Herkes birbirine şimdiki zamana tutunmayı, anı yaşamayı öğütlerken benim tutunacağım bir şimdi yok. Zaman çatlağında, geçmişin ve geleceğin arasındaki karanlık mahzende unutulup kaldım, karşılaştığım her insan bana ağır kıvamlı bir yalnızlık bulaştırıyor. Şimdi yok. Dün yoktu. Yarın da olmayacak. Zaman düz ve anlamsız bir çizgiden ibaret.
Benim sıkıntımsa ürperti veya yılgınlık değil, bambaşkaydı; arafta kalmanın çaresizliğine saplanmıştım, epeyce yorgundum ve çok zamandır beni bekleyen uzak ülkeye doğru yol aldığımda bütün yorgunluklarımdan arınacaktım.
-Hayatın en yorucu anları başkalarının zihninden geçen karmaşık, kötücül, tahripkâr düşüncelere anlam vermeye uğraşmaktır. Ağır bir suçluluk duygusunun sizi ezmesine izin verirsini. Size ödetilen ağır bedeldir bu yorgunluk. Kendini cezalandırmak. Başkaları için kurban edilmeye razı gelmek. Nefretin keskinleştirdiği bıçağa bile isteye boynunu uzatmak.