Puan

8.510 üzerinden
49,4bin kişi
10/10
·432 syf.··
Beğendi
·
2022 69. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 15 Ekim 2022 20:43
Kitabın en iyi distopyalardan biri sayılmasının en büyük nedeni, Orwell'ın kurguladığı dünya: Geçmişin kontrol altına alındığı, karanlık, baskıcı bir yönetim ve bu yönetimin yaptıklarını bilen ve kabullenen insanlar.. Geleceğin, kitabın başında tarif edilenden daha da karanlık olmayacağını düşünürken çevirdiğim her sayfa aksini ispatladı: Bırakın düşünce özgürlüğünü, özgürlük kelimesinin bile var olmayacağı bir geleceğe doğru yola çıkılmış. Kurgulanan dünya o kadar gerçekçi ve ayrıntılı ki... Kitapta anlatılan dünya korkutucu olsa da oldukça başarılı bir biçimde kurgulanmış. Kurgulanan dünyanın temeli sağlam olunca, olaylar ve bu olayların kurgulanış biçimi de sağlam oluyor, tabii. Kitabın zekice yazılmış, detaylı bir kurgusu var. Yazar, ilk sayfalardan itibaren okuyucuyu bir sorgulama sürecine itiyor. Ana karakter Winston gibi, kitaptaki dünyayı geçmişi, şimdisi ve geleceğiyle birlikte sorgulamaya başlıyoruz. İç karartıcı distopyası gereği okunan her sayfa insanı biraz daha boğsa bile, tüm bunlara hayran olmamak elde değil. Yazar, aklımda o kadar olası bir distopya örneği canlandırdı ki sayfaları korkarak çevirdim. Orwell'in 1984'te anlattığı dünya, imkansız değil. Hatta şimdiye kadar okuduğum distopyaların içinde en gerçekçi olanı buydu; uygun koşullar sağlandığı takdirde kitapta okuduklarımın gerçekleşmemesi için hiç bir neden göremiyorum. Sanırım, kitabı böylesine destansı yapan etmenlerden biri de bu boğucu distopyanın gerçekleşme ihtimalinin varlığı. Winston'la birlikte yaşadığı dünyayı sorgulamaya ek olarak biz okurların yaptığı bir diğer şey, kitapla yazıldığı dönem hatta günümüz dünyası ile bağlantılar kurmaktı. Kitap, yazılıp basılalı 60 yıldan fazla bir zaman geçmesine rağmen tıpkı Hayvan Çiftliği'nde olduğu gibi günümüzde gerçekleşen olaylarla da bağlantı
1000Kitap
1984George Orwell · Olimpos Yayınları · 2021200,4bin okunma
10/10
·432 syf.··
Beğendi
·
2025 4. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 19 Mart 2025 21:43
1984, okuduğumda pek ilgimi çekmeyen ama dinlediğimde beni derinlemesine içine çeken bir kitaptı. Öyle bir atmosfer yaratıyor ki, kendinizi Okyanusya’nın kasvetli sokaklarında yürürken, tele-ekranların göz hapsindeyken ve sürekli izleniyormuş hissiyle boğuşurken buluyorsunuz. George Orwell’ın yarattığı bu distopik dünyada düşünmek bile yasak. Cehalet bir erdem, özgürlük ise kölelik olarak kabul ediliyor. Parti, insanların zihinlerini kontrol etmekle kalmıyor; onların sevgi, dostluk ve aşk gibi insani duygularını bile tehdit olarak görüyor. Evlerde zorunlu olarak bulunan tele-ekranlar aracılığıyla her hareketiniz izleniyor, her sözünüz değerlendiriliyor. Hatta çocuklar, kendi anne babalarını bile partiye ihbar etmek üzere yetiştiriliyor. Kitabın başkahramanı Winston Smith, bu baskıcı düzene karşı bir başkaldırının simgesi. Gerçekleri sorgulayan, bireysel özgürlüğün peşinden gitmeye çalışan biri olarak, yasaklı duygulara kapılıyor ve aşkı keşfediyor. Ancak Orwell, insanın özgürlük arzusunun ne kadar güçlü olsa da totaliter bir sistemin baskısı karşısında nasıl ezilebileceğini gösteriyor. 1984, sadece bir roman değil, aynı zamanda bir uyarı niteliğinde. Orwell’ın hayal ettiği bu dünya, aslında çok da uzak değil. Gözetim sistemleri, bilgi manipülasyonu, kitlelerin yönlendirilmesi… Günümüz dünyasında da bu unsurları görmek mümkün. Bu yüzden kitap, bize sadece distopik bir hikâye anlatmakla kalmıyor, aynı zamanda düşünmeyi, sorgulamayı ve özgürlüğün değerini hatırlatıyor. Belki de 1984’ün en rahatsız edici yanı, geleceğe dair bir kâbus senaryosu olmaktan çok, bugüne dair gerçekçi bir aynaya dönüşmesi. Peki, biz bu aynaya bakmaya cesaret edebilir miyiz?
1984George Orwell · Olimpos Yayınları · 2021200,4bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Puan vermedi·432 syf.··
2025 57. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 02 Eylül 2025 22:32
Orwell’in dili yalın ve sade, ama etkisi derin. Winston’ın gözünden okuduğumuz dünyada, “2 + 2 = 5” gibi sloganlar ve sürekli değişen propaganda, gerçeğin Parti’nin elinde olduğunu gösteriyor. Yenisöylem ile dil kısaltılıyor, düşünce sınırlandırılıyor; insanlar sorgulamayı bırakıyor. “Özgürlük köleliktir, cehalet güçtür, savaş barıştır” sloganları, Parti’nin çarpık mantığını ve birey üzerindeki zihinsel kontrolünü açıkça gösteriyor. Sürekli savaşlar ve kıtlıkla yorgun bırakılan birey, Julia ve Winston’ın direnişine rağmen sistemin baskısı altında eziliyor. Orwell, karakterler ve dil üzerinden özgürlük, gerçeklik ve iktidarın manipülasyon gücünü sorgulatıyor. 1984, sadece bir roman değil; düşünmeyi, sorgulamayı ve özgürlüğün değerini hatırlatan bir uyarı niteliğinde. Okudukça günümüzü ve insan doğasını daha iyi anlamamızı sağlıyor. Kesinlikle herkesin okuması gereken bir eser.
1984George Orwell · Olimpos Yayınları · 2021200,4bin okunma
9/10
·432 syf.··
Beğendi
·
2024 91. kitabı
1984 Almanca dan Türkçe’ye -İnsan insana nasıl hükmeder, Winston? -Acı çektirerek -Tamam işte. acı çektirerek. Boyun eğmek yetmez. acı çekmiyorsa, kendi iradesine değil de senin iradene boyun eğdiğinden nasıl emin olacaksın? hükmetmek, acı çekirmekle ve aşağılamakla olur. Hükmetmek, insanların zihinlerini darmadağın etmek, sonra da dilediğin gibi yeniden biçimlendirerek bir araya getirmekle olur.” SAVAŞ BARIŞTIR Geçmiş zamanlarda yapılan savaşlar toprak almak, hazine elde etmek gibi amaçlar üzerine yapılıyordu ve savaşın kesin bir galibi bir de kaybedeni oluyordu. 1984 evreninde ki savaşlar sürekli devam eden kesin bir galibi olmayan ve sonuçta toprak değişiminin olmadığı savaşlardır.Artık insanları daha fazla çalıştırabilir, daha fazla üretime zorlayabilir ve daha az tüketmelerini sağlayabilirsiniz. Savaş sürekli olunca teknik gelişmeler durabilir, bilimsel araştırmalar sadece savaş odaklı ilerler(bu araştırmaların başarıya ulaşıp ulaşmaması önemli değildir çünkü amaç bu savaşı kazanmak değil sürekli halde tutmaktır) ve halkı dış güçleri sorumlu tutarak daha motive kalmaları sağlanabilir. Bu motivasyonla onlara asgari yaşam şartları bile sunsanız savaşı kazanmaya yaklaşıyormuş ve dış güçleri alt ediyormuş algısı yarattığınızda onlar bunu önemsemeyecektir. ÖZGÜRLÜK KÖLELİKTİR Özgürlük bireyselliktir. İktidar ise ortaklaşa olmaktır. Özgür olmak aykırı düşünmeyi ve yalnızlığı getirir çünkü ortaklaşmadan yani iktidardan uzaklaşmıştır. Tam aksi ise kölelik bir özgürlüktür. Çünkü köle olmak tam anlamıyla iktidara boyun eğmek, tam anlamıyla kendi kimliğinden sıyrılmaktır. Bu boyun eğme ve sıyrılma iktidarla ortaklaşa olmayı getirir. CEHALET GÜÇTÜR Bilge olan farkına varandır. Farkına varan ve bu aşağılık sistemi bile bile bununla yaşamak zorunda kalan çaresiz ve zayıftır
1000Kitap
1984George Orwell · Olimpos Yayınları · 2021200,4bin okunma
10/10
·432 syf.··
Beğendi
·
2021 68. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 07 Nisan 2021 12:41
👁 NASIL ' ını anlıyorum ; NEDEN' ini anlayamıyorum... . . İki+ikinin beş etmesi gereken bir dünyadan sesleniyorum sizlere... Winston 'un dünyasından... 1984' ten... Büyük Birader sizi izliyor.. O her yerde... Yaptığınız her işte, attığınız her adımda.. Aşık olmak, sevmek bile yasak.. Düşünce suçu ise suçların en büyüğü... Çünkü, Düşüncesuçu ölüme yol açmaz : Düşüncesuçunun KENDİSİ ölümdür... Partinin amacı düşmanlarını sadece yok etmek değil, onları değiştirmektir... Aklında hiçbir doğru kalmayana kadar işkence etmektir... En sevdiğini ispiyonlayana kadar acı çektirmektir... Bildiğiniz bütün doğruları unutun... Büyük Birader 'in doğrusunu benimseyin... Formül ise çok basit : 2+2=5 eder... . . Büyük Birader, Parti'nin ete kemiğe bürünmüş hali... Mikrofonlar, kameralar her yerde... Tüm çabalarınız yetersiz.. O zaman sloganımızı yazıp, distopik dünyadaki köşemize çekiliyoruz... Neydi slogan!.. . SAVAŞ BARIŞTIR!.. ÖZGÜRLÜK KÖLELİKTİR!.. CEHALET GÜÇTÜR!...
1984George Orwell · Olimpos Yayınları · 2021200,4bin okunma