Mesafe, kilometrelerle değil; kalple ölçülür.
Bazen aynı evin içinde, aynı masada otururken bile aranda fersah fersah mesafeler olan insanlar olur. Sesini duyuramazsın, gözünün içine baksan da ruhunu göremez. Yanındadır ama aslında hiçbir yerde yoktur.
Sonra dünyanın bir ucunda, haritada yerini bile belki zor bulacağın bir yerlerde biri belirir. Sadece iki kelime yazar: "Ben buradayım."
İşte o an anlarsın ki; mesafe coğrafi bir uzaklık değil, tamamen bir fedakarlık meselesidir. Seni anlamak isteyen, sesindeki o küçücük kırgınlığı yakalamak isteyen insan için kıtalar sadece birer detaydan ibarettir. Uykusundan böler, işini gücünü bırakır, aradaki saat farkını hiçe sayar ve bir çırpıda ruhunun yanı başında biter.
Çünkü gerçek bağlar gözle görülmez, mesafelerle ölçülmez. Gerçek bağlar; "sana ihtiyacım var" bile diyemediğin o en çaresiz anında, seni kilometrelerce uzaktan hissedebilen o kalplerle kurulur.
Seni kilometrelerce uzaktan bile sarıp sarmalayan, varlığıyla mesafeleri anlamsız kılan o özel insanları çok iyi biliyorsun...