“Ne derlerse desinler, doğrusu okumak kadar zevkli bir şey olamaz! İnsan kitaptan başka her şeyden o kadar çabuk bıkıyor ki! Kendi evim olduğu zaman mükemmel bir kütüphanem olmazsa kendimi çok kötü hissedeceğim.”
“Çocukken bana doğru nedir ögretilmiş ama huylarımı düzeltmek öğretilmemişti. Bana iyi ilkeler kazandırılmıştı fakat bunları gurur ve kibir ile uygulamaya bırakılmıştım. Ne yazık ki ailenin yıllarca tek çocuğu, ayrıca biricik oğlu olduğum için annemle babam, kendileri iyi insanlar olmakla beraber -hele babam çok iyilik sever, çok nazikti- beni şımartmışlar ve bencil davranmaya, ailem dışında kimseye aldırış etmemeye, benden başka herkesi küçük görmeye, hiç olmazsa benimkine kıyasla onların duygu ve değerlerini aşağılık saymaya alıştırılmış, cesaretlendirilmiştim. Sekiz yaşımdan yirmi sekiz yaşıma kadar işte ben böyleydim.”
“Bir kadının erdemini kaybetmesi, telafi edilmesi imkânsız sonuçlar doğurur. Attığı tek bir yanlış adım, sonsuza dek acı çekmesine neden olur. Bir kadının itibarı da güzelliği kadar hassastır.”