi. İkisinin de çocukluktan bu yana birbirlerine karşı olan ilgisi ortadaydı ama asla itiraf edilmemişti. Sami Ata, Narin hayaline kavuşsun diye sustu ve onun dönüşünü sabırla bekledi. Narin mektuplarıyla hem arkadaşlarıyla hem Sami'yle diyaloğunu hiç koparmadı ta ki 5 yıl sonunda evlendiğini haber veren mektubu gönderene kadar o mektup da son mektup olmuştu zaten bir daha ne kasabaya geldi ne mektup
SaklıcaHavva Çetiner · Ulysses Yayınları · 202517 okunma
Puan vermedi·328 syf.··
2025 34. kitabı
Sami Ata çocukluğundan beri sevdalıydı Narin'e. Narin de seviyordu Sami'yi ama birbirlerinin karşısına geçipte sevdalarını dile getiremediler. İçten içe sessizce sevdiler birbirlerini. Narin'in bu hayatta babaannesinden ve Saklıca'da ki dostlarından başka kimsesi yoktu. Hayalleri vardı. Doktor olmak için gittiği bu kasaba'ya beyaz önlüğüyle geri dönecekti. Bu yolda en büyük desteği Sami Ata verdi. En büyük fedakarlıkta ona düşüyordu. Özlem bağrını kor gibi delsede bu geçici ayrılığa katlanmak zorundaydı Sami Ata, zor olacaktı ama netice de bu yolun sonunda kavuşmak vardı Narin çiçeğine. Narin, hem babaannesine hem de arkadaşlarına mektup yazar durumunu neler yaptığını, neler yaşadığını tek tek anlatırdı. En çokta Sami gözlerdi Narin'den gelecek olan mektupları. Bir gün o çok beklediği mektup ulaştı Sami'nin eline. Okuduğu her cümle bir kesik açtı kalbine. Bakmaya kıyamadığı Narin çiçeği, birini çok sevdiğini ve onunla evlendiğini yazmıştı. O mektuptan sonra Saklıca'da kimse Narin adını ağzına almamıştı. Aradan geçen yılların sonunda herkes hayatını kurmuş Sami de yasına son vermeye karar vermişti. Mahallelerinde ablası ile yaşayan bir kız vardı adı Türkan. Arkadaşlarının da ısrarıyla karar vermişti. Evet belki Türkan'a aşık değildi ama Türkan'ın aşkı ikisine de yetebilirdi. Nişanlanacağı akşam Narin geçmişten çıka geldi. Doktor olmak için gittiği Saklıca'ya avuçlarında minik bir elle geri döndü. Kitabı okurken içimin sıcacık olması peki Geçmiş yılları ele alan kasaba ya da mahalle kurguları insanın içini yumuşacık yapıyor. Kitapta yok yok size onu söyleyeyim. Fitne fesat, yalan dolan, dostluk, tertemiz aşk daha neler neler. Okurken hem keyif aldım, hem ağladım, hem de sinirlendim. Narin'in yaşadıkları ve o yangının içinden tek başına sağ salim çıkmaya çalışması
SaklıcaHavva Çetiner · Ulysses Yayınları · 202517 okunma
Puan vermedi
Yıllar geçti, bir mektup geldi… Narin geri döndü ve Sami’nin kalbi yeniden sınanıyor! Saklıca tam anlamıyla sıcacık ama bir o kadar da duygusal bir kasaba hikâyesi.Çocukluktan beri birbirini tanıyan Narin ve Sami Ata’nın yıllara yayılan hikâyesiyle başlıyor. Narin’in 3 yaşında annesini kaybetmesi ve Sami Ata ile olan çocukluk arkadaşlığı bizlere güçlü bir bağı hissettiriyor.Sami Ata ise ailesine bakabilmek için terzilik yapmış.Narin için; Sami Ata onun hayatında her zaman bir güven ve yakınlık kaynağı olmuş.Sami Ata’nın Narin’e karşı duygularını dile getirememesi hikayeye gizem katıyor. Tugay, Şirin, Nedim, Ferit ve Ayşen gibi karakterler ise hikâyeye sıcaklık, samimiyet ve arkadaşlığın önemini katıyor.Ancak hayat onları farklı yollara sürüklüyor.Narin, ünv kazanır ve hayali doktorluk mesleğine adım için kasabadan ayrılıyor.. Yıllar sonra Narin mektup gönderir. ‘Evlendim’ yazısından sonra Sami aşkını nefrete dönüştürür.Sami Ata, kendi nişan gecesinde Narin’in bir de Çınar adında oğlu ile yeniden ortaya çıkmasıyla büyük bir şaşkınlık yaşar.O ana kadar hayatını yeni yoluna göre planlamış, nişanlısı Türkan ile hayatını birleştirmek üzereyken, kalbinin derinliklerinde hep Narin’in olduğunu fark eder. Nişan gecesi, Sami’nin aşk ve sadakat arasında sıkışıp kalışı duygusal karmaşıyı biz okurlarına iliklerimize kadar hissettiriyor.Evlendiğ?kişi de hapistedir.Türkan’ın sakladığı gerçekler ve kendi duygularını yönetme çabası, hikâyeye ayrı bir gerilim ve derinlik katıyor.Bir zaman sonra geçmişten gelen ve Narin’in evlendim dediği kişi tekrar ortaya çıkar. Bu geri dönüş, hem Sami Ata’yı hem de arkadaş çevresini derinden etkiler ve hikâyede sürprizlerle dolu dönüm noktaları yaratır.aşk, sadakat, dostluk ve aile bağları ön planda olmasına rağmen toplumsal mesajlar da
SaklıcaHavva Çetiner · Ulysses Yayınları · 202517 okunma
Puan vermedi·328 syf.·
2025 65. kitabı
Bu kitabı nasıl anlatsam verdiği hissiyatı eksi kalacak gibi hissediyorum.O yılların verdiği huzur,samimiyet işte bir zamanlar insanlar,aşklar böylemiş dedirtti.Okurken bolca keyif aldığım şarkılarıyla bütünleşen ve konusuylada mest eden bir kitaptı. 1985 yıllarının Saklıca Kasabasında çocukluktan beri arkadaş olan Sami Ata ve Narin duyguları ne kadar resmiyete kavuşmasalarda birbirleri için çok özeldi.Tıp fakültesini kazanan Narin kasabadan ve Sami Atadan ayrılmak zorunda kalır. Çok geçmeden bir mektup ile kasabadan ve sevdiklerinden koptuğunu evlendiğini söyler ve bir daha haber alınamaz. Bu haberle yıkılan Sami Ata aşkı ve sevdayı sadece Narinde bulduğu için kalbini kimseye açmaz. Taki 10 yıl sonra artık hayatına devam etme kararı alan Sami Ata nişanlandığı gün hiç beklemediği bir misafir ile karşı karşıya gelir. Narin kasabaya gelmiştir yanında küçük bir misafir ile herkesin şaşkınlığı ve mutluluğu birleşir. Ama en çokta ikisinin kavuşmaya bu kadar yakınken daha çok ayrılması yaralamıştır. Narini evli zannettiği için mesafeli dursada aşkı hep galip gelir Sami Atanın. Gerçekler ise hayatlarını ummadıkları kadar değiştirir. İkisinin aşkı ve sabrı özellikle Sami Atanın kitabın sonlarına doğru bir imtihanı vardıki işte dedim böylesi adamlar karşımıza çıkmalı. Narinse herşeyiyle açık ve dürüst olmaktan hiç vazgeçmeyen üstelik kendi ayakları üzerinde doktor olan güçlü bir kadındı. Ben okurken yer yer duygulanıp hüzünlendim ve bunuda çok sevdim yan karakterlerin eğlencelerini aşklarını ve bazı mecburi ayrılıklarını okumak çok güzeldi. Sizde nostalji tadını doyasıya çıkarmak isterseniz bu kitaba bakmayı unutmayın.
SaklıcaHavva Çetiner · Ulysses Yayınları · 202517 okunma

Yazar Hakkında

Havva ÇetinerYazar · 0 kitap
Havva Çetiner, 15 Ağustos 1998 tarihinde Ankara’da doğdu ve halen Ankara’da yaşamını sürdürmektedir. Bekar ve iki çocuk annesidir. Sosyal Hizmetler ve Danışmanlık bölümünden mezun olan Çetiner, bir kamu kurumunda görev yaparken eğitim hayatına da devam etmekte; Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi lisans programının son dönemindedir. Yazarlık yolculuğuna, mistik-dram-aşk türlerinde kaleme aldığı ilk kitabı Geçmişin Mührü ile adım atan Havva Çetiner, kalemini sadece anlatmak için değil, insan ruhuna dokunmak için kullanmayı hedeflemektedir. Okurla içli dışlı olmayı, onların kalplerine iz bırakmayı ve satırlarında kendilerini bulmalarını arzu etmektedir. En büyük hayallerinden biri; bir gün geriye dönüp baktıklarında, çocuklarının "Bu bizim annemizdi" diyerek gurur duyacağı bir kadın, bir yazar olabilmektir. Yazma serüveninde belirli bir rutini olmamakla birlikte, ilhamı kitaplardan, şarkılardan ve en çok da duygulardan alır. Mistik, aşk, mahalle kurgusu ve mafya temaları onun dünyasında ayrı bir yere sahiptir. Sevdiği yazarlardan ziyade bu temaların içinde nefes almayı tercih eder. Patasana, yazarlık yolundaki ilk adımını şekillendiren başlıca ilham kaynaklarından biri olmuştur. Kitap okumak ve yazmak, onun için bir yaşam biçimidir. Aynı zamanda seyahat etmeyi, yeni hikâyeler keşfetmeyi ve futbolu sever. Gençlere olan ilgisi ve inancı onu zaman zaman onların hikâyelerine yöneltirken, çocukları için yazdığı ama henüz yayımlamadığı masal kitapları da bu yolculuğun bir başka durağını oluşturmaktadır. İlerleyen dönemde yüksek lisans yapmayı ve yazarlık kariyerini daha geniş kitlelere ulaştırmayı hedefleyen Havva Çetiner, sadece tanınan değil, sevilen bir kalem olmanın peşindedir.