Zaten ölüm ayırmayacak mı seni benden, beni senden hatta tüm sevenleri birbirinden, gönlü pare pare yakmak neden zaten dünya denen cehennem yanmayacak mı aniden.
Afira adında güçlü bir kadın karakter var.
Afira, kadınların toplumda maruz kaldığı şiddete, baskıya ve adaletsizliğe karşı mücadele eden bir figür. Kendi hayatında yaşadığı acılara rağmen pes etmiyor; kırmızı ruju onun için hem güzellik hem de bir direniş sembolü oluyor.
Benim en çok etkilendiğim kısım şu oldu
Afira’nın kırmızı ruju anlatılan bölüm.
Orada şöyle bir vurgu var:
Afira aslında rujunu kendine güzel görünmek için sürüyor.
Ama çevresindeki insanlar bunu “tahrik unsuru” sayıp onu suçluyor.
Bu bölüm, toplumun kadına yüklediği çifte standardı çok çarpıcı bir şekilde gösteriyor. Hem Afira’nın özgürlük ve kendi kimliğini sahiplenme isteği var, hem de toplumun baskıcı bakış açısı.
Bence kitabın en güçlü yanı, bu küçük bir ayrıntı gibi görünen rujun aslında bir direniş sembolüne dönüşmesi. Kadının sessiz ama çok anlamlı bir isyanı oluyor.
Herkese merhaba!
Kitapta anlatılmak istenen mesaj güzel lakin kitabın içerisindeki cümlelerde mantık hataları ve editoryal kaynaklı hatalar olduğundan okurken biz okurları kitaptan soğutuyor.
Bunlara daha fazla dikkat edilirse bir okurun hikayenin içerisinde kalması sağlanabilir.
Okuyacak olanlara keyifli okumalar dilerim.
1K sayesinde tanımış olduğum Mucize Fatma İnan''ın ikinci kitabını ilki gibi bir solukta okudum..
Toplumun kanayan yarası Kadın cinayetleri meselesi üzerine yazmış olduğu bu kitabında,
Bugün sizlere oldukça acı ama maalesef ki gerçek konulara değinen bir kitapla geldim.
@mucize1yazar ’ın “Afira” adlı kitabı, kadın cinayetleri ve toplumsal cinsiyet eşitsizliği temalarını cesurca
Mucize Fatma İnan
Güncel toplumun sorunlarını ve kadın olmanın zorluğunu anlatan en güzel kitaplardan bir tanesi. Afira Ateşin Türkiye de kadın olma zorunluluğunu yaşayan diğer Kadınlara yardım etmesi yardım elini uzatmasıyla birçok kadına ışık oldu. Kurtardığı kadınlar sayesinde namı kadınların savaşçısı olarak anlatılırken annesini babası öldürmesi nedeniyle de hayatı kararmıştır. Yazım dilini çok beğendiğim bir kitap oldu. İnstagramda reels videolarında karışıma çıkan bir kitap oldu. Hem Afira hem de kanunsuz topraklar kitabını çok beğendim. Yazarın dili akıcı ve güzeldi. Kesinlikle okumalısınız.
Mucize Fatma İnan
Ölüm, sevgiye hak olmamalıydı. Sevmek bir şeylerin be- deli olmamalıydı. Sevmek en çok yaşanmaya hak değerdi, ölüme değil! Sevmek uğruna yapılan fedakârlıkların içinde verilecek can olmamalıydı. Ardı arkasına kesilmeyen kurşun seslerinin tek cesareti cinayetlerdi. Cinayeti işleyerek intikam alanlar adalete inanan kişilerdi.
“Nasıl oluyor da bir kadının sadece var olması bile suç sayılıyor…?”
Afira, sadece bir hikâye değil; susturulmuş seslerin, görmezden gelinen acıların ve yok sayılan hayatların çığlığı gibi… Anlatılanlar kurgu gibi görünse de fazlasıyla gerçek..
Kadın olmanın yükünü, toplumun acımasız yargılarını ve insanın içindeki kırılganlığı öyle derin hissettiriyor ki… bazı cümleler insanın derininde yer ediyor…
Ancak şunu da söylemeden geçemem: Kitapta yer yer karşıma çıkan yazım ve imla hataları okuma akışımı ciddi şekilde böldü. Maalesef göz ardı edilecek kadar az değildi ve bu durum hikâyeye odaklanmayı zorlaştırdı!
Buna rağmen, anlatmak istediği duyguyu doğrudan kalbe ulaştırmayı başarıyor. Bu yüzden eksiklerinden çok hissettirdikleriyle akılda kalıyor.
“Her şey yüze vurulurdu ama insanların zayıf noktaları yüzlerde iz bırakırdı.” (48)
“Doğanın kanunu bu, kötü şeyler olmadan iyi şeylerin kıymeti bilinmez.” (64)
“Yalan dünyanın düzenbaz insanları diğer dünyayı unutacak kadar kendinden vazgeçmişti.” (103)
Özellikle kadınların hikâyelerine dokunan ve etkisi okuduktan sonra da devam eden bir anlatı severlere ..
Keyifli Okumalar ..
.
.
.
Mucize Fatma İnan
Artık emindim bana gelen kadınların hiçbiri tesadüf olarak gelmiyordu. Her birinin hayatında derin izler bırakan acı dolu bir geçmiş vardı, bu kadınların hepsi başka bir hikâyenin parçalarıydı. Bunu güçsüz bedeni ile kollarıma yığılan kadınla bir kez daha anladım. Bedeni atmakta zorlanan kalbi için çok ruhsuzdu.
2003 doğumlu Niğdeli yazar, Niğde Ömer Halisdemir üniversitesinde öğrenim görmektedir. Hayal dünyasının zihnine sığmayışıyla 14 yaşında edebiyat ile tanışmıştır. Bu zamana kadar 7 tane roman yazmıştır. Berdelden Geriye Kalanlar isimli kitabı raflarda yerini almıştır. Derlemiş olduğu “Kalemin Mucizesi ve Kalemin Rengi” isimli kitaplar da kısa zaman önce raflarda yerini almıştır. Bir çok derlemede ve dergide aktif olarak yazarlık yapmaktadır. Yazar aynı zaman da derleme projeler de yapmaktadır. Eşsiz Fanzin dergisinin genel yayın yönetmenidir. Şuan da yaşamını Niğde'de devam ettiren yazar, hayata ve edebiyata kalemiyle renk katmaya devam etmektedir.