23 Temmuz 1908'de gerçekleşen "şey"in İkinci Meşrutiyet olarak değerlendirilemeyeceğini, başlı başına eşsiz ve özel bir "devrim" olduğunu ortaya koyan eser.
Aykut Tansu ilk bölümde resmi tarihin 1908'i görmezden gelmesi ve 1923'ün gölgesinde bırakmasını eleştiriyor.
İkinci bölümde 1908'e giden yolun 1906 ve 1907'de özellikle Erzurum ve Kastamonu'da büyük boyutlara varan vergi ayaklanmalarıyla döşendiğini belirterek Devrimin "halk" boyutuna dikkat çekiyor.
Üçüncü bölümde 1908 Devriminin halk tarafından coşkuyla karşılanmasını, gösterileri görüyoruz. Dördüncü bölümde Devrim sonrası siyasi hesaplar, kurulan ve dağılan kabineler, "kamuoyu tepkisi"nin siyasetteki etkisinin artışını izliyoruz.
Beşinci bölümde yeni rejime muhalif güçler mercek altına alınıyor. Altıncı Bölümde 1908 Genel Seçimlerine dair istatistiki veriler, seçimlerin yarattığı heyecan ve gerginlikler didikleniyor. Kitap bir genel değerlendirme ve iki adet ek ile (1908 Genel Seçimleri ve Meclis-i Ayan Üyeleri) sonlanıyor.
Kitabın artı yanları, halk dinamiklerinin dikkatlice incelenmesi, kaynak kritiğinin ciddiyetle ele alınması ve sürükleyici dil ve anlatımı. Eleştiriye açık unsurlar olayların sadece tek bir boyutuyla ele alınarak dış politika, askeri gereksinimler ve ekonomik durumun çoğu zaman bahis konusu bile edilmemesi.
Kitap benim 1908'e bakış açımı büyük açıda değiştirdi, daha berrak bir gözle değerlendirmemi sağladı. Bunun yanında 1908'i Fransız İhtilaliymişçesine büyük bir halk hareketi olarak göstermesi de eleştiriye son derece açıktır.
Tarih meraklılarının, Türkiye'de halk hareketlerini ve bunların dinamiklerini araştırmak isteyenlerin mutlaka ama mutlaka okumalarını öneriyorum. Farklı bir bakış açısı kazanmanızı mutlaka kazandıracaktır.
Herkese iyi okumalar.