Puan vermedi·184 syf.·
2026 90. kitabı
Tam 40 yazıdan oluşan bir kitap. Şabattan Nekbe'ye özelde Kudüs, genelde ise Filistin-İsrail meselesine dair yazılar. Benim için çok öğretici bir okuma oldu. Çoğu meseleyi yeni öğrendim. Hatta her yazıdan pek çok yeni bilgi öğrendim, diyebilirim. En temel şeylerden bile o kadar bihaberiz ki. Konuya ilginiz varsa başlangıç için güzel bir seçim olabilir. Sonrasında kitapta önerilen okuma listesiyle de devam edebilirsiniz. Sadece okuyup geçmemek, az da olsa not almak okuma sürecini daha verimli hâle getiriyor. Çoğunlukla sembolik olsa da her yazı için kısa notlar almaya çalıştım. Yazıyı okuduğumun ertesi gününde tekrar o yazıya göz atıp not aldığım için her konuyu az çok tekrar etmiş de oldum. Bir de yapay zekaya o yazıyla ilişkilendirdiğim çizimler yaptırdım. Hem ertesi gün tekrar hem görsel oluşturma, öğrenme sürecimi perçinledi; başlangıç düzeyinde de olsa disiplin kazanmamı ve 40 gün boyunca istikrarlı olmamı sağladı. Benim için özel bir kitap oldu bu yüzden. Gazze ile beraber okudum, o henüz bitmese de... Benzer konuların işlenmesi ve bazen tam da aynı konunun aynı günde ya da önceki/sonraki gün denk gelmesi güzeldi. Bu alanda okumalar yapmak insana çok şey katıyormuş ve bundan daha önemlisi gerekli de. Bu tip okumalarda benim için başlangıç ve dönüm noktası Şam'a Dönüş olmuştu. Ama hocamın hediyesi olmasa çok ilgi göstereceğim bir kitap değildi. Bu kitap da Taha Kılınç'ın Kudüsten Kaşgara seminerinde hediye edildi. Kısaca tavsiye edebileceğim bir kitap. Bence okuyun ya da en azından imkân bulduğunuzda kitaplığınıza ekleyin, zamanı geldiğinde okursunuz. :)
Kudüs YazılarıTaha Kılınç · Ketebe Yayınları · 20242,479 okunma
Puan vermedi
“ Bazen hayal kırıklığı, kırılan hayallerin önemi ile ölçülmeyecek kadar çok canını acıtıyordu insanın.” Kimler Sever: Zaman ve hikaye sarmalını sevenler Kimler Sevmez: Bölümler arası kurguyu takip edemeyenler Körburun benim Hikmet Hükümenoğlu ile tanışma kitabım ve ben film izler gibi okuduğum kitapları çok severim Körburun günde 2 vapur seferinin olduğu, sarp kayalıkları, amansız dalgaları ile ünlü kurgusal bir ada. Biz bu ada özelinde 60lar ve 90ların sokaklarına gidiyoruz. 3 kuşak üzerinden bu 30 yılın Türkiye’si, aşk, nefret, siyasi çıkarlar, kardeşlik, düşmanlık, ihanet, sevgi kısaca insana dair ne varsa hepsini birebir hissediyoruz. Yeri geliyor Burçak’a kızıyor, yeri geliyor Eşref Bey’e kıyamıyor, Neriman hanıma hep kanınız ısınıyor ama Hayri’den her an tiksiniyorsunuz. Çok, çok güzeldi Ne yazsam eksik kalır, hangi karakteri ansam diğeri küser. En güzeli bu Kasım Körburun’a gelin ne demek istediğimi anlayacaksınız
KörburunHikmet Hükümenoğlu · İthaki Yayınları · 20252,744 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
10/10
·320 syf.··
Beğendi
·
2026 5. kitabı
Herkese selam, öncelikle bu kitabı okumak için biraz geç kalmış gibi hissediyordum. Çünkü bir zamanlar çok popülerdi, ben de o zaman almıştım ama rafımda duruyordu. Ve dedim ki ben bunu neden okumuyorum? Kitaba başlarken ilk sayfaları sıkıcıydı. Neden bilmiyorum ama bir önyargı ile yaklaştım ve hiç sarmayacakmış gibi hissettim. 30. Sayfalardan sonra işler değişti. Hep bir anda aşırı hızlı akmaya başladı. Yer yer sıkıldığım kısımlar yine oldu ama konusu o kadar içine çekti ki hızlı hızlı okudum. İçeriği ve konusu o kadar güzeldi ki.. kısaca bahsetmem gerekirse: Alice Sun diye bir ana karakterimiz var. Kendisi Çin'in en önde gelen okullarından birisi olan Airington'da yarı burslu bir öğrencidir. Kendisi okulun en başarılı iki öğrencisinden birisidir ve tek yarı burslu öğrencidir. Yıllardır kendisine ezeli rakip olarak gördüğü Henry ile birinciliğini paylaşmaktan çok sıkılmıştır. Bir gün yine Henry ile ödül paylaştığı bir ödül töreninden çıkarken aniden görünmez olduğunu fark eder. Buna bir çare ararken bir yandan orta durumlu ailesi zengin ve soyluların rahatça erişebildiği bu okulun masraflarını artık karşılayamaz duruma gelir. Okulunu bırakmak istemeyen ve görünmezliğiyle başa çıkmaya çalışan Alice, akademik rakibinden bu konuda yardım ister. Görünmezliğini kullanarak okuldaki en ulaşılamaz kişilerin bile sırlarına erişebileceği bir konuma gelir. Öncelikle Alice tamamen bendim. Uzun süredir bir ana karakterde kendimi böylesine görmemiştim. Akademik başarı açısından mükemmel olmaya çalışması çünkü bunun elindeki tek kozu olmasını iliklerime kadar hissettim. Çünkü herkes kendisinden binlerce adım önde. Birisinin model olan bir annesi, diğerinin ona miras olarak bir şirket bırakacak babası var. Alice nihayetinde Henry ile aynı ödülü alsa da aynı değeri ve övgüyü
Eğer Beni GörebilseydinizAnn Liang · Olimpos Yayınları · 2023639 okunma
Spoiler Var Dikkat
5/10
·336 syf.··
2026 21. kitabı
Efsane bir konunun berbat bir yazarın elinde mahvolmasının maddi kanıtı bu kitap. İlk kitabını 10. sınıfta falan okumuştum ve bir liseli olarak (ki o zamanlar burçları vs severdim) sevmiştim lakin o zaman bile anlatımın ne kadar yavan ve yüzeysel olduğunu fark etmiştim. Geçen sene indirimde iki kitabını buldum hemen aldım. İlk kitabını tekrar okuyunca keşke almasaydım dedim. Hatırladığımdan daha kötüymüş. 12 gezegenden oluşan bir galaktik sistem var, her gezegen bir burca göre ayrılmış. Her gezegenin insanının belli özellikleri var dış görünüşleri de ona göre değişiyor. Bu sistemde bazı insanlar yıldızlara bakarak kahinlik yapıyor. Anakarakterimiz de bu sistemde üst düzey akademik eğitim alan genç bir kızımız. Kendisi yengeçli. Mc yıldızlara bakarken bir tehtid görüyor bu da 13. burçmuş. reddedilen burç ve bu burç saldırılar vs yapıyor. Mc de bu sırada yengeçin başına geçiyor. falan filan konu kısaca o kadar güzel ki AMA bu kadar olay olurken kızımız sadece hangi oğlana aşık olsam aman hangisiyle evlensem güzel değilim ben lider olamam vs vs diyor. İkinci kitapta da 13'e karşı savaşmaya çalışıyorlar ama cidden isyan savaş vs o kadar geri plandaki. Hayatımda gördüğüm en karakter gelişimi olmayan MC olabilir. Kız her daim ben başaramam edemem diyip sonra da sözünde durarak dünyanın en aptalca kararlarını alıyor. Çevresindeki herkeste durup durup kızı övüyor. Asla kızdan nefret eden biri yok ilahe sanki. Yazar Hunger Games, Star Wars gibi direniş hikayesi yazabilecekken 16 yaşında kaçak telefonundan wattpade ıslak rüyasını yazan liseli kızlara dönmüş. Bir önceki bölümde gemiye saldırı düzenleniyor birileri ölüyor sonra bi anda anakarakterimiz gidip yeni manitasıyla exini konuşuyor. Kanka iyi misin???? Öleceksiniz kendinize mi gelseniz. Şehirlere bombalar yağardı biz
Gezgin YıldızRomina Russell · Pegasus Yayınları · 201788 okunma
8/10
·312 syf.··
2026 17. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 20 Mayıs 2026 00:00
Taş-Kağıt-Makas - Alice Feeney İlk Yayın Tarihi 2023 - 312 sayfa #okudumbitti #kitapyorumu #kitapkolik Kısaca konusundan bahsedecek olursak; Amelia ve Adam Wright çiftinin evlilikleri birbirlerinden sakladıkları sırlarla ve söylenen yalanlarla, uzun zamandır çıkmaz bir sokağa girmiştir. Kısa bir tatil için gittikleri tarihi şapelde esrarengiz olayların başlamasıyla tesadüfen kazandıkları bu gezinin asıl amacının ne olduğunu bilmediklerini fark ederler ve olaylar gelişir. Duyulan fısıltılar, kesilen elektrikler, duvardaki tablolar, karanlık mahzen, cadı hikayeleri... Çiftimiz her evlilik yıldönümünde birbirine geleneksel hediyeler (kâğıt, bakır, teneke) verirken kadın, kocasına asla okutmayacağı mektuplar yazar. Bu mektuplar evliliklerinin tüm çatlaklarını ve sırlarını saklayan gizli bir günlük gibidir. Adam kendi kitabını yazarken aynı zamanda kitapları uyarlayarak senaryo yazan bir yazar, Amelia ise bir barınakta çalışan ve işini seven bir kadın. İlk defa yüz körlüğü diye bir hastalık (Adam Wright'ın sahip olduğu) ile karşılaştım bu kitapta. Yazarın nasıl bir psikoloji ve düşünce yapısına sahip olduğunu düşünmeden edemiyorsunuz kitabı okurken. Kitap oldukça akıcı ancak çoğu yerde yazılanlar üzerine durup düşünülmesi gereken bir kitap. Evlilikte ve ilişkilerde yalan, paylaşılmayan ve paylaşılanlar gibi. Evliliğini kurtarmaya çalışan Adam ve Amelie çifti kara kışın ortasında kuş uçmaz kervan geçmez bir şapelde bedava tatile çıkmasıyla başlayan kitapta, hikayeler birbirini kovalıyor. klişe bir başlangıç olsa da hikayenin ilerleyişi ve ummadık yerlerde yapılan ters köşeler güzeldi. İskoçya’nın o kasvetli havasını her sayfada hissettiren, ters köşelerle dolu, beklenmedik bir finalle biten, etkileyici bir roman okudum diyebilirim. Küçük bir ipucu: Bu kitapta hiçbir
Taş Kâğıt MakasAlice Feeney · Yabancı Yayınları · 20238,7bin okunma
Puan vermedi·560 syf.··
2026 9. kitabı
·
27 günde okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2026 19:49
Konusu; İnci Altınsoy yavaş yavaş intikam alır iken Kılıç Arslan Kırahanlı ile yolları kesişir. Ve bu yollardan itibaren yaşadıkları şeyleri anlatıyor kısaca. Bu kitabımızda, İnci kızmızın inktamını açık açık okuyoruz ve intikam alacağı kişileri elini kan'a bulamadan aldığını, Kılıç Arslan arasındaki çekimi ve tabii ki de Aileler arkasındaki herşeyi okuyoruz. Ve bu kitapta İnci ve Kılıç Arslan gözüyle okuyoruz. diğer kitaba göre bu kitapta romantik unsurlar, komik sahneler, çokça var ve bazı sahneleri ardarda olduğu için akıcı okutuyor. Ve şöyle ki sadece kitapta sadece iki ana karakterlerin hayatını değil, ana karakterlerimizin arkadaşlarnın da hayatını güzel şekilde ele alıyor. Kitapta ana karakterin başına bir olay geldi ve onu yan karakterin ağızından tekrardan okuduğumda gerçekten çok sıkıldım çünkü kitabın akışını kesiyor gerçekten. Şöyle ki yazar çok iyi şekilde son bölümlere doğru güvensizlik duygusunu çok iyi hissettirdi yani çok hissettim ya anlatamam, kitabı bitirdikten sonra iki kitapta film şeridi gibi gözümün önünden geçti çok güzeldi ve ben bile kitapta yaşananlar yüzünden vicdan azabı çekecetim. Ancak kitabın bazı yerlerinde bazen o kadar saçma sapan karakterler arasında konuşma geçti sıkıldım ama en çok yeni yeni şeyler öğrendiğimiz bilgiler arttıkça kitap sarıyordu gerçekten.Aslında bu seri gerçekten bir yerden sonra güvensizlik ve paranın ne kadar güçlü olduğunu bize anlatıyor okuyanlar anlar.
Kırık İnci 2Ceren Melek · İndigo Kitap · 2025304 okunma