Agapeye Ağıt

William Gaddis
Tahmini Okuma Süresi:
3 sa. 50 dk.
Sayfa Sayısı:
135
Basım Tarihi:
Ekim 2014
Yayınevi:
Everest Yayınları
ISBN:
9786051417806
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·135 syf.··
2022 81. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 28 Eylül 2022 11:35
William Gaddis bu sıralar oldukça popüler olan "Amerikan Gotiği" adlı kitabın da yazarı aynı zamanda. Agape'ye Ağıt onun son romanı ve ölmeden hemen önce tamamlayabiliyor eserini. Kitabının başlangıç cümlesi olan "Hayır ama gördüğün gibi bunların hepsini anlatmam lazım çünkü ne kadar zaman kaldı bilmiyorum..." da buna kanıt niteliğindedir. Mükemmel bir bilinç akışı örneği olan "Agape'ye Ağıt" yazarın kendi ölümüne adım adım yaklaşırken kendi kendiyle otomatik piyano gibi mekanik bir konudan kavgaya girişmesidir. Önceki eserlerinin aksine muhtemelen yaşamının son devresinde olduğu için savunduğu konular artık boşuna gelir yine de ölümünü hissedip vasiyet olarak da adlandırılabilecek eserini bize tamamlayarak bırakır. Vasiyet dedim çünkü bir yazarın aynı zamanda son sözleridir Agape'ye Ağıt. Kitabı okurken bu ön bilgileri bilmiyorsanız veyahut kitabın önsözüne hiç göz atmadıysanız oldukça sıkılabilirsiniz. Çünkü cümleler tekniğe uygun oldukça uzun ve bağlamlarda bazen birbirinden kopuk. Nedenini bilmediğiniz bu durumun sizi sıkmaması için benim yukarıda yazdıklarımı dikkate almadıysanız bile özellikle önsözü es geçmemenizi tavsiye ederim. Kitapta sanatçı ve felsefecilere oldukça gönderme var Ulysses gibi ilerlediğini düşünebilirsiniz birkaç sayfanın. Aynı zamanda kültürel, medyatik, mekanikleşme gibi konularda eleştirilerini de okuyacaksınız yazarın. Kısacık ama dolu dolu bir kitap okurken zorlanmadım desem yalan olur ama yazarın çırpınışları içimi acıttı kitabı bitirip kapağını kapattığımda iyi ki okumuşum hissi verdi...
Edebiyat
Agapeye AğıtWilliam Gaddis · Everest Yayınları · 201442 okunma
9/10
·135 syf.··
Beğendi
·
2022 66. kitabı
William Gaddis, tesadüf eseri tanıştığım bir yazar olsa da keşfettiğim için heyecanlandığım az sayıdaki yazarlardan biri oldu benim için. Öncelikle yetkililere neden sadece bir kitabının çevrildiğini sormak istiyorum, lütfen tüm kitapları dilimize kazandırılsın ki okudukça kıymetini bilelim. Agapeye Ağıt, yazarın romancı kimliğini çok da yansıtan bir kitap değil açıkçası. Daha çok gelişen ve değişen dünyanın etkileri üzerine bolca eleştiri yapan bir karakterin (yazarın ketumluğu ve haklılığını tamamen yansıtan bir karakter bu) düşüncelerini okurken öyle çok farkındalık yükleniyor ki insana, böyle bir yazardan nasıl haberim olmamış diye hayıflanmaya başlanıyor kesinlikle. Yazarın zaten çevrilen tek kitabı bu olduğundan ve bir baş yapıt olduğunu düşündüğümden sepetinize atmayı unutmayın diyorum, bol okumalar diliyorum.
Agapeye AğıtWilliam Gaddis · Everest Yayınları · 201442 okunma
Puan vermedi·135 syf.··
2020 249. kitabı
Willam Gaddis bu kitabı yazarken kanser onun bu dünyadan koparmak üzere idi. Zaten yazar bu kitaptan sonra çok da uzun süre tutunamadı bu hayata. Göçtü gitti. Bu kitabın kahramanı da yazar gibi kanser yüzünden son günlerini yaşayan ve inceleme eserini ölmeden bitirmek isteyen bir başka yazar. Bu kitabı bir vasiyet olarak okuyun. Ve yazara ciddi ciddi kulak verin çünkü bu kitap yazılırken onun kaybedecek hiçbir şeyi yoktu.
Agapeye AğıtWilliam Gaddis · Everest Yayınları · 201442 okunma
Puan vermedi·135 syf.··
Beğendi
·
2024 37. kitabı
·
20 saatte okudu
·
Okunma: 17 Mart 2024 21:26
Daha ilk cümlesiyle gönüllü esaretimi ilan ettiğim, çizemediğim satır altlarını iliştirdiğim not kağıtlarıyla gökkuşağına çevirdiğim hem akıl hem gönül çelen muazzam bir metin ile selamlıyorum sizi. En yakın tabirle Stockholm Sendromu’mun sebebi şahanesi “Agape’ye Ağıt”ile… Kulakları sağır edercesine bir çığlık bu metin, haklı bir serzeniş. Vakur bir son duygusuyla ölümü kucaklarken yaşanmış onca yılın yaşanamamışlıklarıyla dolu bir hesaplaşma, bir iç döküş. Thomas Bernhard’ın duygu ve düşüncelerinin kağıt üstündeki raksını bilenlerin ilgiyle okuyacağı metin bilinçakışı tekniğini sevenler içinse tam bir şölen. Odağına aldığı “entropi” ile seri üretim çağında sanatın geldiği noktaya dikkat çeken yazar çağın insanını da taşı(ya)madığı erdem ve hasletlerinden ötürü eleştirir, kınar. Her ne kadar roman olarak kategorize edilse de otobiyografik bir atmosferde seyreden metin sanatın biçim değiştirerek bayağılaşmasına tahammül edemeyen bir zaman yolcusunun feveranı… Flaubert, Sand, Walter Benjamin, Tolstoy ve daha nice isimle yazarın aklının koridorlarında seyrüsefer yaptığımız bu metin can çekişen doğaya paralel ruhun ızdırabı. Yani Gaddis’in meselesi canının yanması değildi, yakanın canı olmasıydı. Yazarın üslup ve alegorisini özenli çevirisiyle muhafaza eden #zeynepalpar ‘a gönül dolusu sevgiler. Agapeye Ağıt William Gaddis
Agapeye AğıtWilliam Gaddis · Everest Yayınları · 201442 okunma
Puan vermedi·135 syf.··
2025 63. kitabı
Adam kendini kızdıran şeylere ve kişilere küfretmenin bir yolu olarak ölmeden önce tamamlamaya da uğraştığı bir kitap yazmış. Ölmek üzere olduğu için de gayet rahat konuşmuş ve yazmış. Ölmeden önce hasta yatağında, prednizolonun da (kanser tedavisinde kullanılan ilaçtır) etkisiyle, sanat için popüler olma eğilimindeki her şeyi aşağılayan, alaya alan bir konusu var kitabın. Ana teması ve yolu benzemese de yazarın kitapta bahsettiği "predzolunun etkisi bunlar" sözleriyle, Huxley'in Algı Kapıları adlı kitabını çağrıştırdı biraz. O kitapta da Meskalin etkisinde olan karakterin (burada da kendisi söz konusudur) bakış açısıyla her şey anlatılır. Gaddis popüler ve mekanikleşen sanat için hakaretlerini sıralarken araya -temelde piyano üzerinden gider- felsefeden ve sanat dünyasından kişileri hem kendine tanık gösterir hem de aşağılayacağı konulara örnek gösterir. Çok kızgındır Gaddis. Ölmek üzere olduğunu da düşünürsek elinden hiçbir şey gelmez, o da hıncını çıkarmayı bu yola başvurarak gösterir. Kitap tek bir parçadan oluşturulmuş. Bir paragraf yok ya da sayfalar arasında metni okurken bir dakika durayım da şurada ne diyor diyeyim diyeceğiniz bir es yok. Hatta o kadar ki neredeyse kitapta bitmiş cümle yok. Bırakıp mola verdiğinizde ve geri döndüğünüzde nerden başlayacağınızı, nasıl devam ettiği ile ilgili aklınızda kalanları hatırlamanız zor olabilir çünkü cümleler bitmediği için konudan konuya geçişi çok kolay olmuş yazarın. Bir konu hakkında övgü veya sövgülerini dile getirirken birden bambaşka bir konuya ve kişiye adım attığınızı görürsünüz. Ama yazdıkları öyle kafiyeli geliyor ki bırakmak elden gelmiyor zaten. Üstelik kitabı sesli okuduğunuzda sanki bir şiir okuyorsunuz da yazar bunu nesir olarak aktarmış okuyucusuna hissine kapılabilirsiniz. En ilginç yerleri de
Agapeye AğıtWilliam Gaddis · Everest Yayınları · 201442 okunma
Reklam