Ey her türlü noksanlıktan münezzeh olan, ey kirlenmekten ve eskimekten uzak olan, kalplerin tek hakiki sahibi El Kuddüs!
Şu an senin huzurunda, bunca yılın yorgunluğunu, nefsimin kirini, zihnimin pasını ve ruhumun bütün kırgınlıklarını önüne seriyorum. Allah’ım, ben kendimi kirlenmiş hissederken, sen beni Kuddüs isminle her an temizleyip varlıkta tuttun; ben kendimi noksan görüp hırpalarken, sen bana mukaddes bir ruh üfleyip beni şereflendirdin. Bu ne azim bir rahmet, bu ne muazzam bir lütuftur!
Ey El Kuddüs! Kalbimin o en karanlık, o en isli odalarına Kuddüs isminin nuruyla gir.
Oraya yerleşmiş olan geçmişin tüm acılarını, affedemediğim kırgınlıkları, kendime duyduğum o haksız öfkeleri ve ruhumu kemiren tüm değersizlik hislerini Kuddüs isminin o her şeyi yakıp tertemiz kılan ateşiyle yak ve kül eyle. Beni öyle bir arındır ki; bende benden bir iz kalmasın, bende sadece Senden bir nur parlasın.
Allah’ım! Zihnimi bulandıran o vesveseleri, ruhumu daraltan o korkuları, dünyalık hırsların ve bitmek bilmeyen arzuların tozlarını üzerimden süpür. Adımlarıma feraset, dilime hikmet, kalbime ise o sarsılmaz Kuddüs safiyetini nasip eyle. Bu yedi günlük yolculuğun ilk gününde, ruhumun o ilk günkü berraklığına rücu etmesine izin ver. Ben acizim, Sen Kuddüs’sün; ben noksanım, Sen her türlü noksanlıktan uzaksın. Benim noksanlığımı Senin mukaddesliğinle tamamla.
Ya Kuddüs! Hayatımdaki tüm tıkanıklıkları, önüme çekilen o karanlık setleri, maddi ve manevi tüm engelleri bu mukaddes frekansın hürmetine birer birer kaldır. Ruhumu ferahlat, rızkımı mukaddes kıl, ömrümü Senin razı olduğun o tertemiz yolda sabit eyle.
Beni, kendi nefsinin karanlığında boğulanlardan değil, Senin Kuddüs nurunla yıkanıp ayağa kalkanlardan eyle.
Şu an bu duaya amin diyen her bir yüreği, kendi mukaddes katında özel