EYLÜL İNCE'DEN
Bir kitap düşünün ki içinde aşk olsun; babanın üvey evladına duyduğu, annenin öz kızına… Yine babanın alkole ve sigaraya, hepsinin 6 rakamına!...
Biraz karışık oldu değil mi? Evet, kitap da böyle zaten; karışık, karmaşık, zor ama özel, farklı bir eser.
Belki türünün ilk örneği, belki de postmodernizm romanın bir adım ötesi.
Roman dediğime bakmayın, öykü türüne de dâhil edilebilir. Uzun öykü, kısa roman.
Adından belli değil mi kitaptaki başkalık?
6!
Neden 6?
Kitapta her yol 6’ya çıkıyor.
Bazıları 6 bölümden oluşan toplam 6 öykü.
6 ile ilgili birtakım şifreler var, kitabın sonuna değin çözemeyeceğiniz şifreler.
Sonra anlıyorsunuz ki ya da anladığınızı sanıyorsunuz diyelim, 6’nın hem yapısal hem de anlamsal bir özelliği var.
Sık sık yinelenen “1+4+1=6 eder” motifi de bunun işareti. Bu konuya daha fazla değinip kafanızı karıştırmak istemiyorum.
Bir bölümde resim çizdiriyor yazar size, bir bölümde müzik dinletiyor, bir bölümde film izletiyor, bir diğer bölümde şiir okutuyor. Hayatın Anlamını Arayan isimli altıncı bölüm ise tamamen kafa karıştırıcı ve âdeta çıldırıyorsunuz. Zaten kitabın adı da “Çıldırmış Kitap” konulmuş.
Dini ve felsefi göndermelerle Nietzsche’den Newton’a, Freud’dan Pisagor’a, Nasreddin Hoca’dan Simurg Kuşları’na kadar pek çok tanıdık isme değinilmiş ve bu bölümde mekân yok, zaman yok. Sanki siz de bu öyküde kayboluyorsunuz. Herkes bir arayış peşinde. Peki buluyorlar mı aradıklarını? Bilmem, belki.
Kitapta devamlı bir kayboluş/arayış/buluş motifi var.
Daha fazla yazarsam içinden çıkamayacağımı hissediyorum.
Paranoyak bir anne, obsesif bir baba, histerik bir üvey evlat ve kitapta neredeyse hiç olmayan silik karakter küçük kız kardeşten oluşan bu sorunlu ailenin “saçma” öyküsünü okumak istiyorsanız, kitabı biraz karıştırın!
Saçma demişken,