Elif ÇİÇEK

Elif ÇİÇEK
@kitabussaye
Burası; ruhuma şekil veren sayfaları kaydettiğim mecra.
Puan vermedi·420 syf.··
2025 44. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 16 Aralık 2025 12:22
Émile Zola’nın Hayvanlaşan İnsan’ını bitirdiğinizde hissettiğiniz şey sadece bir romanın sonu değil, bir otopsinin tamamlanması gibidir. Çünkü Zola, masasında hayal kuran bir yazar değil, elinde neşterle toplumun ve ruhun en karanlık yerlerini deşen, kalemine iyi yansıtan bir yazardır. Paris ve Le Havre arasındaki o puslu demiryolu hattında geçen bu eser; arzunun, deliliğin ve genetik bir lanetin anatomisidir. Zola’nın natüralist laboratuvarında insan, özgür iradesi olan bir varlık değil; Kalıtım (Soyaçekim) ve Çevre’nin kıskacında debelenen, makinelerle iç içe yaşadıkça mekanikleşen ve vahşileşen bir canlıdır. Hikâyenin merkezindeki Jacques ve Séverine… Kitabın başlarında bu aşk bana masum ve tutkulu gelmişti ancak anladım ki onlarınki bir aşk değil, daha çok iki hasta bilincin çarpışması gibi. Séverine, düştüğü kuyudan çıkmak için (mutsuz bir evliliği var) Jacques’a bir dal gibi tutunurken; Jacques, genlerinden gelen "öldürme dürtüsü"nün esiridir. Onun için aşk, "yaşatmak" değil, "yok etmek" demektir. Çünkü canlı olan değişkendir, ama ölü olan sonsuza dek "sahibinindir". Jacques sevdiği kadını öldürdüğünde büyük bir rahatlama yaşar, ona göre bu cinayet değildir, hastalıklı bir "tamamlanma" ve vuslat yaşar. Final sahnesi ise sadece bir kurgu değil, insanlığın trajik özetidir: Makinisti ölmüş, frenleri patlamış, son sürat karanlığa giden bir tren... Ve vagonlarda, "dümende kim var?" diye sormadan, hırslarından ödün vermeden, kendilerini hiç sorgulamadan neşeyle savaşa (uçuruma) giden bir toplum. Zola 19. yüzyıldan bugüne o can alıcı soruyu sorar: Bizler kararlarımızda ne kadar özgürüz? Yoksa içimizdeki genetik mirasın ve yozlaşmış toplumun kurduğu o "görünmez raylarda" mı felakete sürükleniyoruz? Zola'yı ilk defa okuyorum, açıkça söylemeliyim ki okurken zorlandım
Hayvanlaşan İnsanEmile Zola · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20253,961 okunma
Reklam
Puan vermedi·208 syf.··
2025 38. kitabı
Selamün aleyküm sevgili okur arkadaşlarım Sonunda kitabı okudum ve rahatladım çok şükür Sizinde merak ettiğinizi biliyorum o yüzden hemen yoruma geçiyorum. Her popüler olan kitap okunmaz, bunu biliyordum zaten ama teması beni çok çekmişti “ölüm”. Kitap; hastalık ve ölüm süreci olarak iki başlıkta ele alınmaktadır. Yazarın babası bahçıvandır, ve bahçıvan sembolü aslında ölüm ve doğanın iç içe olmasını temsil eder. Hatta kapaktaki görsel de :) Olay Bulgaristan’da gerçekleşmiştir. Bu yüzden de bulgar kültürünün ruhunu hissedersiniz. (Ataerkil toplum düzeni vs) Bazı kısımları çok sevmekle birlikte, bazı kısımları hızlı geçtiğimi inkar edemeyeceğim. En çok sevdiğim bölüm ve bizzat yaşadığım adını bilmediğim döngü isimlendirmiş oldu. “Yeni bir dönem”. Doğumla birlikte hayatımız nasıl yeni bir döneme giriyorsa, ölüm ile birlikte de yeni bir döneme gireriz. Farkederiz ya da etmeyiz ama hayatımızda yeni bir dönem başlar, ve hiçbir şey eskisi gibi olmaz.. Tavsiye eder miyim, evet ederim ölüm gibi hassas bir konuya karşı bakış açınız evrilebilir. Ama duygusal bir yapınız varsa ve ölüm ile tanıştıysanız kendinizden bir parça bulup üzülebilirsiz.. (X kültürü kitabı fazla abartmış) @aslizrkn sen ne söylemek istersin ? #okudumbitti #kitabussayekitaplığı #keşfet #okumakgüzeldir #öğrendiklerimipaylaşıyorum #ölüm #bahçıvanveölüm
Bahçıvan ve ÖlümGeorgi Gospodinov · Metis Yayınları · 202514,3bin okunma
Puan vermedi·452 syf.··
2025 37. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 18 Ekim 2025 11:29
Kitap İncelemesi: Hayatı Yeniden Keşfedin —Jeffrey E. Young Herkese merhaba Yeni bir kitap, yeni bir inceleme, yeni bir paylaşım: Hayatı Yeniden Keşfedin. Bir gün kitapçıda gezerken gözüme çarpan bir kitaptı. Din Psikolojisi alanında yüksek lisans yaptığım için, teorik bilgiyi gündelik yaşama uyarlayan kitaplara ayrı bir ilgi duyuyorum. Bu kitap da tam olarak o türden: hem akademik temeli güçlü hem de okuyucuya öz yardım imkânı sunan bir eser. Jeffrey Young’ın kaleme aldığı Hayatı Yeniden Keşfedin, “şema terapi” yaklaşımını temel alıyor. Kitap boyunca erken dönemden itibaren oluşan ve yaşam boyu ilişkilerimizi, kararlarımızı, düşünme biçimimizi etkileyen şemalar anlatılıyor. Okurken yer yer Freud’un bazı düşüncelerini anımsadım. Özellikle “tekrarlanma zorlantısı” kavramı dikkat çekici biçimde ele alınmış: “Psikanalitik psikoterapinin varsayımlarından biri, çocukluk acılarımızı tekrarlayıp durduğumuzdur.” Freud’un bu kavramı, kitapta çarpıcı örneklerle açıklanıyor: Alkolik bir kişinin çocuğunun bir alkolikle evlenmesi, tacize uğrayan birinin benzer ilişkiler kurması, aşırı kontrol edilen birinin hayatında yeniden kontrol edici figürler seçmesi gibi… Yazar, bu durumu “tekrarın ironisi” olarak adlandırıyor. Çünkü çocuklukta bizi inciten kalıpları, yetişkinlikte bilinçsizce yeniden yaratıyoruz. Young’a göre, şemalar bu tekrarların merkezinde yer alıyor. Şemalar yalnızca düşünce biçimleri değil, aynı zamanda bir “tanıdıklık alanı.” İnsan, acı verse bile bildiği kalıplara tutunmayı tercih ediyor çünkü bu kalıplar bir tür ev hissi yaratıyor. Kitapta bu durumu şöyle açıklıyor: “Şemaya olan inancımızdan vazgeçmek, kim olduğumuzu ve dünyanın nasıl işlediğini bildiğimiz hissinden vazgeçmek gibidir.” Bu nedenle şemalar, bize güvenli bir öngörü ve kontrol duygusu verir.
Hayatı Yeniden KeşfedinJeffrey Young · Psikonet Yayıncılık · 20205,6bin okunma
Puan vermedi·392 syf.··
2025 20. kitabı
·
289 günde okudu
·
Okunma: 26 Temmuz 2025 19:09
Akıl ve Tutku’yu okuduktan sonra filmi izlemek, karakterlerin iç dünyasını daha yakından görmemi sağladı. Özellikle Elinor… Dışarıdan sakin, dengeli biri gibi görünse de, aslında içinden çok şey geçiyor. Onunki bastırmak değil; duygularla birlikte dimdik durabilmek. Bu bana psikolojik dayanıklılığı hatırlattı. En çok etkilendiğim sahnelerden biri, Marianne’in hastalık dönemiydi. Elinor’un onun başucundaki sessiz bekleyişi; sevgiyle, sabırla, ama dağılmadan durması… O an, kardeşlik kadar ruhsal sağlamlığın da göstergesiydi. Ama beni en çok sarsan sahne, Edward’ın aslında nişanlı olmadığını öğrendiği andı. Elinor’un gözyaşları... O zamana kadar hep güçlü duran biri için, bir duvarın yıkılması gibiydi. O sahne gösterdi ki, güçlü olmak sadece susmak değil; bazen ağlayabilme hakkını da kendine tanıyabilmektir. ‘Akıl ve Tutku’ sadece bir aşk hikayesi değil, duygularla birlikte yaşamayı, taşımayı ve büyümeyi anlatan çok katmanlı bir metin. Film ve kitap bir araya geldiğinde her şey çok daha hissedilir oluyor.
Akıl ve TutkuJane Austen · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20249,4bin okunma
Puan vermedi·154 syf.··
2025 19. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 12 Temmuz 2025 17:16
Hazreti İnsan – Rabia Christine Brodbeck Tasavvufî derinliğiyle dikkat çeken bu kitap, Batı’da yetişmiş bir dansçının İslam’la tanıştıktan sonra çıktığı içsel yolculuğun izlerini taşıyor. Yazar, manevî arayışla İslam’a yönelmiş, Müslüman olduktan sonra kaleme aldığı bu eserde insanın hakikatle buluşma serüvenini sade ama derinlikli bir dille anlatıyor. Kitap, modern insanın kalabalıklar içinde yitirdiği “ben”i yeniden inşa etmesine, içsel huzuru bulmasına ve gerçek anlamda bir “insan” olma çabasına rehberlik ediyor. Rabia Christine, sadece bir inanç değişimini değil, bir bilinç dönüşümünü de ortaya koyuyor. Hazreti İnsan, her satırıyla “insan olmanın” ne demek olduğunu yeniden düşündürüyor.
Hazreti İnsanRabia Christine Brodbeck · Mavi Yayıncılık · 2023159 okunma
Reklam