Dreamland milyarderleri serisinin üçüncü ve son kitabı bütün seri içerisinde en sevdiğim kitap olabilir. İlk kitabı okurken geri kalan iki kitabı nasıl bitireceğim diye düşünmüştüm. Neyse ki yazar diğer iki kitapta beni yanılttı.
Cal ve Lana çiftini çocukluk aşkı olarak okumak zevkliydi. Eskiye dair anılar güzel ve gayet yerinde ilerletilmişti. Karakter gelişimleri de zaman içerisinde oturan bir süreç okumamıza vesile olmuş.
Seriyi okuyacaklara tavsiye olarak ilk kitabı okuduktan sonra seriye küsmemelerini söyleyebilirim.
Son TeklifLauren Asher · Olimpos Yayınları · 20231,317 okunma
Fazlalık İnsan
Eskişehir’de kitap almak için sahafa uğramıştım. Ne alacağımı ya da nasıl bir kitap istediğimi düşünmemiştim. Fahrenheit 451 yeni yerine taşınmıştı. Rafların arasında kitapları incelerken gözüme bir kitap ilişti. “Çağımızın Bir Kahramanı” elime aldım, inceledim. 1970’de basılmıştı. Hem eski olması hem de iddialı bir adı olması beni cezbetmişti.
Doğrusu benim cahilliğimdi Lermontov’u tanımamak. Neyse ki tanışmamız geç oldu ama güç olmadı. Fiyatı uygundu da :) Sonradan aynı sahafta bu sefer de 1975 ciltli baskısını aldım.
Yazarın önsözü beni okurken etkiledi. Bu yazılanlar geçmişin sözleri gibi gelmemişti. Tespitinin başka bir ülkede ve çağda hala geçerli olması beni sarstı ve etkiledi. Önsözü tamamen yazmayacağım. Lakin eserini ve başkarakterini kendi kalemiyle savunan bir yazarın “savunmasından” bir cümleyi aşağıya bırakacağım.
“ Özür dilerim. İnsanların tatlıyla beslendikleri yeter; mideleri bozuldu artık: onlara biraz acı ilaç, katkısız gerçek gerek.”
Bu incelemeyi yazmadan evvel yazılanlara göz gezdirdim. Beklediğim gibi birçok kişi Peçor’in ortak yönleri olduğunu yazmıştı. Doğrusu ben de yer yer aynaya bakar gibi olmadım diyemem.
Peki Peçorin “Neden bu kadar tanıdık ?”
- Peçorin’in kendi duygularını analiz ediş biçimi, kendi iç diyaloglarındaki gerçeklik.
- Kendiyle yabancılaşması.
- Anlam arayışı, kaderi sorgulayışı.
- Bir türlü geçmeyen can sıkıntısı.
- Amaçsızlığı.
- İnsanlarla oyun oynaması.
- Bitmek bilmez can sıkıntısı, hissizliği.
Gibi gibi örneklerle uzayabilecek bu liste aslında modern insanın birçok defalar yaşadığı, içine düştüğü durumlardır. Elbette biz Peçorin kadar acımasız ve bencil değiliz. Yine de Lermontov bize Peçorin karakteriyle bir ayna tutuyor ve biz de kendimizden parçalar görüyoruz. Peçorin’in
Çok ovülen kitapların aslında herkese hitap etmediğini gösteren bir kitap oldu benim için. Anasayfada her çıkanı almayın, inceleyin. Kişisel düşüncelerim; kitap kısa gibi dursa da ilk başlar o kadar ağır ilerliyor ki belli bir sayfaya gelene kadar anlamadım. Yazıları çok küçük akşam okurken zorlanılıyor. Anlamaya başladığımda( yarısından sonra) baş karakterler oturup sabaha kadar konuştu (sadece biri). Biraz daha ileri yaşlarımda okusam daha keyif alarak okurmuşum. Okunmayacak bir kitap değil ama geniş bir kitlenin sıkıcı bulacağı bir kitap olduğunu düşünüyorum. Her inceleme olumlu olmak zorunda değildir.
Olmak konusu ile sahip olmak konusu benim için önemli temalar çünkü bu temalar da yaşayan insanları toplumda görüyoruz. Sahip olmaktan ziyade “Olmak üzere yaşayan” insanlar içinde olduğumu düşünüyorum. Bu temalar kitapta güzel işlenmiş ama bazı noktalarda yazarın
Belli ideolojileri savunduğu için objektiflikten uzaklaştığını düşünüyorum.
Kitap herkese hitap etmiyor bu platformda aldığı puanı görüncede şaşırmadım keşke kitabı almadan önce “sayko bir ergenlik geçirmediyseniz almayın” ibaresi olsaymış evden okula kendi özel alanıyla büyümüş bireylerin bu kitap hakkında olumsuz düşünceleri anlaşılabilir lakin kendi yaşanmışlıklarım çoğu düşünce yapım o kadar benzerdeki kitaptakı olaylarda beğenmemek elde değil tamamen kişisel duygu düşüncelerim bağlamında yazdım ayrıca beğenmeyenler içinde oturup okusan 2 taş taçlasın 3 saat sürer çayını kahveni al yanına da bir düzine sigara iç kitap bitti YouTube veya instagramda kaydıracağın vakti burda harcamış olursun ayrıca nefret kusan tayfa umarım her beğenmediği şeyle alakalı bu şekilde duygu düşüncelerini dile getirmiyordur kitap abi işte oku geç birde şunu eklemeliyim +30 san da okumamak daha iyi bir karar olur nedeni ergenliğin ile alakalı bağı kopardıktan sonra kitabın uyandırdığı hisseler zihninde canlanması zor olabilir.
Kitap nereye evrilecek okuyorum ama isimler okadar çok olaylar okadar karışık ki . Bir yere varamayacağız gibi geliyor artık ..
Umarım biyerinden tutabilirim artk 90. Sayfadan sonra…
Güneş Duasıİbrahim Utku Başyazıcı · Nemesis Kitap · 024 okunma