Bağımlı kişi bağımlılığının farkında bile değildir. Kendini özgür sanır. Hiç bir dış baskı olmaksızın kendini gerçekleştirmekte olduğu inancıyla kendini kendi isteğiyle sömürür. Özgürlük baskılanmaz, sömürülür. "Özgür ol", "itaatkar ol" dan daha yıkıcı bir zorlama yaratır.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Günümüzde ölmek insanlara özellikle zor gelir, çünkü hayatı anlamlı bir şekilde bitir m ek artık mümkün değildir. Olma dık bir zamanda sona erer. Uygun zamanda ölemeyen, zamansız ölmek zorundadır. Y aşlı olamadan yaşlanırız.
Günümüzde acı salt bedensel bir azap şeklinde şeyleşmiştir . Acının hiçbir anla mı olmaması tek yönlü olarak, diyelim ki onu teolojik baskılar dan kurtaran özgürleştirici bir eylem şeklinde anlaşılamaz. Acının anlamsızlığı daha ziyade biyolojik bir sürece indirgenmiş olan hayatımızın bizzat anlamdan arınmış olduğuna işaret eder. Acının anlamlılığı hayatı bir anlam ufkuna oturtan bir anlatı gerektirir. Anlamdan ar ınmış, artık anlatmayan, çıplak bir hayatta mümkündür sadece anlamsız acı.